FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının örgütsel bağ reddi talepli temyiz başvurusunun Danıştayca incelenmesi.
Özet: Kamu görevinden Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması ile iltisak veya irtibat iddiasıyla çıkarılan davacı, alt derece mahkemelerinin kararının eksik incelemeye dayandığını, katıldığı "sohbet" toplantılarına dair tanık beyanlarının ve kendi ifadelerinin yanlış yorumlandığını, hakkında lehte deliller bulunduğunu ve örgütle organik bağı olmadığını ileri sürerek işlemin hukuka aykırı olduğunu savunmuş; ancak Danıştay, idari yargılama usul kanununda belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirinin mevcut olmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı /...Vekili
: Av. ...İstemin Özeti
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı olarak verildiği, dilekçelerinde belirttiği itirazların karşılanmadığı, davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde yer verilen 3 tanık beyanı ile adli soruşturma sırasında verdiği ifadesinde de belirttiği örgüte ait bir kaç sohbete ısrarla davet edilmesi üzerine katıldığı ve mahrem imam tabir edilen kişiler ile ortak baz kayıtlarının bulunduğu hususlarına yer verildiği, dosya kapsamında kendi samimi beyanı ile birebir örtüşen SD kartta hakkındaki yazılı bilgiler değerlendirildiğinde örgütle hiçbir zaman organik bir bağ kurmadığının ortada olduğu, 17-25 Aralık soruşturmaları öncesi ısrarlı davetler üzerine bir kaç kez sohbete gitme eyleminin örgüt ile irtibat ya da iltisaklı sayılmaya gerekçe yapılamayacağı, SD kartta açık ve net bir şekilde yazılı olduğu üzere örgütle herhangi bir irtibatının bulunmadığı ve örgüte kazandırmak adına örgüt üyelerince takibe alındığının anlaşıldığı, dava konusu işlemin bir idari işlemde bulunması gereken unsurlar bakımından hukuka aykırı olduğu, hakkındaki tespitlerin █████ Aralık dönemi öncesine ait olduğu, Devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığına ilişkin bir tespit bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğu şeklinde değerlendirilebilecek kriterlerin hiçbirisinin şahsında gerçekleşmediği, hakkındaki kodlama tespitinin lehine değerlendirilmesi gerektiği, hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin ölçülü ve öngörülebilir olmadığı, hiçbir terör örgütü ile irtibatı ya da iltisakı olmadığı ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Savunma verilmemiştir.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Öte yandan, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında ''..davacının █████/2021 tarihinde gözaltına alınması ve görevden uzaklaştırılması üzerine yürütülen araştırma sonucunda düzenlenen Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı araştırma raporunda "... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ... sayılı soruşturmalar kapsamında ifadesi alınan 3 şahsın beyanlarında ismi geçtiğinin, şüpheli ...'nin ifadesinde, "... katıldığım toplantılarda gördüğüm diğer örgüt üyesi şahıslar ise şunlardır. ... vardı. ... Bu şahıs Aydın'da benimle birlikte örgüt evlerinde sohbet toplantılarına katılan örgüt mensubu şahıstır. ..." şeklinde, ...'nin Aydın KOM Şube Müdürlüğü'nde alınan beyanında "... Bu evlerdeki toplantı organizasyonlarını ...ve ... yapmakta idi, benle birlikte farklı zamanlarda bu evde ....... ... isimli şahıslar gelmekte idi. Evde namaz, çay, Kuran ve dini sohbet ile Fettullah GÜLEN'e ait video izlenirdi. Bu evde telefonların kapatılması isterdi. ..." şeklinde, ... isimli şahsın beyanında "... ... toplantılara katılmayı kesince sohbeti sadece ... veriyordu. ...'nin yapmış olduğu sohbetlere ben, ... ... ... katılıyorduk. ... Bu şahıs Çevik Kuvvet yapılanmasında Aydın İlinde benimle birlikte sohbet toplantılarına katılan ... isimli şahıstır. Bu şahıs ... ve ...'nin sohbet grubunda idi." şeklinde beyanda bulunduğunun; mahrem sorumluları ... ve... ile örgütsel faaliyet için bir araya geldiğini belirttiği ... Mahallesi, ... Sokak No:... .../... adresine ait baz kayıtlarının incelenmesinde ...'