Yüksek hız ve ihmal sonucu ölümlü trafik kazasında, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli, sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketine açılan dava.
Özet: Davacı taraf, 25.11.2021 tarihinde yüksek hızla seyrederek yaya bir kişiye çarparak ölümüne neden olan sürücü, araç maliki ve sigorta şirketinden, vefat edenin eşi ve çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı olarak şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ayrıca her bir davacı için 100.000 TL olmak üzere toplam 300.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmekte olup, davalı sigorta şirketi ise, davanın sigorta şirketine yazılı başvuru ve belge sunma şartlarının yerine getirilmediği gerekçesiyle reddini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 25.11.2021 günü saat 07:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ... Caddesinden Eyüp İstikametine doğru yüksek hızda seyir halinde iken kavşağa yaklaştığında hızını azaltmamış ve yaya ...'e çarptığını, kaza tespit tutanağına göre sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52-1/A "Aracın hızını, kavsaklara yaklasırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitkere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklasırken, yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmamak, zorundadırlar" maddesini ihlal ettiğini, ..., mezkur kaza neticesinde ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış ve saat 11:15'te vefat ettiğini, yaşanan olay neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ...numaralı soruşturma devam ettiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı otomobil, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, dava şartının yerine getirilmesi için ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, başvuru neticesinde davalı taraflar ile anlaşma sağlanamadığını, ...,04.04.1962 doğumlu olup kaza tarihi itibarıyla 59 yaşında olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı bakımından davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılacak ödemenin yetkin aktüer hesap uzmanlarınca hesaplanarak tarafımıza ödenmesi gerektiğini, müvekkiller can derdindeyken bir geçmiş olsun dahi demeyen araç sürücüsü, ceza yargılamasında "şikayetçi değiliz" şeklinde beyan vermemiz karşılığında manevi tazminat ödeyeceğini ifade ettiğini, hal böyle iken, sigorta şirketi dışındaki davalılarla anlaşma sağlanamamış ve işbu dava ile manevi tazminat talep etme zaruretimiz hasıl olduğunu, açıklanan bu nedenle, eşini kaybeden müvekkil ... ve babalarını kaybeden müvekkiller ... ve ... adına her biri için 100.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere bahse konu kazada asli kusurlu olan taraf, ... plakalı araç sürücüsü olduğunu, dolayısıyla işbu kaza nedeniyle ... plakalı araç sürücüsü, aracın maliki ve sigorta şirketi ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla Davacı ...'e ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatı bakımından şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, kaza tarihi olan 25.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, (Belirsiz Alacak Davasıdır.) tüm davacılar yönünden her biri için 100.000,00 TL, toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın ... Sigorta A.Ş. dışındaki davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Davanın; kaza sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle 6098 sayılı TBK md.53 gereğince (KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesine istinaden) destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğunu, 6098 Sayılı TBK’nın 50. maddesi uyarınca, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97’nci maddesinde ise, “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmü düzenlendiğini, konuya ilişkin olarak Trafik Sigortası Genel Şartları “Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlığı altında B.2 maddesinde “değişik paragraf:RG-2/8/2016-29789) 2.1. Sigortacı; hak sahibinin, kaza veya zararın tespit edilebilmesi için bu genel şartlar ekinde yer alan gerekli tüm belgeleri sigortacının merkez veya şubelerinden birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde tazminatı hak sahibine öder. Sigortacının kendisine iletilen belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya kendisinin hak sahibinden ya da başka bir kurumdan haklı olarak yeni bir belge talep etmesi halinde söz konusu süre yeni talep edilen belgenin sigortacının merkez veya şubelerinden birine iletilmesinden sonra başlar. Sigortacı hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir.” hükmü düzenlendiğini, dolayısıyla, sözü edilen düzenlemelere göre; zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, davacı vekiline iletilen 28.12.2021 tarihli müzekkere ile eksik hususların giderilmesi talep edilmiş ancak davacı yan eksik hususları tamamlamak yerine işbu davayı ikame ettiğini, Mezkûr evrakları müvekkil şirkete iletmeden ödeme yapılmadığına ilişkin iddialarda bulunulması kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu, yukarıda belirtilen Yasal mevzuata göre Başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için; gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, Davacının, başvuru şartını yerine getirmemiş olması, kanunun lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde sonradan ikmali mümkün olmayan bir noksanlık teşkil ettiğini, sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru yapılması, sigorta şirketinin ödeme yapmasını sağlayarak taraflar arasında uyuşmazlık çıkmasını engellediğini, bu nedenle usulüne uygun geçerli belgelerle müvekkil şirkete başvuru yapılmaması halinde eksikliğin tamamlanmasına değil, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 25.11.2021 tarihli kaza, yaya ...’ in yaya geçidi bulunmayan bir yerde karşıdan karşıya geçtiği esnada sigortalı araç sürücüsü ile çarpışması sonucu meydana geldiğini, Google Maps görüntüleri incelendiğinde yaya ...’in taşıt trafiğinin yoğun olduğu E-5 güzergahında karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı görüleceğini, kaza mahallinde yol hakkı hangi taraftaysa, diğer taraf asli kusurlu olduğunu, görüldüğü üzere yaya ... hem yaya geçidi bulunmayan yerden kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalışmış hem de geçiş yaparken gerekli tedbirleri almamıştır. Bu nedenle müteveffa ...’ in kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu açık olup bu durum kaza tespit tutanağında da vurgulandığını, bu durumda tazminat tutarının, 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, aksi bir hesaplamanın kanuna ve genel şartlara aykırı olacağını, yukarıda izah edilen sebeplerle TRH-2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesap bilirkişi raporu hazırlanmasını her durumda kaza tarihinden itibaren faiz taleplerinin yerinde olmadığını belirttiğini, somut olayda; işbu davanın açılmasına müvekkil şirket neden olmadığını, zira yukarıda açıklandığı üzere somut olayda muaccel hale gelmiş bir alacak olmadığı için müvekkil şirket temerrüde düşmediğini, dolayısıyla müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davacı, müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmeksizin işbu davayı ikame etmiş olduğundan huzurdaki davanın usulden reddini, H.M.K. 121 md. gereğince delillerin tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarının saklı tutulmasını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluğumuza gidilmesi halinde itirazlarımız doğrultusunda kusur oranlarının tespit edilebilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nce yetkili trafik kusur bilirkişisine tevdiini, her durumda tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, davacının faize ve faiz başlangıcına ilişkin taleplerinin hükme esas alınmamasını, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava, trafik kazası nedeniyle davacıların vefat eden murislerinin desteğinden yoksun kalmalarından kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.Davanın, █████/2021 tarihinde saat:07:00 sıralarında davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yaya olarak bulunan davacıların varisleri ...'e çarpması neticesinde ...'in vefat etmesi nedeniyle davacı ... için maddi tazminat ve tüm davacılar için manevi tazminat istemli olarak açılmış olduğu anlaşılmıştır.Davalılardan ... Sigorta AŞ. ... plakalı aracın ZMM sigortacısı, davalı ... aracın işleteni, ... ise aracın sürücüsüdür.Dosya kusur ve aktüerya bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler dosyaya sunduğu █████/2023 tarihli raporda Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermediği, meskun mahal hız sınırları üzerinde aşırı hızı ile olay mahalli kavşağa yaklaştığı, kural gereği kavşaklara yaklaşan sürücüler hızlarını azaltmak zorunda olduğundan dolayı hızını azaltmadığı, seyir istikametine göre yolun solundan kavşak başını kullanarak yola giriş yapan ve karşıya geçmek isteyen ve geçişini bitirme konumunda bulunan müteveffa yayaya kural gereği ilk geçiş hakkını vermediği, önlemsiz şekilde seyrini sürdürüp yayaya çarptığı, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket ettiği, 2918 Sayılı K.T.KLunun 74 maddesinde belirtilen ( Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar) kuralını ihlal ettiğinden olayda asli derecede kusurludur.Müteveffa yaya ...'in her ne kadar kavşak mahalli çıkışında bulunan kavşak başını kullanarak taşıt trafiğine ait kaplamaya giriş yaparak karşıya geçmek istemiş ise, yeterli kontrollerini yapmadığı, 4Omt ileride bulunan ışık kontrollü yaya geçidini kullanmaya özen göstermediği, meskun mahal hız sınırları üzerinde aşırı hızı ile seyrini sürdüren otomobil sürücüsünden korunma tedbirine başvurmadığı, bu hareketi ile kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, 2918 Sayılı K.T.K.unun yaya kusurlarının belirtildiği 68/1C ( yaya yollarında geçitlerde veya zorunlu hallerde, taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engellemeyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmak) maddesini