Marka iltibası ve kullanılmama gerekçeleriyle tescil hükümsüzlüğü ile iptali taleplerini ele alan şirketler arası fikri haklar davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir tarafın mevcut markalarıyla iltibas yarattığı iddiasıyla diğer tarafın marka tescilinin hükümsüzlüğünü talep ettiği asıl dava ile diğer tarafın bazı markalarının ciddi şekilde kullanılmadığı gerekçesiyle iptalini istediği birleşen davayı konu almakta; ilk derece mahkemesi birleşen davada davalının bazı markalarının ciddi kullanım koşullarını sağlamadığına karar vererek iptaline hükmetmiş, asıl davada ise davacının benzerlik iddiasıyla davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmesinin mümkün olmadığına kanaat getirmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin esas yönünden red kararı temyiz başvurusu üzerine Yüksek Mahkemece incelenmektedir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, ███████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; "..." esas unsurlu birçok markanın, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde, müvekkili adına tescili bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markaları ile açıkça iltibas yaratacak şekilde "..." ibareli markanın 07, 08, 11... . sınıflarda 2012/... sayı ile davalı adına tescilli olduğunu, davalının adına önceki tarihlerde tescil edilmiş olan markaların varlığının, dava konusu markanın müvekkiline ait markalar ile benzer olmadığı sonucunu doğurmayacağını, müvekkilinin tescilli markaları ile davalının tescilli markasının emtia bazında da benzerlik arz ettiğini, davalının bu marka tescilinin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2012/... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dosyasının dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 21. sınıfta "..." esas unsurlu marka tescillerinin sahibi olduğunu, davalının ise 24. sınıf ev tekstili açısından "..." ibareli markalarının bulunduğunu, davalının müvekkilinin başvurularına itiraz ettiğini ve aralarında altmışa yakın dava bulunduğunu, davalı adına tescilli .... tescil nolu "... ibareli markaların davalı tarafından ciddi şekilde kullanılmadığını ileri sürerek bu markaların kullanılmama nedeniyle iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." markası ile 1960 yılından bu yana mutfak ve ev eşyaları sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde adına tescilli birçok markasının bulunduğunu, müvekkiline ait marka tescili ile davacının dayanak markaları arasında iltibasın söz konusu olmadığını, bununla birlikte davacıya ait markalar ile müvekkilinin marka tescilinin aynı emtiaları da içermediğini, müvekkilinin uzun süreli kullanımı nedeniyle züccaciye alanında "..." ibaresi için üstün bir hakkı bulunduğunu ve önceki marka tescilleri nedeniyle "..." ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, davacı tarafın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen dava dosyasında davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu markaları dava dışı şirketten devir aldığını ve o tarihten beri kullanarak, tüketiciler nezdinde belirli bir ayırt edicilik seviyesine ulaştırdığını, davacının iddialarının haksız ve dayanıksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, birleşen davada, davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, 2009/... tescil numaralı "..." ibareli marka yönünden, markanın tescilli olduğu 7. sınıfta “Doğrama için kullanılan elektrikli aletler, Elektrikli süpürgeler” ve 11. sınıfta “Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan (kişisel bakım amaçlı olanlar dahil) elektrikle çalışan aletler, makineler ve cihazlar” emtialarındaki davalı kullanımlarının yıllık ciro üzerindeki payının çok düşük olduğu, tespit edilen kullanımların ciddi kullanım olarak kabul edilemeyeceği, .... tescil numaralı markalar yönünden, birleşen dava tarihinden önceki dönemde kullanımının bulunmadığı, bu nedenlerle, birleşen davalı ... adına tescilli olan... tescil sayılı markaların kullanmama sebebiyle iptalleri koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varıldığı, asıl davada, asıl davacı ...'in,
işbu markalara dayanarak benzerlik sebebiyle asıl davalının ... numaralı markasının hükümsüzlüğünü talep etmesinin mümkün bulunmadığı, asıl davada, asıl davalının 2012/... tescil numaralı “...” ibareli markası bakımından, önceki tarihli marka tescilleri sebebiyle 8. sınıfta “Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar,
bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri. Kesici ve dürtücü silahlar. Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (motorsuz) aletler” ve 21. sınıfta “Bu sınıfa dâhil elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri, çamaşır mandalları, kap-kacak, vazolar (değerli metalden olanlar dahil)” emtiaları yönünden müktesep hakka sahip olduğu, asıl davada, asıl davalı markasının 11. sınıfta yer alan “Aydınlatma cihazları” bakımından, asıl davacı markasında yer alan ev dekorasyonu ürünlerini kapsayan 35. sınıfa dahil olan 20. sınıf emtiaları ve direkt olarak 20. sınıfta tescilli davacı markaları olan 2012/... sayılı, 2005/... sayılı ve 2010/... sayılı markaları ile benzer olduğu, “aydınlatma cihazlarının” asıl davalı adına tescilli mutfak gereçlerinden ziyade asıl davacı adına tescilli ev
dekorasyonu emtialarına daha yakın olduğu, ilgili ürünlerde bahse konu markalar ile yapılacak olan kullanımların nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, bu nedenle davalının 2012/... tescil numaralı markasının 11. sınıfta yer alan “Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri)” emtiaları bakımından hükümsüzlük şartlarının oluştuğu, asıl davalının tescilinden kötüniyetinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2012/... tescil numaralı markanın tescilli olduğu 11. sınıftaki "aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri)" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne, sair emtia ve hizmetler yönünden talebin reddine, birleşen dava yönünden ise birleşen davanın kabulüne, davalı adına tescilli ... tescil numaralı markaların kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, asıl davalı adına tescilli 2012/... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, birleşen dava ise, birleşen davalı adına tescilli ... tescil numaralı "... ibareli markaların kullanmama nedeniyle iptali ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!