ın 12/7/2013 ve 13/9/2013 tarihinde bu adresten baz verdiğinin..." tespit edildiği; ... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu'nun ... sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ve Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlenerek kayıt altına alındığı bilgileri gösteren veri inceleme raporunun davacıya ilişkin "Güncel Lise" kısmında "... 2015 Mart Alan ve Alan kodunun DİL (Emniyet içerisinde FETÖ mensubu olmayan ancak FETÖ mensubu tarafından kazanılmaya çalışılan kişileri ifade ettiği), Zümre Başkanı:... Öğretmeni:..., Açıklama:Devam (personelin örgütle bağını veya uzaklığını açıklayan hane; toplantılara katılıp katılmadığı, örgüt evinde kalıp kalmadığı, örgüte devam derecesi, para verip vermediği, özel/meslek hayatına ilişkin bir takım notlar vs.) şeklinde belirtildiği; anılan tespitlere istinaden davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu'nun ... tarih ve S:... K:... sayılı kararıyla "kovuşturmaya yer olmadığına" karar verildiği; bununla birlikte işbu kararda "... şüphelinin █████ Aralık 2013 öncesi FETÖ tarafından düzenlenen sohbet toplantılarına katılması ve örgüt mahrem yapılanması içerisinde bulunan şahıslar ile telefon irtibatının olması şeklindeki eylemin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna vücut vermeyeceği..." gerekçesine dayanıldığı; diğer taraftan davacı hakkında yürütülen araştırma kapsamında alınan savunmasında ve yürütülen soruşturma kapsamında verdiği ifadesinde özetle "... göreve başladığı tarihlerde terör örgütü olmayan dini bir sivil toplum örgütü ile dini duygu ve düşüncelerinden dolayı sınırlı sayı ve tarihte görüştüğünü, ... ...'nin sohbetlere katılması için pek çok davette bulunduğunu, bunların bir kaçına icabet ettiğini; ... Emniyet Teşkilatına girdikten sonra örgütün bir kaç sohbetine ve davetine katıldığını; ... 2013 yılında Aydın İlinde görev yapmaktayken Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görevli arkadaşı vasıtasıyla bir öğretmen ile tanıştığını, bu öğretmenin sohbet davetlerine bir kaç kez gittiği ..." tespitlerine yer verilerek karar verilmişse de, karar içeriğinde davacıya ilişkin "DİL" kodunun seviyesinin belirtilmediği, bu kapsamda dava dosyasında yer alan davacıya ilişkin █████/2022 tarihli veri inceleme raporunda yer alan, "ZÜMRE BAŞKANI:..., ÖĞRETMENİ: ...,...AÇIKLAMA: DEVAM" şeklindeki bilgilerden, dava dosyasındaki tanık beyanlarından ve HTS kayıtlarından, davacıya ilişkin kodlamanın "..İLGİ alanında yer alan kodlamalar şunlardır: DİL/İLGİ: Dil ibaresi ile örgüt üyesi olmayan ancak muhafazakar, kazanılabilir olduğu değerlendirilerek örgüte dahil etme potansiyeli olduğu düşünülen kişiler belirtilmektedir...DİL3/XDİL3/SDİL3/DİL3?: DİL3 seviyesi, grup toplantılarına katılım sağlamış, diğer grup üyeleriyle ve hatta çoğu zaman mahrem sorumlusu ile de tanışmış, alana aktarım aşamasına gelmiş ancak son noktada örgüt mahrem sorumlusu tarafından "bizim" denilmemiş, henüz alana aktarılmamış kişidir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve S ibareleri şahıs hakkında yeni bir değerlendirme yapılması gerektiğini göstermek için kullanılırdı." şeklinde bilgiler vermiş; aynı ifade tutanağında yer aldığı üzere, KOM Başkanlığı tarafından dosya adı ve dosya yolu belirtilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dijital materyal içeriğinde (32-AS_PPTX-PERSONEL-A isimli dosya yolu içerisinde bulunan 14.05.2014 eğiştirme tarihli ... isimli Word belgesinin 2. maddesinde) yer alan "DİL3: hizmeti benimseme konusunda henüz benim hizmetim demeyen, ancak