Davacı belediyeye ait taşınmaza davalı şirket tarafından maden faaliyetleri sonucu elatıldığı ve jeolojik yapının bozulduğu iddiasıyla açılan ecrimisil ile tazminat davasının reddine ilişkin istinaf kararının temyizi.
Özet: Bir belediye, tapusu kendisine ait bir taşınmazın, bir çimento fabrikasının kazı sahasına dahil edilerek ve üzerinden yol geçirilerek doğal yapısının bozulduğunu ve mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia ederek tazminat ve bedel karşılığı tapu iptali-tescil talebiyle dava açmış, ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, bilirkişi raporuna dayanarak dava konusu parselde davalı tarafından fiilen herhangi bir el atma veya kazı yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bunun üzerine davacı belediye, taşınmazın maden imtiyazı verilen sahada kalması ve tapuda bu durumun belirtilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının muhtel edildiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas – █████████ KararİLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas – ████████ KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına kayıtlı ... İlçesi, ... Mahallesi, 7133 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kullanım hakkı muvafakati alınmaksızın kazı sahası içerisine alındığını ve üzerinden yol geçirilip el atılarak kullanıldığını ve bu durumun ... İstimlak Müdürlüğü tarafından tespit edildiğini, imar durumuna göre dava konusu taşınmazın jeolojik sakıncalı alanlar gösteriminde kaldığını, bu nedenle parsele inşaat izni verilemediğini, davalı yanın kazıları sonrasında doğal karakteri korunacak alanda yer alan taşınmazın jeolojik yapısının bozulduğunu ve heyelan sebebiyle jeolojik sakıncalı alan haline gelen taşınmaz sahiplerinin mülkiyet haklarını kullanamadığını, davalı şirket tarafından hafriyat yapılmak ve yol geçirilmek suretiyle kullanılamaz hale getirilen taşınmazın eski hale dönüştürülmesinin çok zor ve zemin bedelinin üzerinde bir bedele mal olacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00 TL taşınmaz bedelinin ve 20.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline ve ödeme sonrasında dava konusu taşınmazların belediye adına tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı belediyenin kayıtlarda malik olarak yer aldığı bu taşınmazı bedelsiz şekilde tahsis ile elde ettiğini, bu taşınmaz için bedel ödemeyen davalı idarenin, öte yandan geri kalan parselleri vatandaşlara bedel karşılığı sattığını, usulsüz ve yasaya aykırı şekilde oluşan bu parsellerin çifte tapulama vb. problemler oluşturmasından dolayı 2000 yılına dek vatandaşların ve de davalı idarenin tapuları üzerinde kısıtlayıcı şerhlerin mevcut olduğunu, dava konusu 6677 parselde bulunan taşınmazın davacı iddialarının aksine müvekkili şirket tarafından kazı sahası içerisine dahil edilmediğini veya üzerinden yol geçirilmediğini, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili şirketin hiçbir müdahalesinin olmadığını, davacının bu yöndeki iddialarının tamamen asılsız olduğunu, davacı belediyenin esasa ilişkin geçerli bir hakkı mevcut olmadığını, olayda zamanaşımı süresinin geçtiğini, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı her ne kadar tapu kütüğünde malik olarak görünse de, bunu sağlayan işlemin hukuken muteber ve geçerli olmadığından davacının kazanılmış bir mülkiyet ve buna bağlı olarak tazminat talep elme hakkı olmadığını, müvekkilinin bu sahalarda maden hakkına dayalı olarak çalıştığını, anılan maden hakkının 1959 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesine dayalı olduğunu ve bu hakkın 1970 yılında tapu siciline tescil edilerek aynı bir hak niteliğini kazandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde davacı adına kayıtlı olduğu, dava konusu parselin davalı ... Çimento Fabrikası Türk A.Ş tarafından malzeme alınarak doğal dokusu bozulan ve şirket tarafından güvenlik teli ile çevrilen hafriyat sahası dışında kaldığı, dava konusu parselin güvenlik telinin yaklaşık 120 metre batısında olduğu ve doğal dokusu bozulmayan alanda kaldığı, davalı tarafından fiilen herhangi bir el atma olmadığının 23.07.2019 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğunun yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın da içinde bulunduğu sahada, 10.12.1959 tarihli ve 4/12517 sayılı kararı ile davalı şirket lehine maden işletme imtiyazı verildiği ve bu karar kapsamında davalı şirketin bu alanda faaliyet gösterdiğinin ileri sürüldüğü, davacı müvekkili dava konusu taşınmazı satın aldığında tapu kaydında bu hususta herhangi bir belirtme veya takyidat bulunmadığını, davacı müvekkilinin mülkiyet hakkının bu şekilde muhtel edildiğini ve İlk Derece Mahkemesi tarafından da davalının savunmalarına itibar edilerek davanın hatalı biçimde reddine karar verildiğini, davalı şirketin yapması gerekenin o alanda bulunan taşınmazların bedelini ödeyerek bu imtiyazı gereğince kamulaştırma işlemi yapmak olduğunu, hiçbir yasa veya kararın anayasal hak olan mülkiyet hakkını ihlal edici nitelik taşıyamayacağını, davalı şirkete verilen imtiyazın bu şekilde kötüye kullanılmasının temel insan haklarına aykırı olup müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davacının tapuda adına kayıtlı taşınmazına davalının haksız olarak el attığı iddiasıyla açılan tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve özellikle kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.