T.C. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı ve haksız fiil tazminatı talepli belirsiz alacak davası.
Özet: Davacı, 23.06.2023 tarihinde davalıya ait aracın dur tabelasına uymayarak kendisine çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında kendi aracında oluşan değer kaybının tazmini amacıyla, araç sahibi, sürücüsü ve trafik sigortacısı davalılardan şimdilik 100 TL belirsiz alacak olarak, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: Esas
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
: 1- -
VEKİLİ
: Av.
DAVALILAR
: 2-
3-
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’un ... plakalı aracın sahibi, davalı ... ise ... plakalı aracın sahibi olduğunu, 23.06.2023 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile, davalı ...'a ait diğer davalı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde davacıya ait araçta maddi hasar meydana gelmiş olduğunu, davacının, ... plakalı aracıyla seyir halinde iken davalılardan ...'ın kontrolündeki ... plaklı aracın kendisine gösterilen dur tabelasına uymayarak davacıya ait araca çarpması neticesinde trafik kazası gerçekleşmiş olduğunu, söz konusu kazanın ardından zararın bir nebze olsun telafisi amacıyla diğer davalı olan ... Sigorta A.Ş.'ne araçta oluşan değer kaybının talebi nedeniyle tarafımızca başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketince yapılan değerlendirme neticesinde taraflarına herhangi bir dönüş yapılmadığını, daha sonra 02.10.2023 tarihinde Arabuluculuğa başvurulsa da 12.10.2023 tarihinde düzenlenen tutanağı göre taraflar arasında herhangi bir anlaşma durumu olmamış olduğunu, davacının söz konusu kaza sebebiyle hiç bir kusuru bulunmadığını, hiç bir kusuru olmamasına rağmen sigorta şirketince ödeme yapılmak istenmediğini, iş bu kaza sonrasında davacıya ait araç hasar görmüş ve hasarsız haline oranla değerinde düşme yaşanmış olduğunu, araç 15 gün serviste kalmış ve bazı parçaları değişmek zorunda kalmış olduğunu, davacının kaza nedeniyle de aracını uzun süre kullanamadığını, davacının hiçbir kusurunun olmadığı bu kaza nedeniyle, davacının aracında parça değişimi, parça onarımı gibi bir takım işlemler yapılmak zorunda kalınmış olduğunu, öte yandan, bu kaza nedeniyle davacının aracında “hasar kaydı” oluşmuş olduğunu, tüm bu durumların davacının aracında değer kaybı meydana getirdiğini, kaza nedeniyle, davacının aracının aktüel değeri, aynı marka ve modeldeki ve aynı koşullardaki araçlara kıyasen düşmüş olduğunu, bu değer kaybında davacının herhangi bir etkisi ya da kusuru olmadığı gibi, davacının bu kayba katlanması da beklenemeyeceğini, dolayısıyla davacının aracında oluşan bu değer kaybının davalı taraflarca tazmini gerekmekte olduğunu, Yargıtay kararlarında da değer kaybı zararları için sigorta şirketlerinin trafik sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı kararı verilmiş olduğunu, (Yargıtay 4. HD ██████████ E. Sayılı Kararı- Yargıtay 19.HD ████████ E. Sayılı Kararı- Yargıtay 17. HD █████████ E. Sayılı 05.04.2010 Tarihli Kararı) dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç sahibi olan davalı ... KTK’nun m. 3’e göre araç işleten sıfatına haiz olduğunu, aynı Kanunun m. 85 hükmüne göre, araç işletenler, aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu kabul edilmiş olduğunu, davacının aracında meydana gelen değer kaybının miktarının belirlenebilmesi ancak tüm delillerin toplanıp bilirkişinin incelenmesi neticesinde mümkün olduğunu, bu nedenle, başvuru sırasında değer kaybının miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından işbu başvuruyu belirsiz alacak davası niteliğinde ikame etmek zarureti hasıl olmuş olduğunu, ayrıca davalılardan ... ve ... Türk vatandaşı olmayıp taraflarınca adreslerine ulaşma imkanı söz konusu olmadığından ilgili yerlere mahkemece müzekkere yazılarak tebligata yarar adreslerinin bulunmasını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kusur durumunun tespitinin ardından uzman bilirkişilerce yapılacak hesaplama neticesinde belirlenecek tutarda bedeli artırmak ve harcını tamamlamak üzere şimdilik tüm davalılardan değer kaybı olarak 100 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirtmiş oldukları sorumluluklar oranında tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ettiklerini belirterek, davanın kabulü ile 23.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL tutarında belirsiz alacak niteliğindeki değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile █████/2022 - █████/2023 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 120.000,00-TL olduğunu, Poliçe limitini bildirmenin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, zira davacıya ait ... plakalı araç çekme/hurda belgeli olup, çekme belgeli araçlar için değer kaybı talep edilemeyeceğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartı sağlanmadığını, davanın yeterli başvuru yapılmadığı gözetilerek ktk md.97 gereği reddini talep ettiklerini, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, zorunlu trafik sigortası bir tür sorumluluk sigortası olup zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararlar işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda 3. Kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işleteninin sorumlu bulunması gerektiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin █████/2001 Tarih ve █████████ E.