Tazminat davasında, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle hem asıl hem de katılma yoluyla temyiz dilekçelerinin reddine ilişkin karar.
Özet: Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kararı bölge adliye mahkemesince manevi tazminatlar yönünden azaltılarak düzeltildikten sonra, her iki tarafın temyiz başvuruları Yargıtay tarafından incelenmiş, ancak hükmedilen bireysel tazminat miktarlarının yasal kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle kararın temyiz kabiliyeti olmadığı ve katılma yoluyla yapılan temyiz de asıl temyize bağlı olduğundan, tüm temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Yenişehir 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 16.016,29 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 18.488,95 TL maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... ve ... için 35.000,00 TL ve diğer davacılar .., ... ve ... için ayrı ayrı 20.00,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.Kararın davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... için 16.016,29 TL (hükme esas alınan hesaplama 68.283,56 TL) maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacı ... için 18.488,95 TL (hükme esas alınan hesaplama 84.656,2 TL) maddi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile; davacı ... ve ... için 30.000,00 TL ve diğer davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 15.0.00,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... 'tan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili ile katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre; davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup hüküm altına alınan ve temyiz edilen miktar ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davalı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. Asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (HMK m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir (HMK. m.366, 348/2).Davacı taraf kararın kendisine tebliği üzerine süresinde temyiz isteminde bulunmayıp davalının temyizine katılmak suretiyle temyiz dilekçesi vermiştir. Davalı vekilinin temyiz talebi miktardan reddedildiğinden usulüne uygun temyizin varlığından söz edilemeyeceğine göre, katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekilinin de 6100 sayılı HMK’nun 348 inci maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2. Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ve davalılar ... ile ...'a iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.