Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde eski çalışanın yeni şirket kurarak haksız rekabet eylemleriyle müşteri çaldığı ve yanıltıcı yöntemlerle davacı firmayı zarara uğrattığı iddiasıyla açılan tazminat davası.
Özet: Bir şirket, eski çalışanının kendisinden ayrılarak kurduğu yeni şirketle haksız rekabet eylemlerine giriştiğini iddia ederek, çalışanı firmayı kötülemek, yanıltıcı adres bilgileri kullanmak, sahte yorumlarla müşteri çekmek ve benzer isimle karışıklık yaratmak suretiyle haksız kazanç elde ettiğini belirterek 2 milyon TL maddi ve manevi tazminat ile cezai işlem talep ederken; davalı taraf, şahsına değil şirketine dava açılması gerektiğini, iddiaların soyut ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Dava konusu olayda davalı tarafın, müvekkili olan .... Havalandırma Mühendislik İnşaat Demir Çelik Plastik San. A.Ş’de çalıştığını, ancak sonraki bir tarihte müvekkili olan firmadan ayrılarak kendi şirketini kurduğunu, çalıştığı süre boyunca da kendisi ticari iş yapılan veya yapılacak olan diğer firmalarla iletişimde bulunan ve işleri bağlama konusunda yetkili olan münhasır kişi olduğunu, aynı zamanda tüm eleman ve iş sorumluluğu da yine davalıda bulunduğunu, verilen sorumluluktan ve pozisyonlardan da anlaşılacağı üzere kendisinin müvekkil firmanın yönetimi tarafından çok güvenilen bir kişi olduğunu, kendisinin müvekkil firmada çalıştığı süre boyunca ticari iş faaliyetlerinde bulunduğu diğer firmalarla irtibatta olduğu her fırsatta müvekkil firmayı kötüleyerek kendisinin yeni iş yeri açacağını ve eğer kendisi firmamızda olmasa fimamızın çoktan batmış olacağını ve iş yapma kabiliyetinin olmadığı şeklinde yalan ve kötüleyici beyanlarda bulunaraktan diğer firmaları ikna etmeyi başarıp kendisi yeni şirket açması halinde davalı ile iş yapmaları konusunda bağladığını, buna ek olarak da kendi açtığı şirketi olan ..... Havalandırma Mühendislik Sistemleri Ltd.Şti. adlı şirketin ..... arama motorunda arandığında sonuç olarak çıkan adreste herhangi bir firma bulunmamakta olup adres, tanımsız ve dışardan bakıldığnda bir depoya olarak gözüktüğünü, bu şekilde yapılma amacı ise sadece firmamıza yakın adreste bulunan ve firmamızın tanınırlığından faydalanarak davalının kendisine daha fazla müşteri çekmesi amaçladığını, ayrıca yine aynı çıkan sonuçta görüleceği üzere davalının şirketi hakkında 30’dan fazla yorum bulunduğunu, bunların tamamının tam puan şekilde değerlendirme yapılarak davalın ticari işletmesi hakkında üçüncü kişileri yanıltıcı açıklamalar olduğunu, kullandığı şirket ismi de Çatalca İstanbul ve Ankara' da kendisiyle karıştırmaya elverişli iki önemli firmanın adresi olduğunu, bu hususların dikkate alınarak davanın kabulüne, TTK m.56 gereği öncelikle yukarıdaki fiillerin haksız olup olmadığını haksız ise m.56 gereği şimdilik 2.000.000,00 TL.(ikimilyontürklirası) maddi ve manevi tazminat ile haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve mallarının imhasını, m.62 gereği de davalı taraf hakkında cezai işlem uygulanmasını ve gerekli adli para cezasıyla cezalandırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;Davanın usul yönünden harcın 2.000.000,00TL üzerinden yatırılmadığı, anlaşıldığını, davalı .....'ın kendi adına kurduğu şirket üzerinden ticari faaliyette bulunduğunu, bu şirketin haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ettiğini, ancak husumet yöneltirken şirket ile birlikte şahsının da dava ettiğini, Davalı ..... kendi nam ve hesabına ticari faaliyet yürütmediğini, müvekkil şirket üzerinden ticari faaliyet yürütmekte olup, tüzel kişilikleri ayrı olduğunu, ticari faaliyetler şirket üzerinden yürütülmekte olduğunu, arz edilen sebeple müvekkil ..... aleyhine ikame edilen davanın aktif-pasif husumet yönünden reddini, davacının iddilarının soyut ve delilsiz olduğunu, müvekkilin çalışma hakkının anayasal bir hak olduğunu, haksız rekabet unsurlarının oluşmadığını, müvekkilin şahsi olarak ticari faaliyette bulunmadığını, işlemlerini şirket tüzel kişiliği üzerinden yürütmekte olduğunu, bu nedenle şahsına yöneltilen davanın husumet yönünden reddini, davacının ileri sürdüğü adres ve coğrafi pazar iddilarının da gerçek dışı odluğunu, iş bu sebeplerle davacının iddialarının hem çelişkili hem de kötü niyetli olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir.Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamıyla; davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile açıldığı,asliye hukuk mahkemesinin bu sıfatla yargılama yapma yetkisinin bulunmadığı, bu yetki ve görevin belirtilen HSK kararı uyarınca Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine devredilmiş olduğu bu nedenle görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava; haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya haksız rekabet uzmanı bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacının, davalı gerçek kişinin davacı şirket eski çalışanı olup ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurup haksız rekabet yaratıcı eylemlerde bulunduğu, davacı coğrafi alanında faaliyet gösterdiği şeklindeki iddiası yönünden; davalı .....'ın davacı şirketten ayrılıp davacı ile aynı iştigal alanında yakın bir alanda şirket kurması tek başına haksız rekabet sayılmayacağı gibi, çalışması sırasında edindiği genel tecrübeleri kullanarak davacının müşterilerine teklif vermesi onlarla iş yapması tek başına haksız rekabet sayılmayacağı, Haksız rekabet dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde davacının ticari faaliyetlerine haksız şekilde yönelmesinin gerektiği, Dosya kapsamında davacının bu yöndeki iddialarına yönelik somut herhangi bir delile rastlanmadığı, Kötüleme iddiası yönünden; dosyada davalının davacıya karşı kötüleme sayılacak davranışlarını gösteren somut herhangi bir delile rastlanmadığı, Mahkemenin haksız rekabetin gerçekleştiği kanaatine ulaşılması ihtimalinde; Somut olayın özelliği nedeniyle zarar miktarı net tespit edilemediğinden TBK 50 ve 51. maddelerinde yer alan ilkeler uyarınca uygun bir tazminatın Sayın Mahkemece takdir edilmesinin gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre, hâkimin haksız rekabet eylemi dolayısıyla manevi tazminata hükmedebilmesi için davacının iktisadi menfaati yönünden zararın veya tehlikenin ve kusurun mevcudiyetinin yeterli olduğu, davaya konu olayda da vaki haksız rekabet fiilinin gerçekleşmesi ihtimalinde davacının manevi tazminat talebi hususundaki Takdirin Sayın Mahkemeye ait olacağı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.6102 Sayılı TTK'nun 54/2 maddesinde; "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş, yine aynı Kanunun dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlıklı 55/1-a maddesinde; "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek", aynı Kanunun 55/1-c maddesinde; "Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, aynı Kanunun 55/1-d maddesinde; "Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olacağı aynı Kanunun 55/1-e maddesinde; "İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olacağı" hüküm altına alınmıştır.6102 sayılı TTK'nun 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini isteyebileceği belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı .....'ın davacı şirketten ayrılıp davacı ile aynı iştigal alanında yakın bir alanda şirket kurması tek başına haksız rekabet sayılmayacağı gibi çalışması sırasında edindiği genel tecrübeleri kullanarak davacının müşterilerine teklif vermesi, onlarla iş yapması tek başına haksız rekabet sayılmayacağı, haksız rekabetin oluşması için dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde davacının ticari faaliyetlerine haksız şekilde yönelmesinin gerektiği, dosya kapsamında davacının bu yöndeki iddialarına yönelik somut herhangi bir delile rastlanmadığı anlaşılmakla haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından sunulan deliller mahkememizce davacının iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; alacak iddiasının davacı tarafça ispatı gerekmekle bu husus ispatlanamadığından, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 615,40 TL ilam harcından peşin alınan 1.707,45 TL harcın 32.447,25 TL tamamlama harcının toplamı olan 34.154,7 TL harçtan mahsubu ile bakiye 33.539,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair, tarafların Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. █████/2025Katip .....✍e-imzalıdırHakim .....✍e-imzalıdır