bizimle olmayı iradi olarak tercih eden namazını aksatmadan kılmaya çalışan, kendi gibi arkadaşlarla beraber haftalık sohbet benzeri programlar yapan (bu sohbet bile olabilir) son noktasında biz deme aşamasına gelmi(ş)" şeklindeki veri sorulduğunda ise "Teslim etmiş olduğum dijital veriler içerisinden çıkan... isimli Word belgesinin 2. sırasında yer alan açıklama doğrudur. Söz konusu açıklama beyanlarım ile genel olarak uyumludur. Bu kodlar polis memurları için kullanılan kodlardır. Dil1, Dil2 ve Dil3 seviyesindeki kişiler örgütün alan içi olarak tabir edilen kısmında değildir. Alana aktarılmaya en yakın kişi Dil3 koduna sahip kişilerdir. Ancak belirttiğim gibi bu kişiler örgütün içerisinde yer almaz örgüt bu şahısları kazanmak için ilgilenir ve kazanma adına bir kısım faaliyetler yapmış olabilir." tespitlerinden yola çıkıldığında, davacının örgüt tarafından örgütün toplantılarına katılmak, diğer grup üyeleriyle tanıştırılmak, örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirmek, örgüte himmet vermek ve çoğu zaman örgütün mahrem sorumlusu ile tanıştırılmak gibi faaliyetlerden geçirilmiş olması ve söz konusu bu faaliyetlerde bulunmayı iradi olarak tercih etmesi suretiyle, DİL1 ve DİL2 aşamalarını geçerek "alan-içi" kategoriye aktarılmaya en yakın aşamaya gelmesini ifade eden "DİL3" seviyesinde olduğu anlaşıldığından, davacı hakkındaki kodlama bilgisi, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirilmiştir.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.KARŞI OY
:... Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun ... sayılı soruşturması kapsamında gizli tanık ...'dan elde edilen dijital materyal içeriğinde, FETÖ/PDY terör örgütünün, Emniyet Teşkilatında kadrolaşma ve mahrem yapılanma faaliyetleri ile örgütün emniyet mensuplarını kodlamasına ilişkin bilgi ve belgelere ulaşılmıştır.Söz konusu kodlama sistemi incelendiğinde, emniyet teşkilatında görevli bulunduğu süre zarfında örgüt ile bağlantısı olmayanların "alan dışı" sınıfı içerisinde kodlandığı, öte yandan, örgütün kodladığı kişilere yönelik değerlendirmelerini periyodik aralıklarla gözden geçirmek suretiyle kodlandırmayı tekrarladığı anlaşılmaktadır.Kişinin kodlanmasının, bu kişinin örgüt tarafından söz konusu kodlama için tanımlanan faaliyet aşamalarından geçirilmek anlamına geldiği gözetildiğinde, hakkında kodlama verisi bulunan bir kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığına karar verilebilmesi için, hakkındaki kodlamanın karşılığı olarak hangi faaliyetlerin tanımlandığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, “alan-içi” kapsamında kodlanan kişilerin kodlama tanımlarına bakıldığında örgütle irtibat ve iltisaklı olduklarında herhangi bir tereddüt bulunmamakla birlikte, örgütün kodlama sisteminde “ilgi” kategorisinde "Dil" olarak kodlanmış kişilerin durumunun ayrıca tartışılması gerekmektedir.... Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan gizli tanık ...un beyanlarında, "..İLGİ; Nitelikleri itibarı ile görüşülmesi uygun görülenlerdir. İlgi alanına aktarılması düşünülen emniyet mensubunun, örgütün mahrem yapılanmasında görev alan mahrem sorumlunun toplantılarına katılan öğrencilerden (Emniyet Personellerinden) alınan bilgiler doğrultusunda, nitelikleri itibari ile görüşülmesi planlanan kişiye öncelikle öğrenciler arasından bir stajyer planlaması yapılır, başlangıçta hedef kişinin bu durumdan haberi dahi olmaz. Stajyer tarafından örgütsel bir sistematik içerisinde hedef şahsın aile yaşantısı, ilişkileri, dünya görüşü ve gündemdeki konulara bakışına kadar birçok konudaki görüşleri hakkında bilgiler toplanır, dini konular hakkında gerekli hassasiyet oluşturularak stajyer ile arasında bir vefa ilişkisi oluşturma anlamında gerekli çalışmalar yapılır. Bu çalışmalar ilk başta genel olarak insani ilişkiler üzerinden oluşturulur. Bu ilişkiler genel olarak iş yerinde birlikte yemek yeme, çay içme vb. şeklinde olur. Üç veya dört farklı safhada yaklaşık olarak dokuz aylık süreç sonrasında alana aktarımı yapılabilir. Hedef bu ilgilenme sürecinin sonunda alana aktarımı yapılmadan hemen önce, mahrem sorumluyla tanıştırma ve örgütsel toplantılar ile himmet gündeme gelir. İlgi alanındaki öğrencinin alana aktarılması, örgüt mahrem sorumlusunun üst yönetimden takdir alması açısından önemli bir eylemdir.; "..