Ticari İlişkiden Doğan Cari Hesap Alacağı İtirazının İptali Davasında, Eksik ve Ayıplı İfa ile Likit Olmayan Alacak İddialarının Mahkemece Değerlendirilmesi.
Özet: Bu dava, davacının ticari ilişkiden kaynaklanan 143.482,60 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalı şirketin haksız itirazının iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talebini konu alırken; davalı ise davacının alt taşeron olarak üstlendiği elektrik işlerini eksik ve ayıplı ifa ettiğini, faturaların iptal edildiğini, davacının alacağının likit olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmekte olup, uyuşmazlık taraflar arasındaki edimlerin yerine getirilip getirilmediği ve ayıplı ifa olup olmadığı noktasında yoğunlaşmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; özetle; Davalı borçlu şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden ortaya çıkan 143.482,60 TL'lik cari hesap alacağının borçlu şirket tarafından ödenmemiş olup, borçlu şirket ile şifahi görüşmeler yapılmış ise de bir sonuç alınamadığını, borcun yine ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu olup, davanın kabulüne, davalı şirketin icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilince yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamış olup süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davalı şirket vekilinin 11.09.2024 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ...'nin “... İlçesi,...Mah., 3 Ada, 14 parselde yer alan ...İstasyonu İşlevlendirme, Müze Teşhir Tanzim ve Çevre Düzenlemesi Uygulama İşi” ihalesini aldığını, anılan iş kapsamında müvekkilinin, birtakım elektrik işlerinin yapılması için alt taşeron olarak davacı ile anlaştığını, ancak davacının, yapılacak iş kapsamında yerine getirmesi gereken edimleri tamamlamadığını, eksik ve çalışmaz halde teslim ettiğini, dilekçe ekinde bulunan 29.03.2023 tarihli tutanakta işlerdeki eksikliklerin tek tek ... kontrolörleri tarafından ortaya konulmuş olup davacı şirketin yetkilisi ... ile ... kontrolü ...tarafından imza altına alındığını, yine davacı tarafından düzenlenen ve firma yetki ... tarafından imza altına alınan 29.11.2023 tarihli Teknik Servis Formu başlıklı belgede arızaların tespit edildiğinin görüldüğünü, müvekkilinin belirtilen ve sair diğer eksikliklerin giderilmesi için davacı şirkete defalarca uyarıda bulunduğu halde, davacının bu işleri tamamlamadığı gibi, yapmadığı işlere dair müvekkili firmaya faturalar kesmeye başladığını, davacının başlangıçta 158.120,00 TL bedelli faturayı müvekkili şirkete kestiğini, müvekkilinin ise 22.05.2023 tarihinde anılan faturaya iade faturası kestiğini, akabinde davacının yine müvekkiline 02.10.2023 tarihli 67.440,00 TL bedelli fatura düzenlediğini, müvekkilinin ise e-fatura sistemi üzerinden faturayı iptal ettiğini, hatalı ve eksik işi biran evvel tamamlayarak Geçici Kabul alması gereken müvekkilinin, bir başka elektrik işi yapan ...Ltd. Şti. ile anlaşarak kalan bir kısım işi bu firmaya alt yüklenici olarak verdiğini, bir kısmını da müvekkili nezdinde çalışan personeller aracılığıyla giderdiğini, dilekçe ekinde sunulan Geçici Kabul Tutanağından anlaşılacağı üzere 25.01.2024 tarihinde ancak geçici kabulün yapılabildiğinin görüldüğünü, ayrıca davacının yapmadığı işleri tamamlamak üzere anlaşılan diğer alt taşeron olan ... Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkili şirkete ... Şantiyesi açıklamasıyla 60.888,00 TL kestiği faturayı dilekçe ekinde sunduklarını, tanıkların dinlenmesi ve ilgili şantiyede yapılacak keşif ile davacının üstlenmiş olduğu edimleri tamamlamadığını, işi eksik bıraktığının ispatlanacağını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte biran için davacının alacağının olduğunu varsayılsa bile, takibe konu alacağı gösterir faturanın takip talebine eklenmediğini, cari hesap açıklaması ile takibe dayanak gösterilmişse de dosyada ne bir fatura ne de bir cari hesap ekstresi bulunmadığını, bu nedenle davacının talep ettiği alacağın likit olmadığı için icra inkar tazminatı talebinin de hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirtmiş olup, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davacı alacaklının haksız ve kötü niyetli takibi nedeniyle %40'dan aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça edimlerin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği, ayıplı ifanın söz konusu olup olmadığı var ise gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, elde edilecek tespitlere göre davacının cari hesap alacağına dayalı ... 2. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır..
Davaya konu ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 143.482,60--TL cari hesap alacağı için ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili █████/2024 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir, ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı ve elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen █████/2025 tarihli raporda özetle;
"A- Defterlerin Üsülüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Raporumuzun 4.a.1.bölümünde açıklandığı üzere, inceleme gününde davacı şirketin incelemede hazır bulunmadığı, ticari defterlerin incelenmesi amacıyla yerinde inceleme talebinde de bulunmamış olması nedeniyle davacı şirket defterleri üzerinde incelemenin yapılamadığı,
Davalı şirketin 2022-2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
B- FAİZ
: davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı, Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu,
C- Taraflar arasında “... İlçesi, ... (...) Mah., 3 Ada, 14 parselde yer alan ...İşlevlendirme, Müze Teşhir Tanzim ve Çevre Düzenlemesi Uygulama İşi” kapsamında elektrik işlerinin yapımı konusunda anlaştıkları ve davacının davalıdan rapor içeriğinde açıklanan gerekçelerden dolayı cari açık tutarı olan 143.482,60 TL alacaklı olduğu,
D- İcra inkar tazminatı talep etme şartlarının da gerçekleştiği,..." yönünde tespitlerde bulunulmuştur.
İtirazın iptali davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı taraf üzerinde ise de ileri sürülen savunmaya göre ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu olabilmektedir. Eldeki davada da davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmayarak davacı tarafın iddiaları inkar edilmiş sayılmıştır. Buna göre davaya konu hizmetin eksik ve ayıplı ifa edildiği savunulduğundan ispat yükü yer değiştirmiş, davalı taraf iddiasını ve yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini ispatla mükellef duruma gelmiştir.
Somut olayda, davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını haiz olduğu, davacı tarafça yapılan ihtarata rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerinin ibraz edilmediği, yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı görülmüştür. Mali yönden yapılan incelemede, davalı tarafın kendi defterlerinde davacıya 143.482,60 TL miktarında borçlu gözüktüğü tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafın defterleri bilirkişi incelemesine hazır edilmediğinden incelenememiş ise de teknik bilirkişi tarafından davacı şirketin ifa ettiği hizmetin eksik ya da ayıplı olmadığının rapor edildiği, davaya konu miktar kadar davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında davacı şirkete borçlu olduğunun kaydedildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı, işin ayıplı ve eksik ifa edildiği ve yasal yükümlülüklerinin yerine getirildiğine ilişkin iddiasını ispata yarar delil sunulmadığı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde mevcut delil durumuna göre davacının alacak talebinde haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, alacak miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kabulü ile, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
2-Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 9.801,30 TL harçtan, 1.732,92-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.068,38 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 1.732,92-TL peşin harç, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti, 235,0‬0 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 20.456,32 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .█████/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!