Sahte kimlik ile banka veya kredi kartı üretimi ve bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık suçlarında zincirleme suç ile madde hatasının düzeltilmesi ve sanık ölümüyle kamu davasının düşmesi.
Özet: Yargıtay, sanık hakkında sahte banka veya kredi kartı üretme ve kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerini incelerken, tek bir kredi kartı üretimi için zincirleme suç (TCK 43/1) hükümlerinin hatalı uygulanması nedeniyle fazla ceza tayini yapıldığını ve kullanma suçunda kanun maddesi atfının (TCK 245/2 yerine 245/3) yanlış olduğunu tespit ederek, bu usuli hataları düzelttikten sonra hükmü onamış; öte yandan, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yargılanan diğer sanığın hükümden sonra vefat etmesi nedeniyle, hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar vererek ilgili hükmü bozmuştur.
11. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E. ████████ K.
SUÇLAR
: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin sanık ... müdafiinin temyizinin vekâlet ücretine yönelik olduğu belirlenerek hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
İddianame anlatımına göre, sanığın katılan ...'ın kimlik bilgileriyle oluşturduğu sahte nüfus cüzdanı ile ... Bank'a başvurarak katılan ... adına sahte olarak kredi kartı üretilmesini sağlaması ve kredi kartını kullanması şeklindeki eylemlerinin şüpheliye ek savunma hakkı verilmek suretiyle, savunma hakkı da kısıtlanmadan 5237 sayılı TCK'nın 245/2 ve 3.maddeleri kapsamında kaldığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık ... Hakkında Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretmek ve Kullanmak Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, cezaların düzeltilen husus dışında kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir ancak;
a) Sahte kredi kartı üretmek suçu yönünden; 5237 sayılı TCK'nin 43. maddesine göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu; somut olayda sanığın hileli ve haksız eylemleri neticesi katılan ... adına katılan ... Bank A.Ş. aracılığıyla bir tane kredi kartı ürettirdiği anlaşılmakla, zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeyerek TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
b) Sahte kredi kartı kullanmak suçu yönünden; Mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmının 3. paragrafında sanık hakkında sahte kredi kartı kullanmak suçundan hüküm kurulurken; uygulama maddesinin TCK'nın 245/3. maddesi yerine 'TCK.'nın 245/2. maddesi gereğince'' yazılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (2) ikinci bölümünden; TCK'nin 43. maddesine ilişkin bölümün tamamen çıkartılması, TCK'nin 62. maddesinin uygulandığı fıkrada "3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 5 gün adli para cezası" ibarelerinin çıkartılarak yerine "2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adli para cezası" ibarelerinin eklenmesi; yine TCK'nın 52. maddesinin uygulandığı fıkrada "100 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "80 TL" ibaresinin eklenmesi, hüküm fıkrasının (3) üçüncü bölümündeki “245/2” ibaresinin çıkartılarak yerine “245/3” ibaresi yazılmak suretiyle, hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 16.06.2017 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan HükümYönünden;
Sanığın katılan ...'ın dolandırıcılık suçuna esas alınan kimlik bilgileriyle düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanını kullanarak ... üzerinden sabit telefon ve internet aboneliği yaptırmak suretiyle gerçekleştirdiği eyleminin nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan “nüfus cüzdanı” kullanılarak gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde öngörülen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu gözetilmeden gerekçenin bir kısmında anılan bu eylem kabul edildiği halde son kısımda eylemin kredi kartı kullanımına hasredildiği belirtilmek suretiyle hüküm gerekçesi karıştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesi gereğince hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinn temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!