Marka başvurusunun benzerlik nedeniyle reddi üzerine YIDK kararının iptali istemiyle açılan davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin ret kararlarının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanması.
Özet: Bu kararda, davacının "..." ibareli marka başvurusunun, davalının önceki tarihli ve tanınmış "..." ibareli markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle YIDK tarafından reddedilmesi üzerine açılan iptal davasında, ilk derece mahkemesi, başvuruyu reddeden kararı ve davacının üstün hakkını yitirdiği tespitini haklı bularak davanın reddine karar vermiş; istinaf mahkemesi bu kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu reddetmiş, temyiz incelemesinde ise bölge adliye mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ███████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/3 E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2020/... sayılı "..." İbareli marka başvurusunda bulunduğunu, yine müvekkiline ait "... " markasının 1986 yılından beri 5. sınıfta kullanıldığını, dava konusu marka başvurusunun davacının önceki tarihli ... numaralı 5. ve 10. sınıflarda tescil edilmiş markanın yenileme başvurusu olduğunu, ancak davalı şirket tarafından "..." asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kabul edilerek 5. sınıf emtialar bakımından müvekkilinin marka başvurusunun reddedildiğini, davacı markası ile davalı markaları arasında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek 2021-M-2908 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasını uzun yıllardır kullandığını, bu markayı tanınır hale getirip kendisiyle özdeşleştirdiğini ve /... sayısı ile tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresi ile çok sayıda seri marka yarattığını, "..." ibaresinin sonuna "..." ibaresinin eklenmesinin markaları farklılaştırmadığını, dava konusu markanın ayırt edici unsurunun "..." olması nedeniyle müvekkilinin markaları ile benzer görülmesi gerektiğini, ayrıca redde konu 05. sınıf emtialarda müvekkilinin markalarının da tescilli bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın "..." kelimesinin sonuna "..." ibaresinin eklenmesiyle oluşturulduğu ve bu haliyle yeni ve bağımsız bir kelime algısı yaratma ihtimalinin düşük bulunduğu, taraf markalarının benzer tüketici ihtiyaçlarına yönelik ve benzer satış noktalarında sunulan ürünlerden oluştuğu, dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca davacının "..." markasının koruma süresinin dolduğu ve yenileme işleminin yapılmadığı, bu nedenle davacının üstün hakkını yitirdiği, başvuru markası ile itiraza mesnet markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.