Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve kimlik kullanma suçlarında istinaf yolu tespiti ile zamanaşımı nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozarak davanın düşmesine hükmetti.
Özet: Yüksek mahkeme, bir sanık hakkında verilen kimlik bilgilerinin kullanılması ve hırsızlık mahkumiyetine ilişkin kararın, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verildiği için istinaf yoluyla incelenmesi gerektiğine hükmederek dosyayı yetkili bölge adliye mahkemesine göndermiş; diğer sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararında ise, suçun kanunda öngörülen sekiz yıllık zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan sorgu tarihinden (08.09.2016) hüküm tarihine (17.12.2024) kadar dolduğunu tespit ederek, yerel mahkemenin kararını bozmuş ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılmasıHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İade, düşmeI- Sanık ... yönünden temyiz isteminin incelenmesinde5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-███████ md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve hırsızlık suçları yönünden 01.04.2016 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve bu dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve öncesinde temyiz incelenmesinden geçmediği, Mahkemenin 17.12.2024 tarihli hükmünün Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, esası incelenmeyen dosyanın mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden temyiz isteminin incelenmesindeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımını, süresinin zamanaşımını en son kesen işlem sanık ...'ın sorgu tarihi olan 08.09.2016 tarihinden itibaren 17.12.2024 mahkûmiyet tarihine kadar geçtiği gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.