Boş olarak verilen çeklerin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasıyla açılan bedelsizlik davasında yazılı delil eksikliği nedeniyle davanın esastan reddi.
Özet: Davacının, çocukluk arkadaşına gayrimenkul projesi ortaklığı için imzalayıp boş olarak verdiği çeklerin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve kötüniyetle tedavüle sokulduğu iddiasıyla davalılara borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince, davacının bu iddialarını yazılı delille ispatlayamadığı ve çekleri iktisap edenlerin kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkilinin çocukluk arkadaşı olduğunu, bu davalının, davalı şirketin başladığı gayrimenkul projesinden taşınmaz alarak yatırım yapmak konusunda davacıya ortaklık teklif ettiğini, davacının bu teklifi kabul ederek davalı ...'a ödemeler yaptığını, ancak taşınmazın yüksek maliyetine bir başka ortak almak gerektiği gerekçesiyle davalı ...'ın davalı şirketle ve başka kişilerle gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi akdettiğini, ayrıca davalı ...'ın müvekkilinden davalı şirkete verilmek üzere 5 adet imzalı boş çek yaprağı istemesinin üzerine müvekkilinin dava konusu 5 adet çek yaprağını imzalayarak davalı ...'a verdiğini, ancak çeklerin anlaşmaya aykırı doldurularak bir kısmının takibe konu edildiğini, tüm taleplerine rağmen çeklerin müvekkiline teslim edilmediğini, davacının, davalı şirketin tabelasının dahi olmadığını görünce dolandırıldığını anladığını, tüm davalıların ortaklaşa hareket ederek müvekkilini dolandırdığını, hamillerin de kötüniyetli hareket ettiğini, davacının cirantalarla hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını ileri sürerek müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bir çek ile ilgili işlem yaptığını, diğer çeklerle ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, iyi niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bir kısım çeklerle ilgisinin bulunmadığını, davacının dava konusu çeklere ilişkin imza itirazının olmadığı göz önüne alındığında, keşideci ile lehtar arasında olan kişisel def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, bununla beraber davacının iddialarının hiçbir somut delile dayanmadığını, davacının bedelsizlik iddiasının ancak kesin delille ispatedebileceğini, davacının basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, müvekkilinin somut olayda iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, çeklerin hukuken çek vasfı taşıdığını, müvekkilinin çeklerin bedelsizliğini bilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.3.Davalı şirket vekili cevap dilekçesi sunmamış olup, beyanında, davalı ... ve davacının, davalı şirketin ofisine gelerek ortak olduklarını beyan ettiklerini, aynı gün kendileriyle 3 milyon TL bedel ile bir dükkanın satışı konusunda anlaşıldığını, o dönem müvekkile ait ... isimli projenin ortağı olan diğer davalılar ortaklıktan çıkmak istedikleri için bu proje ortaklığının kendilerine teklif edildiğini, bu kişilerin, çıkmak isteyen ortakların ödemelerini de yapacaklarını beyan ettiklerini, ancak taahhüt edilen edimlerin yerine getirilmediğini, süre geçmesine rağmen ortaklığa para koyulmadığını, müvekkilinin, ortak olan diğer davalıların baskısına maruz kaldığını, davalı ... tarafından verilen çeklerin ise karşılıksız çıktığını, bu nedenle bu çeklerin davalı ... tarafından cirolanarak diğer davalılara teslim edildiğini, çek bedelleri ödenmeyince takiplerin başladığını ve davalı şirketin mağdur olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.4.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, beyanlarında davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 5 adet çeki boş olarak imzalayıp ...’a verdiği, bu çeklerin üzerilerinin doldurularak lehtar kısmına davalı şirketin yazıldığı, bu şirket tarafından da çekin ...’a cirolandığı, ...’ın bu beş çekten dördünü ...’a, birine de ...’ya ciroladığı, bir kısım çeklerin takibe konu edildiği, davacının imzalarını inkar etmediği çekleri boş olarak ...’a verdiği yönündeki iddiasının davalı ... tarafından da doğrulandığı, davacının, çekleri ... İnşaat projesinde ...’a ortak olmak için boş olarak verdiğini iddia ettiği, ortaklık koşullarının belli olmadığı, dosya içinde mübrez protokolde davacının taraf sıfatının bulunmadığı, boş çekin anlaşmanın aksine doldurularak tedavüle sokulduğunu ileri süren keşidecinin bunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, davacının, davalı ...’ın anlaşmaya aykırı şekilde çekleri doldurduğunu ispatlar mahiyette yazılı bir delilinin bulunmadığı, çeklerin lehtarı olan davalı şirketin bu çeklerin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu bildiği ve çekleri kötüniyetle iktisap ettiğinin ispatlanmadığı, davalı şirketin defterlerinde çeklerin kayıtlı olmadığı ve davacıdan alacaklı görünmediği, hamillerin alacaklı olmadıklarını bildikleri halde kötüniyetle takibe giriştiklerinin de ispatlanmadığı, takiplerin durmadığı gerekçesiyle davanın, tüm davalılar yönünden ayrı ayrı reddine, kötüniyet tazminatı verilmesine yer olmadığında karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, davacının imzaladığı dava konusu beş adet çekin anlaşmaya aykırı doldurularak tedavüle sokulduğu iddiasına dayalı menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.