Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda aleniyet unsuru oluşmadığından TCK 125/4ün hatalı uygulanmasıyla verilen fazla cezanın düzeltilerek mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verdi.
Özet: Hakaret suçundan ilk derece mahkemesince mahkumiyet kararı verilip bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından, temyiz incelemesinde sanığın eyleminin usulüne uygun şekilde sabit olduğu ve suç nitelendirmesinin doğru olduğu tespit edilmekle birlikte, paylaşımın sadece arkadaş çevresiyle sınırlı olması nedeniyle aleniyet unsurunun oluşmadığı ve bu sebeple 5237 sayılı Kanunun 125/4. maddesinin uygulanmasının fazla ceza tayinine neden olduğu belirlenerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının anılan fazla ceza uygulaması yönünden bozulmasına ve yargılamayı gerektirmeyen bu hususta hükmün düzeltilerek sanığın hapis cezasının 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇHakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, paylaşımın eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin tatbik edilmediğine, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmasına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.III. GEREKÇESanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Sanığın, ... hesabında yapmış olduğu suça konu paylaşımda, sadece arkadaşları tarafından görülebilir işareti bulunması nedeniyle eylemin alenen gerçekleşmediği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini" hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca, mahkumiyet hükmünden 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin tatbikine dair kısmın çıkarılması ve uygulamaya göre de sonuç hapis cezasının "1 yıl" olarak belirlenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.09.2025 tarihinde karar verildi.