-█████████ K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere zorunlu trafik sigortası kapsamında bir zararın ortaya çıkması ve sigortacının sorumluluğunun doğması bakımından araç işleteninde sürücünün kusuru şart olduğunu, aksi taktirde ortaya çıkacak kusursuzluk hallerinden tazminat ödeme yükümlülüğü de ortadan kalkacağından bahisle kusur hususunun herhangi bir şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti zaruri olduğunu, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığını, ayrıca ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunu esas alarak hüküm kurmak, Yargıtay tarafından hükmün eksik inceleme ürünü olarak değerlendirilmesine sebebiyet vermekte olduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerekmekte olduğunu, çekme/hurda belgeli araç için değer kaybı talep edilebilmesi mümkün olmadığını, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu madde 92'de zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminat dışında kalan hususlar belirtilmiş olduğunu, mezkur kanun hükmünün l) bendi "(Ek:9/6/2021-███████ md.) Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri'' şeklinde düzenlenmiş olduğunu, ilgili kanun hükmü uyarınca trafikten çekme veya hurdaya çıkarılan araçların Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasının teminat dışında olduğu açıkça belirtildiğini, huzurdaki davada davalı şirket; trafik kazasına konu davacının ... plakalı aracı için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi(www.sbm.org.tr) üzerinden değer kaybının belirlenebilmesi için ekspertiz raporu talebinde bulunmuş olduğunu, SBM tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda; aracın geçmiş hasar bilgileri bölümünde Çekme/Hurda Bedelli İşlem gördüğü tespit edilmiş olduğunu, dolayısıyla çekme belgesi(hurda) almış araç için değer kaybı talep edilemeyecek olduğundan huzurdaki davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerekmekte olduğunu, davalı şirketin yaptığı tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu, davalı şirket tarafından değer kaybına ilişkin davacıya hasar onarım bedeline ilişkin davacı ve tedarik firmalarına 26.150,39 TL ödenmiş olduğunu, hiçbir şekilde davayı kabul etmemekle birlikte mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki poliçe teminat limiti olan 120.000 TL'den mahsup edilmesi gerekmekte olduğunu, somut olayda dava konusu aracın kazadan önceki halinin değerli/orijinal/kazaya uğramadığı/değişeni olmadığına ilişkin herhangi bir delil dosyada mevcut olmadığını, değer kaybına konu araç modeli ve kilometresi dikkate alındığında bu durumdaki aracın değişmeyen parçası, boyalı olmayan yanı olamayacağı bir karine olarak kabul edilmesi gerektiğini, aracın daha önce hasarı olup olmadığına ilişkin tramer kayıtları incelenmesi gerektiğini ancak bilindiği üzere, aracı hasara uğrayan kişiler, hem kasko poliçelerindeki hasarsızlık indirimini bozmamak hem de tramer kayıtlarına girmemek için harici olarak bazı kayıtsız tamirhanelerde onarım yoluna gitmek yolunu seçmekte olduğunu, hal böyle olunca, somut olayda da sadece tramer kayıtlarıyla yetinilmeyip dava konusu olaydan önceki hasar sebeplerinin araştırılarak somut olay dışında meydana gelmiş kazalara ilişkin zararların da işbu tazminatın konusu olmasına izin verilmemesi gerekmekte olduğunu, itirazları baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerekmekte olduğunu, karayolları trafik kanunu’nun 99. maddesi ve yerleşmiş Yargıtay kararları gereğince, yeterli ve gerekli belgelerin eklenmesi sureti ile şirkete müracaat tarihinden öncesinde şirketin temerrüdü söz konusu olmamakta olduğunu, Sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü belgelerin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde, böyle bir başvuru olmadığı takdirde dava tarihinde muaccel hale geldiğinden bu tarihlerden öncesi için faiz sorumlulukları da bulunmadığını, aynı zamanda dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ███████-73 E. ve ████████ K. sayılı ve 17.02.1999 tarihli kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini belirterek; davacının davasının reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Davalılar ... ile ... cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, 23.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ve davalıların bu zarar talebinden sorumlu olup olmadıkları hususlarına ilişkindir.
Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi Müdürlüğüne, Trafik Tescil Müdürlüğüne, davalı sigorta şirketine, Emniyet Müdürlüğüne ve Noterliğe yazılan müzekkerelere cevap verildiği, ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davacı tarafça 23.06.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı meydana geldiği belirtilerek davalılar hakkında tazminat davası açılmış ise de, davacının zararının tespiti için verilen ara kararlar gereğince davacı tarafın keşif ve bilirkişi ücretlerini ödemediği, bu hali ile bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının kendisine ihtar edilmesi de dikkate alındığında davacının davasını ve zararını ispat edemediği görülmüş ve ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 345,55-TL'nin davacından alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca taktir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!