Danıştay 7. Daire, kamu alacağı nedeniyle ortağa tebliğ edilen ödeme emrinin iptali davasında tebligat usulü ve dava süresi başlangıcı sorunu.
Özet: Danıştay, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemli davada, davacının MERNİS adresine yapılan tebligatta, ilk tebliğ girişiminden sonra Vergi Usul Kanununun öngördüğü "münasip süre" beklenmeksizin ikinci tebliğ girişiminin yapılması ve kapıya yapıştırılarak tebliğin tamamlanması işleminin usulüne uygun olmadığına, bu nedenle dava açma süresinin başlamadığına karar vererek, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin süre aşımı gerekçesiyle davayı reddeden kararlarını bozmuş, uyuşmazlığın esasının incelenmesini sağlamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Bakanlığı adına... Gümrük MüdürlüğüVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... Oto Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı 23 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesinden kaynaklanan kamu alacağının şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca tahsili amacıyla davacı adına, ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen amme alacaklarının tahsili amacıyla ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin tebliği aşamasında, davacının MERNİS adresi olan "... Mahallesi, ... Sokak, No:... Daire:... Kadıköy/İstanbul" adresine ilk kez █████/2022 tarihinde gidildiğinde adresin kapalı olduğu tespit edilerek tebliğ zarfının mercine iade edildiği, █████/2022 tarihinde adrese ikinci kez gidildiğinde aynı durumun tespit edilmesi üzerine, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin 5. fıkrasında yer alan usule uygun olarak tebligat pusulası kapıya yapıştırılmak suretiyle anılan tarihten itibaren onbeşinci gün olan █████/2022 tarihinde tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında, bu tarihten itibaren onbeş günlük yasal dava süresi geçtikten sonra █████/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Adreste bulunmadıklarına dair beyanın, komşu vb. kimseler nezdinde tespit edilmediği, yapılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na aykırı olduğu, uyuşmazlık konusu dönemde asıl borçlu şirketin ortağı olmadıkları ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Olayda; dava konusu ödeme emrinin davacının adres kayıt sistemindeki adresine iki kez tebliğe çıkarıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14. ve 102. maddeleri uyarınca iki tebligat arasında münasip süre beklenmeksizin yapılan 2. tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşılmış olup, dava açma süresinin başladığından bahsedilemeyeceğinden, davanın süre aşımı sebebiyle reddine dair karara yönelik istinaf başvurusunun reddinde yargılama hukukuna uyarlık bulunmadığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:... Oto Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı 23 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesinden kaynaklanan kamu alacağının şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesi uyarınca tahsili amacıyla davacı adına, ortak sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu Kanun'da yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni ve İdari Süreler" başlıklı 14. maddesinde, vergi muamelelerinde sürelerin vergi kanunları ile belli edildiği, Kanun'da açıkça yazılı olmayan hallerde 15 günden aşağı olmamak şartıyla bu süreyi, tebliği yapacak olan idarenin belirleyeceği, 7061 sayılı Kanun'un 17. maddesiyle değişik ve █████/2018 tarihinden itibaren yürürlükte olan "Tebliğ Evrakının Teslimi" başlıklı 102. maddesinde ise, bu Kanun'un 101. maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese (MERNİS) tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne ve anılan maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda verilen yetkiye istinaden Maliye Bakanlığınca çıkarılan 485 sıra no'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin ekinde de, 213 sayılı Kanun'un 102. maddesinde kapıya yapıştırılacağı belirtilen tebligat pusulası örneğine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Olayda; dava konusu ödeme emrinin davacının adres kayıt sistemindeki adresine iki kez tebliğe çıkarıldığı, ilk tebliğe çıkarıldığı █████/2022 tarihinde tebliğ alındısına "adresin kapalı olması sebebiyle tebligat çıkaran mercie iadesine" şerhi düşülerek, görevli memur tarafından imzalanarak tebliğ evrakının çıkış merciine iade edildiği, aynı adrese █████/2022 tarihinde 2. defa gidildiği, idarede bulunan ve dosyaya sunulan tebligat pusulası örneğine ilişkin evrakta "adresin kapalı olması sebebiyle, tebligatın gönderildiği idareden alınabileceğine dair düzenlenen pusula muhatabın kapısına yapıştırılarak tebligat çıkaran mercie gönderildiği" şerhinin görevli memur tarafından imzalandığı, iki tebligat arasında beklenilen sürenin (13 gün), 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 14. ve 102. maddeleri uyarınca makul kabul edilemeyeceği, münasip süre beklenmeksizin 2. kez yapılan tebligat üzerine, dava konusu ödeme emirlerinin █████/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması ve bu tarih itibarıyla dava açma süresinin başlatılmasında yasal isabet bulunmamıştır.Bu bakımdan, usulsüz yapılan tebligat nedeniyle, davacının, ödeme emirlerine █████/2022 tarihinde muttali olduğu ve süresinde dava konusu yapıldığının anlaşılması karşısında, davalı idarenin █████/2022 tarihli savunma dilekçesi davacıya tebliğ edilmediğinden, dosyanın tekemmülünün tamamlanarak uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere, davanın süre aşımı sebebiyle reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Temyiz isteminin kabulüne,2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.