ihlal ettiğinden dolayı olayda tali derecede kusurludur.... plakalı davalı otomobil sürücüsü ...'in davacı taraf murisi müteveffa yaya ...'in ölümü ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 70 (yüzde yetmiş) oranında asli derecede kusurlu davacı taraf murisi mütüeveffa yaya ...'in kendi yaralanması ile neticelenen dava konusu trafik kazasında % 30 oranında tali derecede kusurlu olduğu,Çocukların desteklikten çıkmış oldukları ve eşin desteklik payının 4 olduğu ve Davalı sürücü ...'in %70 kusur oranına göre eşin desteklik zararının 619.830,10 TL olduğu ve aracın sigortasının limiti 430.000 TL olduğu ve davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 3.12.2021 tarihi ve davalı sürücünün temerrüt tarihinin 5.11.2021 tarihi olduğu ve davalıların müştereken ve mütelsilen sorumlu olacakları miktarın sigortanın 430.000,00 TL sürücünün 180.830,10 TL olduğu yönünde rapor ibraz etmişlerdir.... 16.Asliye Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasına sunulan raporda ise müteveffa ...'in asli kusurlu, sürücü ...'in tali kusurlu olduğu rapor edilmiştir.... 16 asliye Ceza mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ile mahkememiz dosyasına sunulan rapor arasında çelişki bulunduğundan, çelişkinin giderilmesi için ... Otomotiv kürsüsünden seçilecek 3'lü bilirkişi heyetinden kusur raporu aldırılmasına, Bilirkişilerden iki rapor arasındaki çelişkinin giderilerek, kazada tarafların kusur oranlarının tespitinin yapılmasının istenilmesine karar verilmiş bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu █████/2024 tarihli raporda;Müteveffa yaya ... taşıt yolunun karşı tarafına geçmek için kaza mahalline 100 metre mesafe içinde bulunan, ışıklı işaret cihazlarıyla kontrollü kavşağı kullanarak geçişini yapması gerekirken, bu kurala riayet etmeden kontrolsüzce taşıt yoluna girerek, seyir yönüne göre sağ tarafından seyirle gelen ve ilk geçiş hakkına sahip olan sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sadmesine maruz kalması sonucu meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle; 2918 sayılı KTK'nun Madde 68 – Yayaların uyacakları kurallar; b) Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Yayalar, bu yerlerden geçerken; 1. Yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde, geçitte yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak zorundadırlar. c) Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya buraları saygısızca kullanmaları yasaktır. Maddesine uymadığından % 70 asli kusurludur.Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile görüşe engel bir durumun olmadığı, azami hız sınırının 50 km olduğu, meskun mahal içi, bölünmüş, iki şeritli taşıt yolu üzerinde, izin verilen azami hız sınırının üzerinde bir hız ileseyir halinde geldiği kaza mahalli yol bölümünde, seyir yönüne göre sol tarafından orta refüj üzerinden kaplamaya girerek taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen müteveffa yaya ...' e taşıt yolunun sağ şeridi üzerinde aracının sağ ön kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen dava konusu trafik kazasının oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle; 2918 sayılı KTK'nun Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar. Maddesine uymadığından % 30 tali kusurludur Şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.Bilirkişi heyeti █████/2025 tarihli ek raporunda Müteveffa yaya...'in % 70 (yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu olduğu,Sürücü ...'in % 30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varmıştır.Dosya aktüerye bilirkişiye tevdii ile █████/2024 tarihli heyet raporu ve bu rapora ek olarak sunulan █████/2025 tarihli ek raporlarda ki kusur oranları dikkate alınarak davacının destekten yoksun kalma tazminatını hesaplanması hususunda rapor tanzim edilmesinin istenilmiş, aktüerya bilirkişisi dosyaya sunduğu █████/2025 tarihli raporda Dava konusu trafik kazasının oluşmasında Müteveffa yaya ...'in %70 (yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'in %30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu olduğu, davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatının 2.122.073,96 TL olduğu, bu tutar üzerinden davacıların varisleri ...'in %70 kusuru oranının düşülmesi neticesinde davalı aracın %30 kusur karşılığı 636.622,19 TL sorumluluğunun bulunduğu, Davalı Sigorta Şirketi ... Sigorta AŞ'nin kaza tarihindeki poliçe teminat limitinin 430.000.-TL olduğu, sigorta şirketlerinin sigortalamış oldukları araçların kusuru oranında poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğundan iş bu zararın 430.000.-TL'sinde sorumluluğu bulunduğu, Davacı eş ...'in bakiye 206.622,19.