Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, icra ihalesiyle mülkiyeti devredilen taşınmazın haksız işgali nedeniyle ticari ecrimisil tazminatı davasının gerekçeli kararı.
Özet: İhale yoluyla mülkiyeti müvekkili şirkete geçen bir taşınmazın, ihalenin kesinleşmesi ve tescil işlemlerine rağmen davalı şirket ile ilgili şahıs tarafından haksız yere işgal edilmesi sonucu uğranılan zararın tazmini amacıyla açılan ecrimisil davasında, mahkeme, davanın esasına girmeden önce, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca kendi görev alanını ve dava şartlarının mevcut olup olmadığını resen araştırmaktadır.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava konusu taşınmazın mülkiyetinin ihale sonucunda davacı müvekkiline geçtiğini, 29.05.2014 tarihinde, 10.03.2014 tarihli ... sayılı Hakem ilamından doğan alacağın tahsili amacıyla borçlu ... Turizm Yatırım ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibi başlattığını, ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen dosya borcunun ödenmemesi neticesinde davalı şirket mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmazlar hakkında haciz işlemi yapıldığını ve İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Numaralı Ada, 4 Nolu Parsel Ofis 12. Kat 100 Numaralı bağımsız bölüm taşınmazın satışını talep ettiklerini, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasında taşınmazın satışı ve ihale için gerekli işlemlerin yapıldığını, █████/2022 tarihinde taşınmazın 6.151.000,00-TL bedelle alacağa mahsuben davacı müvekkili şirkete ihale edildiğini, söz konusu ihale ile taşınmazın mülkiyetinin müvekkili şirkete geçtiğini, davalı şirket tarafından taşınmazın satışına ilişkin yapılan ihalenin feshi ve iptali talebiyle Küçükçekmece ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esaslı dosyasının ihdas edildiği, yargılama sonucunda Küçükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla davanın reddi ile davalı şirketin ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına mahkumiyetine karar verildiğini, karara karşı davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğunu ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi ile davalı şirketin ihale bedelinin %5 oranında para cezasına mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkili şirketin ise temyiz başvurusundan feragat ettiğini ve kararın 14.08.2024 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi üzerine öncelikle tapuda gerekli tescil işlemleri yapıldığını ve akabinde ise taşınmazda işgalci tespiti yapıldığını, 24.09.2024 tarihinde yapılan tespitte taşınmazda dosya borçlusu .... San. Tic. Ltd. Şti'nin bulunduğunu, sahibinin ise ... olduğunun tespit edildiğini, ... ve ... Turizm Yatırım ve Ticaret Limited Şirketi'ne İİK madde 135 uyarınca tahliye emrinin ayrı ayrı gönderildiğini, tahliye emirlerinin 07.10.2024 tarihinde ... ve ... Turizm Yatırım ve Ticaret Limited Şirketi'ne tebliğ edildiğini, yasal süre içerisinde taşınmazın taraflarına teslim edilmemesi üzerine Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasıyla tahliye işlemi gerçekleştirildiğini ve taşınmazın icra marifetiyle 08.11.2024 tarihinde tahliye edilerek müvekkiline teslim edildiğini, ecrimisil diğer adıyla haksız işgal tazminatının bir maldan kullanma, yararlanma hakkı olmayan kişinin bu malı kullanması halinde malın sahibine ödemek zorunda kalacağı tazminat bedeli olduğunu, iyi niyetli olmayan davalı şirketin davaya konu taşınmazın önceki kayıt maliki olduğunu, kötü niyetli olarak, süreci uzatmak ve taşınmazı bedelsiz olarak kullanmaya devam etmek amacıyla öncelikle birtakım mesnetsiz iddialara dayanarak ihalenin feshi ve iptali talebiyle dava açtığını, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında da borçlu ... şirketi vekili olarak ... tarafından temsil edildiğini, ihalenin feshi talebiyle açılan Küçükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esaslı dosyasında da davalı ... şirketinin vekil olarak ... tarafından temsil edildiğini, taşınmazın tahliye sürecinde de davalı ...'in bizzat orada bulunduğunu ve tahliye tutağını kendisinin imzaladığını, dolayısıyla davalıların tüm ihale sürecine hakim olmakla birlikte ihale sonucunda mülkiyetin davacı müvekkiline geçtiğini ve taşınmazı işgalci sıfatıyla kullandıklarının bilindiğini, bu nedenle her iki davalının da herhangi bir ihtara gerek olmaksızın ecrimisil alacağından sorumlu olduğunu belirterek; işbu nedenle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, haksız işgal sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
HMK 2/1. maddesine göre, "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir."
HMK'nın 1.maddesine göre görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır.
6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir.
Bilindiği ve gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.02.2004 günlü ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarih, ████████ esas ve █████████ karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarih, █████████ esas ve █████████ karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.03.2019 tarih, █████████ esas ve █████████ karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 12.09.2019 tarih, █████████ esas ve ██████████ karar, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 15.03.2016 tarih, █████████ esas ve █████████ karar, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 01.03.2016 tarih, ████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamları ile benzer çok sayıda süregelen ve istikrar kazanmış ilamlarda, tarafların ticari şirket olmalarına rağmen el atmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatı istemli davalarda, davanın mutlak ve nispi dava niteliğinin bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp çözülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eldeki davanın yukarıda gösterilen yüksek yargı kararlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun (TMK) Eşya Hukuku başlıklı 4. kitabında düzenlenmiş TMK'nun 683 ve 995.maddelerinden kaynaklanan haksız işgal tazminatı istemine ilişkin olduğu, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı YİBK'nda kabul edildiği üzere ecrimsil, haksız fiil benzeri olup, üstün bir hakka dayanmadan başkasının taşınmazını işgal eden ve bu nedenle haksız kazanç sağlayan tarafın iade etmekle yükümlü olduğu bir tazminat türü olduğu, davacı tarafın, davalının davaya konu yerde fuzuli şagil olduğunu iddia edip bu nedenle haksız işgal tazminatının tahsili talebinde bulunmasına göre uyuşmazlığın örnek kararlarda da belirtildiği gibi genel hükümlere göre TMK'nun 683 ve 995.maddeleri ile ilgili diğer maddeleri çerçevesinde genel mahkemeler tarafından çözülmesinin görev kuralları gereği olduğu, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgisinin olmadığı, davanın bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği, uyuşmazlığın taraf şirketlerin ticari işletmesi ile ilgili olması için sicilde kayıtlı faaliyet konuları içinde yer alması gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraf şirketlerin kuruluş ve faaliyet amacına uygun ticari faaliyetlerinden kaynaklanmadığı, Asliye Ticaret Mahkemelerinin uzmanlık gerektiren ticari davalara bakmakla görevli özel nitelikli mahkemeler olduğu, eldeki davada ise uyuşmazlığın TMK’nun 683. ve devamı maddeleri ile 995. Maddeleri ve TBK'nın 49 vd. maddeleri uygulanmak suretiyle çözüme kavuşturulacağı, taraflar arasında Türk Ticaret Kanunu hükümleri veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlık bulunmadığı hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözme görevinin, HMK'nun 2.maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olup, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha önce de Küçükçekmece 6.Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halline dair merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. █████/2025
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!