Kooperatif üyesinin teminat olarak verilen boş senedin kötü niyetle doldurulduğu ve bedelsiz olduğu iddiasıyla açtığı menfi tespit davasında ilk derece mahkemesinin ret kararının onanması.
Özet: Davacı, kooperatif üyeliği sırasında davalıya aidat teminatı olarak verdiği boş senedin, davalının yönetimden ayrılmasından sonra husumet nedeniyle kendisine iade edilmeyerek haksız yere doldurulup bankaya verildiğini ve aralarında ticari ilişki bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti, bononun iptali ve kötüniyet tazminatı gibi taleplerle menfi tespit davası açmış; davalı ise bononun nakit borç karşılığı düzenlendiğini savunmuş; ilk derece mahkemesi, davacının senedin bedelsizliğini ispat edemediği gerekçesiyle davayı reddetmiş ve bu karar, temyiz incelemesi sonucunda üst mahkeme tarafından hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddine
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.10.2015 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların uzun yıllar taşıma kooperatifinde birlikte çalıştıklarını, davalının kooperatif yetkilisi olduğu dönemde üye aidatlarının teminatı için üyelerden boş senet aldığını, davalının yönetimden ayrılmasından sonra diğer üyelere bonoları iade ettiğini, bu kapsamda müvekkilince davalıya teslim edilen bononun husumet nedeniyle iade edilmeyip üzeri doldurularak bankaya verildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, bono üzerindeki yazıların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, bonoya dayalı açılacak takibin tedbiren durdurulmasını, bononun iptalini, ödenmek zorunda kalınırsa istirdadını, kötüniyetle takip başlatılması halinde kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; nakten verilen borç karşılığı dava konusu bononun düzenlendiğini, 07.10.2020 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçildiğini savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacının senedin bedelsiz olduğunu ve sonradan aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, %20 oranında inkâr tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!