Yargıtay 11. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda temyiz eden katılan vekilinin mağdur sıfatı yokluğu nedeniyle temyiz isteğini reddederken, resmi belgede sahtecilik suçunda zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararını onadı.
Özet: Sanığın, kendi fotoğrafı bulunan ancak başkasının kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanını kullanarak çalıştığı iş yerinde bir müşteriden telefon çalması eylemiyle ilgili hırsızlık suçunda, temyiz eden kişinin doğrudan zarar gören sıfatını taşımaması nedeniyle temyiz talebi reddedilmiş; kullandığı sahte kimlikten kaynaklanan resmi belgede sahtecilik suçunda ise, önceki mahkumiyet hükmünden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek, mahkemenin düşme kararının yerinde olduğu kabul edilerek katılan vekilinin temyiz itirazları reddedilip hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: DüşmeTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi ret, kısmi onamaİstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.05.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:I. Hırsızlık Suçu YönündenSanığın, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak katılan ...'ün kimlik bilgilerini ihtiva eden nüfus cüzdanını kullanarak kendisini ... olarak tanıtıp garson olarak çalışmaya başladığı iş yerine müşteri olarak gelen katılan ...'dan, telefon görüşmesi yapmak bahanesiyle aldığı cep telefonunu katılan ...'a iade etmediği olayda, hırsızlık suçunun doğrudan zarar göreninin temyiz dışı katılan ... olduğu, katılan ...'ün bu suçun zarar göreni sıfatını taşımadığı, bu itibarla 5271 sayılı CMK'nın 237/1 maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı ve aynı Kanun’un 260/1 maddesi gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı; hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1 maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin bu suça yönelik temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu YönündenYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı TCK’nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, bozma öncesi verilen 02.03.2016 tarihli mahkûmiyet hükmü olduğu, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, kesen son sebep tarihinden inceleme konusu hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının dolduğu, Mahkemece zamanaşımı nedeniyle düşme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.