Markalar arasında iltibas iddiasıyla YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talepli davanın, benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle mahkemelerce reddedilip Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacının mevcut markaları ile davalının başvurusunda olan marka arasında iltibas (karıştırılma tehlikesi) olduğu iddiasıyla açtığı YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında, ilk derece mahkemesi, taraf markaları arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturacak bir benzerlik bulunmadığına ve ayırt edici farklar olduğuna hükmederek davayı reddetmiştir; bu ret kararı, bölge adliye mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusunun esastan reddiyle onanmış, son olarak Yargıtay da alt mahkeme kararlarının usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirerek söz konusu onama kararını tasdik etmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin “...” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu ileri sürerek 2021-M-4243 sayılı YİDK kararının iptaline, 2020/... sayılı “...” ibareli markanın 5/2, 29, 30 sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler yönünden iptaline, tescili halinde belirtilen mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; davalı şahsa ait marka ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketici nezdinde iltibas oluşturacak şekilde benzer olmadıkları, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, taraf markalarında "..." kelimesinin konumlanış şeklinin, kullanılan renk ve şekil unsurlarının markaların genel olarak bıraktıkları intiba açısından birbirinden farklı olduğu ve aralarında çağrışım bulunmadığı, taraf markaları arasında ilgili tüketici kesimi bakımından görsel açıdan bir benzerlik kurulmayacağı, taraf markaları arasında işitsel bakımdan da benzerlik bulunmadığı, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava,YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.