YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü talepli davada, ... ibareli marka başvurusunun davacı markalarıyla iltibas tehlikesi ve kötüniyet içermediği gerekçesiyle temyiz itirazlarının reddedilerek alt mahkeme kararlarının onanması.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı vekili tarafından, davalının marka başvurusunun davacıya ait tanınmış markalarla esas unsur ve genel görünüm itibarıyla iltibasa yol açtığı ve başvurunun kötüniyetli olduğu gerekçesiyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile davalı markasının tescil isteminin reddi talep edilmiş; ancak, ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma tehlikesi ve davalının kötüniyetli hareket ettiğine dair somut olgu bulunmadığı gerekçeleriyle davacının iddiaları reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesinin davanın esastan reddi kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2019/... sayılı 03. ve 35. sınıf emtialara ilişkin “...” ibareli marka başvurusunun ilanına itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 3. sınıf emtiaların çıkarıldığını, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, aynı YİDK kararında başvuru sahibinin yaptığı itirazın ise markaların iltibasa yol açacak düzeyde benzer olmadığı gerekçesiyle kabul edildiğini, davalı başvurusunda yer alan “...” ibaresinin müvekkiline ait “...” markası ve bu ibareyi haiz diğer markaları ile esas unsur yönünden benzer olduğunu, “...” ibaresini haiz markalarının yüksek tanınmışlık seviyesine ulaştığını, davalı ... başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve başvurunun tescili isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; karşılaştırılan markaların farklı olduğunu, esas unsurları aynı olmayan markaların ortalama tüketiciler nezdinde de karıştırılmayacağını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, davacının tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetler ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü uyarınca mal ve hizmet benzerliği şartının gerçekleştiği, dava konusu markanın bir bütün halinde "..." kelimesinden oluştuğu, ortalama tüketici kesiminin dava konusu markayı bir bütün halinde "..." olarak algılayacağı, marka içinde yer alan, ancak markanın genel görünümü içinde ayrı ve otonom bir konumu bulunmayan "...-" hecesinden kaynaklı olarak bu markayı davacı markaları ile ilişkilendirmeyeceği, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davalı markasının, davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız yararlanma, onun itibarını lekeleme ya da ayırt ediciliği zedeleme ihtimallerinden birini bünyesinde barındırmadığı, davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olmalarının dava konusu başvuru yönünden tescil engeli oluşturmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığına dair delil sunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.