Ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazdaki muhdesat aidiyetinin tespiti istemiyle açılan davada, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Yargıtay, davacıların muris adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki dükkan ve dairelerin tamamını yurt dışından gönderdikleri parayla inşa ettikleri iddiasıyla açtıkları muhdesat aidiyetinin tespiti davasında, ilk derece mahkemesi ve istinafın tanık beyanları ve deliller doğrultusunda yapının yalnızca belirli katlarının davacılar tarafından inşa edildiği ve fazlasına ilişkin taleplerinin reddedildiği yönündeki kararını hukuka uygun bularak, davacıların tüm yapının kendilerine ait olduğu yönündeki temyiz talebini reddetmiş ve bölge adliye mahkemesinin kısmi kabul ve ret kararını onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 17. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasıyla dava konusu 1494 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan dükkan ve dairelerin davacılar tarafından yurt dışında çalışmak suretiyle elde ettikleri sermaye ile inşa edildiğini ileri sürerek; dükkan ve dairelerin bedellerinin tespiti ile davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; arsa ve binanın tarafların murisi ...'ya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazla ilgini ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre murisin erkek çocuklarının Libya'ya çalışmaya gittikleri, yapının inşasının uzun sürdüğü, davalının eşi ve murisin damadı olan davalı tanığının daha somut, kesinlik ve ayrıntı gösterir beyanlarına göre, dava konusu taşınmazdaki yapının 3. ve 4. katlarının davacılarca inşaa edildiği kesin olarak belirlenmek ve sabit görülmekle davanın bu bölümü yönünden kabulüne fazlaya ilişkin talepler bakımından davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1494 parsel sayılı taşınmazın muris ... adına kayıtlı olduğu, ...'nın 11.06.2001 tarihinde ölümü ile geride mirasçı tarafların kaldığı, dava konusu taşınmazın 1975 yılında tarafların murisi olan ... adına satış yolu ile tescil edildiği, tanık beyanlarında muris ...'in devlet memuru olduğu sabit gelirinin bulunduğu, her ne kadar davacı ... ile diğer davacıların yakın murisi ... Libya'da yaşamış ise de, göndermiş oldukları parayla taşınmazın sadece kendi nam ve hesaplarına yapıldığının ispatlanamadığı, özellikle davalı tanığı ...'nın beyanına göre en üstteki iki katı ... ve ...'ın yaptırdığına dair beyanları da dikkate alındığında, Mahkemece yazılı gerekçe ile verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde;1.Dava konusu binanın tamamının davacı müvekkil ... ile diğer davacılar murisi ... tarafından yapıldığını, davalıların hiçbir emek ve sermaye katkısı bulunmadığını, murisin mahalle cami imamı olup başkaca geliri bulunmadığını,2. ... Belediye Başkanlığı tarafından tutulan tutanaklarda müvekkili davacı ... ile birlikte yine bu yapının yapılmasında emeği olan ... 'nın isminin 1988 tarihli Yapı Tatil Tutanağında yer aldığını,3.Kararın uygulama imkanın olabilmesi için muhdesatların malikleri olan kişilerin pay ve paydalarının ne olacağı, muhdesatın katkısı sonucu yüzdelik olarak hangi oranda ortaklığın giderilmesi satışında pay sahibi olacağının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.