İLGİ alanında yer alan kodlamalar şunlardır: DİL/İLGİ: Dil ibaresi ile örgüt üyesi olmayan ancak muhafazakar, kazanılabilir olduğu değerlendirilerek örgüte dahil etme potansiyeli olduğu düşünülen kişiler belirtilmektedir...DİL3/XDİL3/SDİL3/DİL3?: DİL3 seviyesi, grup toplantılarına katılım sağlamış, diğer grup üyeleriyle ve hatta çoğu zaman mahrem sorumlusu ile de tanışmış, alana aktarım aşamasına gelmiş ancak son noktada örgüt mahrem sorumlusu tarafından "bizim" denilmemiş, henüz alana aktarılmamış kişidir. İlgili kodun ön veya arka kısmına konulan X ve S ibareleri şahıs hakkında yeni bir değerlendirme yapılması gerektiğini göstermek için kullanılırdı." şeklinde bilgiler vermiş; aynı ifade tutanağında yer aldığı üzere, KOM Başkanlığı tarafından dosya adı ve dosya yolu belirtilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen dijital materyal içeriğinde (32-AS_PPTX-PERSONEL-A isimli dosya yolu içerisinde bulunan 14.05.2014 eğiştirme tarihli YENİ PERSONEL SEMİNER-MARMARA isimli Word belgesinin 2. maddesinde) yer alan "DİL3: hizmeti benimseme konusunda henüz benim hizmetim demeyen, ancak bizimle olmayı iradi olarak tercih eden namazını aksatmadan kılmaya çalışan, kendi gibi arkadaşlarla beraber haftalık sohbet benzeri programlar yapan (bu sohbet bile olabilir) son noktasında biz deme aşamasına gelmi(ş)" şeklindeki veri sorulduğunda ise "Teslim etmiş olduğum dijital veriler içerisinden çıkan ... isimli Word belgesinin 2. sırasında yer alan açıklama doğrudur. Söz konusu açıklama beyanlarım ile genel olarak uyumludur. Bu kodlar polis memurları için kullanılan kodlardır. Dil1, Dil2 ve Dil3 seviyesindeki kişiler örgütün alan içi olarak tabir edilen kısmında değildir. Alana aktarılmaya en yakın kişi Dil3 koduna sahip kişilerdir. Ancak belirttiğim gibi bu kişiler örgütün içerisinde yer almaz örgüt bu şahısları kazanmak için ilgilenir ve kazanma adına bir kısım faaliyetler yapmış olabilir.", "alan dışı" kategorisi altındaki kodlamalara ilişkin olarak; "Alan Dışı; Emniyet Teşkilatında görevli bulunduğu süre zarfında örgüt ile bağlantısı olmayanlar olarak nitelendirilebilir. Özellikle Alan Dışı kısmında yer alan personeli kodlamaları, birlikte çalıştığı alan içinde yer alan örgüt mensubu emniyet teşkilatı personellerinden (EA, SAY, A4, A5, B4, B5 vb. kodlamasına sahip kişiler) alınan bilgiler neticesinde verilmiştir. Kodlama/fişleme yapılan alan dışı yani örgütün etki alanı dışındaki personelin herhangi bir cemaat yapılanmasına müntesipliği varsa belirtilmiştir. Ayrıca ilgili personelin hayata bakış açısı, yaşam tarzı, aile yapısı, mezhebi ve inancına ilişkin ayrıntılı araştırmalar yapılarak kodlama/fişleme yapılmıştır..."...OFİS; Kodlamalarda, FETÖ mensuplarından bekar veya yeni mezunların cemaat evlerinde kalıp kalmama durumlarını gösteren “Ofis” sütunu bulunmaktadır. FETÖ’de bekar veya yeni mezun memurlar için oluşturulan örgüt evleri bulunmaktadır. Bu evlerde kalanlar için genel olarak “EVET“, kalmayanlar için “HAYIR” tabiri kullanılır...;KURS TAKSİDİ; Kodlamalarda, FETÖ mensubu şahsın örgüte aylık olarak verdiği TL cinsinden himmeti gösteren “Kurs Taksidi" sütunu bulunmaktadır. Burada fişleme/kodlaması yapılan personelin kodlaması ile ters orantıda himmet kayıtları görülebilir. Örneğin, “SAYV” pozisyonunda olan birinin himmet kaydının bulunmaması şahsın hiçbir zaman himmet vermediği anlamına gelmez, şahıs listenin düzenlendiği tarihte çeşitli ekonomik gerekçelerle ev alma, araba alma, borçlu olma, hastalık vb. durumlarda mahrem sorumlusunu bilgilendirerek himmet vermeyebilir. Yine, CA veya SCB kodlaması bulunan kişinin himmet kaydının bulunması ise şahsın bilhassa █████ Aralık süreci sonrasında hem mahrem sorumlu ile arayı iyi tutmak, bağı koparmamak adına himmet miktarını verirken, diğer bir taraftan da birlikte görünmemek ve görüşmek istememesi hususları ile alakalı olabilir. Bu sebep ile örgütten ayrıldığı yönünde kodlaması olan şahısların da kurs taksiti verdiği görülebilir...; ETÜT; FETÖ mensuplarının haftalık ders programlarının dışında, bekar memur evleri ya da özel olarak bu iş için tutulmuş evlerde veya evi müsait olan personelin evinde, bazen yatılı olmayı da içeren yoğunlaştırılmış ders programı (manevi tören) sayısı örgüt mensubu açısından fişleme/kodlama listelerine kayıt edilir. Bu listelerde karşılaşılan buçuklu ifadeler, yarım günü ifade eder. Normalde her FETÖ mensubunun yılda 15 günlük bir programı tamamlaması hedeflenir ancak yoğun mesaide çalışan kişilerin manevi törene katılma sıklığı eksik olsa da mazur görülür. Burada ana amaç ETÜT’e katılan örgüt mensuplarına dini bilgilerin yanı sıra örgüt ideolojisini benimsetmektir. ETÜT örgüt içerisinde rutin hale gelen sohbet adı altındaki haftalık veya aylık toplantılarla karıştırılmamalıdır. Burada örgüt mensubundan yıllık izninin belirli kısmını örgüt tarafından belirlenecek adreste geçirmesi beklenir...” şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir."Alan Dışı" kategorisi altında yer alan kodlamalardan bazılarına bakıldığında: "AD / ALAN DIŞI / DIŞ Emniyet içindeki örgüt yapılanmasının etki alanı dışındaki kişilerdir....." şeklinde tanımlanmıştır.Emniyet Genel Müdürlüğü personeli iken FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilerek kamu görevinden çıkarılan kişilerin, aynı sebeple diğer kamu kuruluşlarındaki görevlerinden çıkarılan kişilerden farklılık arz eden yönü, emniyet personeli hakkında bizzat örgüt tarafından personelin süreç içinde örgütle ilişkisini ortaya koyan kodlama verilerinin bulunmasıdır.Dairemizce, gizli tanık ...'dan elde edilen kodlama verilerinin emniyet personelinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek, hukuka uygun veri niteliğinde olduğu oybirliğiyle kabul edilmiştir. Dolayısıyla hukuka uygun kabul edilen verilerin bir parçası olan, kişinin örgütten ayrılmasını ifade eden kodlama verilerinin de geçerli ve güçlü bir delil olarak kabulü gerekmektedir.İltisak ve irtibat kavramları yargı yerince yorumlanırken, dava konusu işleme dayanak teşkil eden KHK'nın amacının anayasal düzene yönelik açık ve yakın tehlike arz edebilecek kişilerin kamu görevinden çıkartılması olduğunun göz önünde bulundurulması gerekir. Örgütle olan iltisak ve irtibatını kesmeksizin örgütsel faaliyetlere katılan kişiler anayasal düzene açık ve yakın tehlike oluşturmakta iken, hayatının belirli bir döneminde örgütle teması olmakla birlikte, daha sonra bağını kesen ve kimi zaman bağını kestikten sonra örgüte karşı tavır alan kişilerin anayasal düzene karşı açık ve yakın tehlike arz ettiğinden söz edilemez.Yukarıdaki değerlendirmelerin aksinin kabulü, örgütün etki alanı içerisinde olduğu anlamına gelen “alan-içi” kategoride kodlandığı tespit edilen ve son kodlaması da “alan-içi” olan kişilerle; gerek kendi gözlem ve tespitlerine dayalı olarak gerekse gizli tanık ...'un ifadesinde "...