-TL maddi zararı bulunduğu, Temerrüt başlangıç tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden cevap tarihi olan 28.12.2021 tarihi olduğu, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi olan 25.11.2021 tarihi olduğu, Faiz nev'i talep ile bağlı kalınarak yasal faiz olduğu yönünde rapor ibraz edilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur," aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı," aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur," hükümlerine yer verilmiştir. Aracın işleteni olan ...KTK 85. Maddesi gereği bir zararın meydana gelmesi halinde aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.Aracın sürücüsü ... ise TBK 49. Maddesi gereği Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar vermesi durumunda kusuru oranında sorumludur.Aracın ZMMS sigortacısı olan davalı ... Sigorta KTK 97. Maddesi gereği sorumluluğu bulunmaktadır.Davalı sürücü ...'in sorumluluğu TBK maddesine dayanmakta olup, sürücünün kusuru oranında davalı aracın işleteni ve ZMMS sigortacısı da sorumlu olmaktadır.6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır.Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur.Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır.Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.Dosyaya aldırılan bilirkişi raporları ile davacının varisleri Müteveffa yaya ...'in % 70 (yüzde yetmiş) oranında asli kusurlu olduğu,Sürücü ...'in % 30 (yüzde otuz) oranında tali kusurlu olduğu kanaatine varılmış olup, davalılar sürücünün %30 kusuru üzerinden sorumludurlar.Davalı sigorta şirketinin sorumluluk limitinin 430.000,00 TL olduğu anlaşılmakla 636.622,19 TL tazminatın 430.000,00 TL'sinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Şti. Ve ...'den, davalı ... Sigorta A.Ş'den 28.12.2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, sigorta limitinden arta kalan kısım olan 206.622,19 TL'nin davalılar .... Ltd. Şti. Ve ...'den 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir.Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden meydana gelen kazada davacıların varislerinin asli kusurlu, davalı sürücünün tali kusurlu olması, olayın oluş şekli gözönüne alındığında hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli tarafların kusur durumları gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4'üncü maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hâkimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Somut olay yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; olayın meydana geldiği tarihe göre davacının duyduğu elem ve üzüntü sebebiyle manevi tazminatın koşulları oluştuğu anlaşılmakla, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile;a- 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine,b-50.000 TL manevi tazminatın davalılar ...Ltd. Şti. Ve ...'den 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,c-50.000 TL manevi tazminatın davalılar ...Ltd. Şti. Ve ...'den 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın KABULÜNE, 636.622,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının 430.000,00 TL'sinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ...Tic. Ltd. Şti. Ve ...'den, davalı ... Sigorta A.Ş'den 28.12.2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 206.622,19 TL'nin davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine2- Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabül kısmen reddi ilea- 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine,b-50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,c-50.000 TL manevi tazminatın davalılar ...Tic. Ltd. Şti. Ve ...'den 25.11.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 43.487,66-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78-TL harcın ve 2.085,00-TL ıslah harcı ve (888,05+1.025,00+58,00)=1.971,05-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 39.260,83-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 170,78-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve 2.085,00-TL ıslah harcı ve (888,05+1.025,00+58,00)=1.971,05-TL tamamlama harcının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 16.138,75-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 10.318,04 TL'sinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti. Ve ...'den, 4.958,90 TL'sinin davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 99.493,33TL vekalet ücretinin 68.500,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen 30.933,33 TL'sinin davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'den müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,8-Davalı taraflar duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen manevi tazminat değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilerek davalılar ... Ltd. Şti. Ve ...'e verilmesine,9-Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00-TL'nin kabul red oranına göre 1.514,56 TL'sinin 1.022,93 TL'sinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ...Tic. Ltd. Şti. Ve ...'den, 491,63 TL'sinin davalılar ...Tic. Ltd. Şti. Ve ...'den müşterek ve müteselsilen, 85,44 TL'sinin davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına,10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.█████/2025Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır