Danıştay 3. Dairesi, kasa nakit fazlasının ortaklara faizsiz kullandırılmasıyla oluşan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı iddiasına dayalı vergi ve ceza tarhiyatına karşı açılan davada vergi dairesinin temyiz istemini reddetti.
Özet: Danıştay, bir şirketin kasasındaki fazla nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırarak örtülü kazanç dağıtımı yaptığı iddiasıyla uygulanan kurumlar vergisi ve vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada, davalı vergi dairesinin bu konudaki temyiz başvurusunu reddederek, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin, idarenin somut tespitler yapmaksızın tarhiyatın hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle cezalı vergileri kaldırma yönündeki kararlarını onamıştır.
Danıştay 3. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı adına, ihtiyacının üzerindeki kasa nakit fazlasını ortaklarına faizsiz kullandırmak suretiyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporlarına dayanılarak 2018 yılı için re’sen salınan kurumlar vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan geçici vergi ile Ocak-Mart ve Nisan-Haziran dönemi geçici vergiler üzerinden bir kat, kurumlar vergisi ile Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemi geçici vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uyarınca artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Davalı idarece, davacı şirket ve borç verildiği iddia edilen ortaklar nezdinde gerekli araştırma ve inceleme gerçekleştirilmek suretiyle geçmiş döneme ait kasada bulunan fazla nakdin ortaklara borç verildiği ve bu borca karşılık faiz geliri elde edildiği hususu somut tespitlerle ortaya konulmaksızın yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile şirketin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğu sabit olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY
:
Davacı adına, 2018 hesap döneminde “100-Kasa Hesabı”nda izlenen yüksek tutarda ihtiyaç fazlası nakit paranın ortaklara karşılıksız kullandırarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında bulunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2018 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi, geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu hüküm altına alınmıştır.
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'un 13. maddesinde, kurumlar, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit ettikleri bedel veya fiyat üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunursa, kazancın tamamen veya kısmen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı kurala bağlanmıştır. Kurumların kendi ortakları da ilişkili kişi olarak ifade edilmiştir.
Amacı, ilişkili kişilerin aralarında yaptıkları mal veya hizmet alım ya da satım işlemlerinde fiyat veya bedeli emsallerinden farklı tespit etmek suretiyle vergi matrahını aşındırmalarını ve bu suretle kurum kazancının vergilendirilmeden ortaklara veya diğer ilişkili kişilere aktarılmasını önlemek olan transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımında, ödünç para alınmasının ve verilmesinin de mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirileceği kuralda belirtilmiştir.
Bakılmakta olan davada, vergi inceleme raporu ile kurumun, "100-Kasa Hesabı" hareketleri incelenerek her bir gün itibarıyla kasada bulunan yüksek nakit tutarları tespit edilmiş; şirket yetkilisinin ifadesi doğrultusunda günlük ortalama nakit ihtiyacının ne olduğu belirlenerek (50.000,00.-TL) bunu aşan kasa hesabında kalan tutarların ortaklara faizsiz şekilde örtülü kazanç olarak dağıtıldığı sonucuna varılmış ve T.C. Merkez Bankası reeskont faiz oranı dikkate alınarak adatlandırma neticesinde hesaplanan faiz gelirinin kazanca eklenmesi suretiyle bulunan matrah farkı üzerinden dava konusu cezalı tarhiyat yapılmıştır.
Davada uygulanacak ilgili yasa kuralları ile davacı hakkında düzenlenen rapordaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirket yetkilisinin delil niteliğini haiz beyanıyla da sabit olan günlük ihtiyacın üzerinde kasada yer alan nakdin atıl tutulması, iktisadi ve ticari icaplara uygun düşmediğinden; kasada yer alan nakit fazlalığının ortaklara kullandırılmadığının ispatının davacıya düştüğünün kabulü gerekir. Dolayısıyla davacının aksi yönde herhangi bir delil sunamadığı göz önünde bulundurulduğunda, nakit fazlalığının ortaklara kullandırıldığının kabulü ile yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediği, Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.
XX)- KARŞI OY
:
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerden, davacı şirketin günlük ihtiyacı aşan tutarda kasasında bulundurduğu paranın ortaklara kullandırılarak transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yaptığı anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!