İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tır/kamyon onarım faturalarının ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali talep edilmiş ve bilirkişi raporuyla faturalara süresinde itiraz edilmediği ortaya konmuştur.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalının tır/kamyon onarım hizmetleri karşılığı düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise faturaların teslim edilmediğini ve alacağın ispatını savunurken, bilirkişi raporunda davacının düzenlediği 51 adet faturanın davalının kayıtlarında da yer aldığı, davalının bu faturalara yasal süresinde itiraz etmediği ve ödeme yapıldığını gösterir belge sunamadığı tespit edilmiş olup, talep edilen 180.479,42 TL ana alacak miktarının geçerli olduğu belirtilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıya ait tır/kamyonların onarım ve tamir işini yaptığını, bu kapsamda 2024 yılında davalı adına faturalar düzenlenerek gönderildiğini, borcun ödenmemesi takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkile teslim edilen bir faturanın bulunmadığını ve alacağın varlığının ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.DELİLLER
:Ticari defter ve belgeler, ba/bs formları, ---- İcra Dairesinin------ esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.24.06.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 15.09.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacının davalı adına 2024 yılında 51 adet karşılığı 785.573,27 TL toplam tutarlı satış faturası düzenlediği, karşılığında davalıdan çek ve banka aracılığıyla toplamda 733.200,74 TL toplam tutarlı tahsilat yaptığı, ayrıca davalının 2023 yılından devreden 128.203,47 TL borcu bulunduğu, bu işlemlere göre 24.02.2025 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 180.576,00 TL borçlu olarak göründüğü, Davalının davacıdan 2024 yılında 51 adet karşılığı 785.573,27 TL toplam tutarlı fatura alarak kayıtlarında usulüne uygun olarak yer verdiği, karşılığında davacıya banka havalesi ve çek aracılığıyla toplamda 164.233,49 TL ödeme yapıldığı, ayrıca 30.06.2024 tarih ------ numaralı fiş ile davacının 332.507,01 TL borçlandırıldığı, bu işlemlere göre 24.02.2025 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 288.832,77 TL alacaklı olarak göründüğü, Davalının adına düzenlenen faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediği ve fatura bakiyelerinin ödendiğini gösterir herhangi bir belgeyi dosyaya sunmadığı görüldüğünden takiple istenen 180.479,42 TL tutarlı alacak istemine iştirak edildiği, Takiple 37.625,60 TL birikmiş faiz talep edildiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosyaya rastlanılmaması ve davalının temerrüde düşürülme tarihini belli olmaması nedeniyle taleple ilgili hesaplama yapılamadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla -----. İcra Dairesinin-----esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle tarafların ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacının kendi kayıtlarında 180.576,00 TL alacaklı göründüğü, davalı kayıtlarında 288.832,77 TL borçlu göründüğü, bilirkişi raporunda taraf defterleri arasındaki farkın ödemelerin kaydedilmesine ilişkin olduğu, takip konusu alacağın 180.479,42 TL asıl alacak ve 37.625,60 TL işlemiş faiz talebine ilişkin olduğu, bu açıklamalar ışığında taleple bağlılık uyarınca davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 180.479,42 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 180.479,42 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu, davalı kayıtlarında da borçlu olduğu, faturaların iade veya itiraz edildiğine ilişkin delil sunulmadığı, başkaca ödeme belgesi de sunulmadığı, aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, işlemiş faiz bakımından talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. Reddedilen miktar bakımından ise davalı tarafın kötüniyet tazminatının değerlendirilmesinde; takibin haksız olması ve davacının kötü niyetli olması gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalının üzerindedir. Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 180.479,42 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz İŞLETİLMESİNE,3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 36.095,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 180.479,42 TL lik kısım yönünden alınması gereken 12.328,54 TL harçtan peşin alınan 3.724,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.603,85 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,6-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvuru harcı, 3.724,69 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 37.625,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,9-Davacı tarafından yapılan toplam 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 694,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.694,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 7.194,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,10-Kabul red oranına göre belirlenen 3.806,50 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 793,50 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.