YİDK tarafından reddedilen slogan niteliğindeki marka tescil başvurusunun, ayırt edici nitelik ve kullanım yoluyla kazandırılan vasıf taşımaması nedeniyle iptal davasının temyizde onanması kararı.
Özet: Davacı tarafından "... " ibaresinin ayırt edici niteliğe sahip ve teknolojik bir kampanyanın slogan markası olarak tescil edilmesi talebiyle yapılan marka başvurusunun, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca ibarenin genel, herkes tarafından kullanılabilir, ayırt edicilikten yoksun ve kullanımla da ayırt edicilik kazanmadığı gerekçeleriyle kısmen reddedilmesi üzerine açılan iptal davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından verilen ret kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilerek davacının temyiz itirazları reddedilmiş ve marka tescil başvurusunun reddi yönündeki nihai karar onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.HÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16.05.2021 tarih ve ... numara ile işlem görmekte olan “...” ibareli marka tescil başvurusunun, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 01.09.2021 tarih ve 2021-M-6327 sayılı kararı ile nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa bir bütün olarak bakıldığında “...” ibaresinin teknolojik gelişmenin çok hızlı yaşandığı günümüzde tüketicilere yönelik bir kampanyanın slogan markası olduğunu, esnafın bu kampanya çerçevesinde tamamen davacı yazılımları ve kaynak koduyla hazırladığı yeni bir sistemi, müşteriye ve tüketiciye sunmasını sağlamayı amaçladığını, ayırt edici niteliğe ve marka olabilme özelliklerine sahip bir marka olduğunu, slogan markaların diğer markalardan daha katı inceleme kriterlerine tabi tutulduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “...” ifadesinin anlamı herkese açık ve genel bir ifade olduğunu, ret kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından ticari kaynak belirtme/ayırt edicilik vasfınınbulunmadığını, tüketici nezdinde bir marka algısı yaratamayacağını, davacının anılan ibareye 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/2 hükmü uyarınca kullanımla ayırt edicilik kazandırdığına yönelik bir delil sunmadığını, bu nedenle başvurunun SMK'nın 5/1-b hükmüne dayanılarak reddine dair olarak verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibaresinin, marka başvurusundan çıkartılan davaya konu mal ve hizmetlere ilişkin sektörlerde, herkes tarafından yaygın şekilde kullanılabilen, herhangi bir markasal fonksiyon icra etme kapasitesi bulunmayan, basit bir slogan olduğu, bu sebeple davaya konu mal ve hizmetler bakımından SMK'nın 5/1-b hükmü uyarınca somut ayırt edici nitelikten yoksun bir işaret bulunduğu, davacı yanın marka işlem dosyasında "..." ibaresini, davaya konu mal ve hizmetler üzerinde yoğun ve sıkı bir şekilde kullandığına ilişkin yeterli nitelik ve nicelikte delil ibrazında bulunmadığı, davaya konu bu işaretin SMK'nın 5/2 hükmü uyarınca kullanım yolu ile ayırt edici kılındığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.