Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, tanınmış marka sahibinin benzer ibareli marka tesciline itirazı ve hükümsüzlük talebinin reddini onayan kararı.
Özet: Davacı, tanınmış markası ile davalı şirketin tescil ettirmek istediği işaret arasında görsel ve işitsel benzerlikler, ortak emtialar ve serilik algısı yaratma ihtimali nedeniyle tüketicide karıştırma tehlikesi bulunduğunu iddia ederek ilgili kurum kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, markalar arasında tüketicide iltibasa yol açacak nitelikte bir benzerlik bulunmadığı ve kanuni şartların oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu ret kararı bölge adliye mahkemesi ve temyiz incelemesi sonucunda da usul ve yasaya uygun bulunarak kesinleşmiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2006/... sayılı "..." ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere yaptığı 2017/... sayılı başvuruya müvekkilinin itirazının davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markası ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu, markalarda “...” harflerinin ortak olarak yer aldığını, müvekkili markasındaki “...” ve “...” harflerinin çıkartılması ile dava konusu markanın oluşturulduğunu, bu durumun markalar arasında bir bağ ve markaların birbirlerinin serisi olduğu yönünde bir algı oluşturacağı, davalı markasının tümüyle müvekkili markasının içerisinde yer aldığını, taraf markaları kapsamındaki malların da ortak olduğunu, bu nedenlerle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, uzman tüketici kitlesinin dahi markaların refleksif olarak birbirlerini çağrıştırdığı algısına kapılacağını, tüketicilerin iki farklı marka karşısında olduğunu algılasa dahi markaların aynı kişiye ait olduğunu düşünebileceğini ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-654 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 2017/.. sayılı “...” markası ile davacı yanın itirazlarına dayanak 2006/... sayılı “...” markası arasında, ortak emtia grupları yer almakla birlikte markaları oluşturan işaretlerin özellikle görsel ve işitsel olarak birbirlerinden ciddi anlamda uzaklaştıkları, işaretlerin bütünsel anlamda 05. sınıf emtiaların ilgili tüketicileri nezdinde iltibasa sebebiyet vermeyeceği, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü şartlarının oluşmadığı, aynı SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının da somut uyuşmazlıkta meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!