Yargıtay 4. Ceza Dairesi, görevi yaptırmamak için direnme suçunda istinaf reddini kesin bulurken, kaba hitap tarzı ve ağır eleştirinin hakaret suçunu oluşturmadığına hükmederek kararı bozdu.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kesin nitelikte olduğu belirtilerek bu yöndeki temyiz başvurusu reddedilmiş; ancak hakaret suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararının, kullanılan ifadelerin kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp yalnızca kaba hitap ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Görevi yaptırmamak için direnme, hakaretHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, onamaYapılan ön inceleme neticesinde;Görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen kararın kesin nitelikte olduğu,Hakaret suçundan kurulan hükmün ise temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,Tespit edilmekle, gereği düşünüldü
:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz sebepleri özetle; atılı suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, cezalandırmaya yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.III. GEREKÇESanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede,Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylenen ifadelerin, şikâyetçilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba hitap tarzı ve ağır eleştiri niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARA. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm YönündenBölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm YönündenGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Dinar Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.09.2025 tarihinde karar verildi.