█████ Aralık sürecinden sonra bilhassa polis memuru rütbesindeki personelde ... yoğun şekilde ayrılmalar söz konusu oldu..." şeklinde belirtildiği üzere özellikle 17-25 Aralık 2013 tarihi sonrası kamu otoritesinin uyarılarını dikkate alarak, kendisini dini bir oluşum gibi takdim eden bu yapının farklı bir gündeminin olduğunun ayrımına varan ve kendi iradesiyle örgütten ayrılan, ayrıldıktan sonra da örgütün ısrarlı şekilde takip ve baskılarına rağmen bir daha örgütle teması olmadığı örgüt tarafından yapılan kodlama verisiyle doğrulanan ve gerek hakkındaki veri inceleme raporunun kurs taksidi, ofis, etüt kısımlarında ek veri olmayan, gerekse bakılmakta olan dosya kapsamında örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte başka bilgi, belge veya tespit bulunmayan kişilerin, aynı muameleye tabi tutulmaları anlamına gelir ki, bu durum hem eşitlik, ölçülülük ve hakkaniyet ilkelerine, hem de anılan KHK'nın amacına aykırı olacaktır.Diğer yandan, örgütün kodlama sistematiğinin işleyişine dair beyan ve tespitlerin incelenmesinden, örgütün topladığı bilgi ve belgeler çerçevesinde nitelikleri itibariyle görüşülmesini uygun gördüğü hedef kişileri "ilgi" kategorisinde kodladığı ve bu kişilerle ilgilenmek üzere "stajyer" olarak tabir edilen bir kişiyi görevlendirdiği, "stajyerin" hedef kişi ile bir vefa ilişkisi oluşturmaya çalıştığı ve bu aşamada hedef kişiyi örgüte kazandırmaya çalıştığına dair amacını gizleyerek, insani ilişkilerden ve dini konulardan ibaret olan faaliyetlerden geçirmek suretiyle dünya görüşü, dini hassasiyetleri, gündemdeki konulara bakışı, aile yaşantısı ve ilişkileri gibi konularda bilgiler topladığı, söz konusu bu faaliyet aşamalarında hedef kişinin örgütün gerçek yüzü ile henüz karşılaşmadığı anlaşılmaktadır.Bu ilgilenilme sürecinin sonunda ve hedef kişinin alana aktarımı yapılmadan hemen önce ise örgütsel toplantılar, himmet ve mahrem sorumlu ile tanıştırılmasının gündeme gelmesi suretiyle hedef kişinin örgütün yapısı ve işleyişi hakkında bilgi edinmeye başladığı, son aşamadaki bu faaliyetlere uyumla katılım sağlamasının ve mahrem sorumlunun onayını almasının ardından ise "alan-içi" kategoride kodlanarak örgütün etki alanı içerisine girdiği sonucuna varılmaktadır.Bu itibarla, örgüt tarafından "Dil" kodlamasının karşılığı olan tanımlamanın "örgüt üyesi olmayan ancak muhafazakar, kazanılabilir olduğu değerlendirilerek örgüte dahil etme potansiyeli olduğu düşünülen kişileri" ifade ettiği hususlarını içerdiği görülmekle birlikte, "ilgi" kategorisinin yaklaşık 9 aylık süreçte geçirilen Dil1,Dil2 ve Dil3 safhalarından oluştuğu, bunlardan "Dil3" safhasının yaklaşık 3 aylık süreye tekabül ettiği, bir kişinin bir sonraki safha olan "alan-içi" kategorideki bir kod ile kodlanmadıkça, "Dil3" kategorisi için tanımlanan faaliyetlerin ilk aşamasında mı olduğu, yoksa bu kategori için tanımlanan faaliyetlerin hepsinden geçirilip alana aktarım aşamasına mı geldiğinin tespit edilemediği hususu, bu şekilde kodlanmış kişinin henüz örgütün etki alanı içerisine girmeyip, örgüte kazandırılma aşamasında olduğu hususu ile bir arada değerlendirildiğinde, bakılmakta olan dosya kapsamında örgüt ile iltisaklı veya irtibatlı olduğunu gösterir nitelikte başka bilgi, belge veya tespit ile desteklenmedikçe "Dil" olarak kodlanmış olmanın tek başına kişinin örgüt ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli olmayacağı sonucuna varılmıştır.Davacı hakkında düzenlenen █████/2022 tarihli veri inceleme raporunun "2015 MART ALAN" ve "ALAN" kısımlarında davacının "DİL" olarak kodlandığı bilgisine yer verilmiş olması, öte yandan dosya kapsamında davacı hakkındaki "DİL" kodlamasının aksini ortaya koyan esasa etkili bilgi, belge veya tespit bulunmaması karşısında, "alan-içi" kategorideki bir kod ile kodlanmadıkça davacının örgüt ile irtibat ve iltisaklı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığından dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının yer verilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.