Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, marka benzerliği ve kötüniyet iddialarıyla YIDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebini içeren temyizi reddetti.
Özet: Bir şirket, kendi tescilli "...", "..." markalarıyla karıştırılma ihtimali bulunan ve itibarlarına zarar vereceği iddiasıyla, başka bir şirketin tescil başvurusunda bulunduğu "..." ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve ilgili idari kararın iptalini talep etmiş; ancak mahkeme, markalar arasında mal ve hizmet benzerliği bulunmadığı, dolayısıyla iltibas tehlikesi oluşmadığı ve kötüniyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının talebini reddetmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın reddi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2014/..., 2014/... sayılı "...", "..." ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/... kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın kısmen reddine karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa dava konusu markanın kısmen tesciline karar verilen emtia yönünden taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, söz konusu tescilin müvekkilinin markalarının itibarına zarar vereceğini, müvekkilinin ... ibareli marka üzerinde üstün ve mutlak hak sahibi olduğunu, markanın tanınmışlık kazandığını, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2020-M-1453 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/... başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka başvurusunun kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, ancak kalan hizmetlerle ilgili böyle bir benzerlik durumunun söz konusu olmadığını, davacının söz konusu ... ibaresini Türkiye’de kesintisiz ve süreklilik arz eder biçimde, ticari etki oluşturacak şekilde ve başvurunun tescilini engelleyecek mahiyette bir markasal kullanımı ispatlayamadığını, kötüniyetin somut deliller ile ispat edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; markalar arasında benzerlik olmadığını ve benzer alıcı kitlesine hitap etmediğini, davalı şirketin ticaret siciline kayıt tarihinin 2015 yılı Kasım ayı olduğu gerçeği karşısında davalının davacının markasını taklit etmesinden söz edilemeyeceğini, davalı şirket ile davacının iştigal alanları, faaliyetleri, hitap ettikleri kesim ve hedef tüketicileri, son kullanıcılarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacının markasının aktif ve yoğun kullanılarak davalı şirket markasının tescilini engelleyecek mahiyette bir markasal kullanımının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şirketin marka başvurusunun “...” ibareli, davacının itirazına mesnet markalarının "...", "..." ibareli olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmünün uygulanabilmesi için karşılaştırılan markaların kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği şartının gerçekleşmesi gerektiği, davaya konu olan markanın başvuru kapsamında yer alan mallarının davacının itirazın mesnet olan markalarının tescil kapsamlarında yer almadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamlarındaki mallar ile davalının başvurusuna konu markanın kapsamındaki emtia arasında ikame veya bir ilişki bulunmadığı, bu nedenle de SMK'nın 6/1 hükmü koşulların oluşmadığı, diğer yandan somut uyuşmazlık açısından emsal alınabilecek nitelikte bulunan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.06.2022 tarih ve ████████ E., █████████ K. sayılı kararında, "..." ibareli marka ile "..." ibareli marka arasında benzerlik bulunmadığının belirlendiği, ayrıca davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin somut ispatın sağlanamadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığı için somut olay açısından da tanınmışlık hususunun tartışılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasına karşın temyiz edenin haksız çıkmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!