Hissedarlar arası uyuşmazlıkta, şirketin banka hesap hareketleri ve usulsüz transferlerin tespiti talebinin, hukuki yarar yokluğu ve Türk Ticaret Kanununun 614. maddesindeki bilgi edinme hakkı nedeniyle reddedilmesi kararı.
Özet: Davacı, kardeşler arası yarı yarıya ortak olduğu ihracatçı şirketin, diğer ortağın kontrolünde içinin boşaltıldığı ve ortak imza zorunluluğuna rağmen usulsüz para transferleri yapıldığı iddiasıyla, şirketin banka hesaplarındaki hareketlerin, bu işlemlerin kim tarafından ve nasıl yapıldığının, transfer miktarlarının ve diğer ortağa yapılan aktarımların tespitini talep etmiştir; ancak ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, şirketler hukukunda bilgi edinme hakkı veya tazminat (eda) davası gibi alternatif hukuki yollar mevcutken, davacının bu tür bir tespit davası açmakta meşru ve güncel hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş ve bu karar temyizde de isabetli bulunmuştur.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 14. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, cirosu yüksek olan ve ihracat yapan davalı şirkette 1/2 oranında hissedar olduklarını, şirketten elde ettikleri gelirin büyük kısmını gayrimenkule ve ... Eğitim Kurumuna yatırdıklarını, yaklaşık bir yıldır davacı ile davalı arasında davalının yarattığı olaylar nedeni ile ihtilaf bulunduğunu, şirketin tamamen davalının kontrolü altında hiçbir yasal denetime tabi olmadan içinin boşaltıldığını ileri sürerek davalı şirketin banka hesaplarındaki para hareketinin ve bununla ilgili talimatların şirket kaşesi üzerine her iki ortağın müşterek imzası olma zorunluluğu olmasına rağmen yapılan tüm işlemlerin nasıl ve kimin tarafından yapıldığının ve yapılan usülsüz transferlerin miktarının ne olduğunun, davalıya yine davalı şirketten ne kadarlık bir miktarın, hangi sebeple transfer edildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Şahıs vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ne için tespit istediğini beyan etmeden ne yönde bir tespit talebi olduğunu bildirmeden afaki bir tespit talebinde bulunduğunu, davacı tarafın tek başına ... Sanayi Ticaret A.Ş. adına menfi tespit davası açmaya yetkili olmadığını, tespit istediği ... Sanayi Ticaret A.Ş.'nin % 49 ortağı olduğunu ve tespit istediği dönemlerde müşterek imza yetkilisi olduğunu, tespiti istenen ...Sanayi Ticaret A.Ş'ye tasfiye ve genel kurul yapılması talepli açılan davalarda atanan kayyımlar tarafından açılan bir davanın olmadığını çünkü ... şirketinin demir çelik işi yaptığını, bu yönde olağan işlerinin olduğunu, davacı tarafça Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davaların reddedildiğini, davacı tarafın, müvekkili ile olan hasmane durumundan ötürü hayali iddialar içerisinde mesnetsiz ve usulen yerinde olmayan derdest ve mükerrer davalar ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; talep edilen hususların şirketler hukukunda bilgi edinme hakkı kullanılmak suretiyle - bilgi edinme koşulları içinde - tespit edilmesinin mümkün ve zorunlu olduğu, bu hususlarda tespit davası açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davalı şirket yönünden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) “Bilgi alma ve inceleme” başlıklı 614. maddesinin "her ortağın, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebileceği ve belirli konuda inceleme yapabileceği, genel kurulun, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellemesi halinde ortağın istemi üzerine Mahkemece bu hususta karar verileceği" hükmünü içerdiği, anılan Yasa hükmüne göre başvuruda bulunulması, diğer davalı ortak yönünden eda davası ile zararı varsa tazmini yoluna başvurulabilmesi mümkün iken davacının, davalı şirketin banka hesaplarındaki para hareketlerine, bununla ilgili talimatlara yönelik işlemlerin ve işlem bedellerinin tespitini talep etmesinde meşru ve güncel bir hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davalı şirketin banka hesaplarındaki para hareketinin ve bununla ilgili talimatların, davalı şirketin her iki ortağın müşterek imzası olma zorunluluğu olmasına rağmen yapılan tüm işlemlerin nasıl ve kimin tarafından yapıldığının, yapılan transferlerin miktarının ne olduğunun, davalıya yine davalı şirketten ne kadarlık bir miktarın, hangi sebeple transfer edildiğinin tespiti talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.