Geçerli nedenle feshedilen iş sözleşmesi sonrası kıdem ve ihbar tazminatı talebi hakkında Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen onanması.
Özet: İşverence geçerli nedene dayalı olarak feshedilen iş sözleşmesinde, işe iade davasının reddine rağmen işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususunda ortaya çıkan uyuşmazlıkta, davacı işçinin 01.05.2000-27.07.2016 tarihleri arasındaki çalışmasının ardından iş akdinin kesinleşen işe iade davasında geçerli nedene dayalı (şüphe feshi) olarak feshedildiğinin sabit olduğu; bu tür fesihlerin kıdem ve ihbar tazminatı hakkı doğurduğu kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin bu tazminatlara hükmedip yıllık izin alacağını reddetmesi üzerine, davalının itirazıyla bölge adliye mahkemesince ihbar tazminatının yeniden hesaplanarak kısmen kabul edilen kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun, usul ve kanuna uygun bulunması nedeniyle reddedilerek söz konusu bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 5. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 01.05.2000-27.07.2016 tarihleri arasında sipariş hattı personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence feshedilmesi üzerine açtıkları işe iade davasında feshin geçerli nedene dayandığına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, işçilik alacakların ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.05.2000-27.07.2016 tarihleri arasında çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin 2016 yılında haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işverene ait işyerinde 01.05.2000-27.07.2016 tarihleri arasında çalıştığı, kesinleşen işe iade davasında davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğinin kabul edildiği, bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından işe iade talepli olarak açılan dava sonucunda feshin şüphe feshi kabul edilerek kesinleştiği, şüphe feshinin kıdem ve ihbar tazminatı hakkı veren geçerli sebebe dayalı fesih niteliğinde bulunduğu tartışmasız olup davalı itirazlarının reddinin gerektiği, ancak temel aylık ücretin belirlenmesinde hata yapılması nedeniyle ihbar tazminatının yeniden hesaplandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. İş sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanmadığını,2. Davacının açtığı işe iade davasının davacı aleyhine sonuçlandığı ve kesinleştiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.