Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, kefillerin imzalamadığı sözleşmelerden sorumlu tutulması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Bölge adliye mahkemesinin, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında verdiği kısmi kabul kararı, davalı kefillerin imzalarının bulunmadığı sözleşmelerden doğan borçların bilirkişi raporunda hatalı bir şekilde hesaplamaya dahil edilmesi sebebiyle bozulmuş olup, davalıların sorumluluğunun sadece imzaladıkları sözleşmelerle sınırlı olduğu belirtilerek, bu doğrultuda yeni bir bilirkişi raporu alınarak alacak miktarının yeniden belirlenmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiği kararlaştırılmıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
HÜKÜM
: Yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... A.Ş. (...) ile asıl borçlu ... San. ve San. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesabının 11.08.1998 tarihinde kat edilerek bu durumun .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiğini, buna rağmen tahsilatın gerçekleştirilememesi nedeni ile İzmir 12. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalıların İzmir 12. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; icra takibinde dayanak gösterilen sözleşmelerin 1998 yılı ve öncesinde düzenlendiğini, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, alacak ile ilgili 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un (6183 sayılı Kanun) uygulanması halinde de zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, bu sürenin alacağın davacıya temlikinden önce dolduğunu, takibe dayanak sözleşmeler ile ilgili davalı ... ve diğer borçlulara ait taşınmazların satışlarının yapıldığını, ayrıca ... Bank tarafından haciz işlemlerine girişildiğini, takibe konu borcun tahsil edildiğini, sözleşmelerin ve hesap kat ihtarnamesinin takip ve mahkeme dosyalarına sunulmadığını, faize yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğunu, ödeme emrinde tahsili istenen masraf adı altındaki alacağa ilişkin açıklama bulunmadığını savunarak davanın reddine, %40 icra inkâr tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Diğer davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, hacizler sonucu ... Bank A.Ş.'ye ait tüm alacakların tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu alacağın gerek Fon’a devredildiği tarih gerekse alacağın temliki ile dava açan şirkete temlik edildiği tarih itibarıyla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamış olduğundan zamanaşımı süresi 20 yıl olarak hesaplanması gerekmesine, denetime elverişli bilirkişi ek raporu içeriğinden kredi sözleşmesi uyarınca ödeme yapılmamış olduğundan davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla tahsilde tekerrür olmamak şartıyla davanın davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar ...San. ve Tic. A.Ş ve ... San. Tic. A.Ş.'ye karşı açılan davada verilen karar kesinleşmiş olduğundan o davalılar ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... ve davalı ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava konusu 06.07.1998 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil olarak davalı ...'ün, 13.12.1995 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil olarak davalı ...'ün imzaları bulunmamasına rağmen Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu sözleşmelerden doğan alacak miktarları da hesaba katılmak suretiyle hesaplama yapıldığı anlaşılmakla davalıların kefil olarak imzaları bulunmayan sözleşmelerden sorumlu olmadıkları gözetilerek, ek rapor alınmak suretiyle alacak miktarı yeniden hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V.SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!