T.C. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali kararının gerekçesi; kimyasal ürün satışından doğan ödenmeyen fatura borcu, bilirkişi raporu ve davalının savunma yapmaması.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı, sipariş teyit formları ile anlaşılan kimyasal ürünlerin teslim edildiğini ancak davalının 11.506,74 USD borcunu ödememesi üzerine takip başlattığını ve davalının haksız itiraz ettiğini iddia etmiş; mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalının defterlerini sunmadığı, faturalara süresinde itiraz etmediği ve takip tarihi itibarıyla belirtilen borcun mevcut olduğu tespit edilerek davacının talebinin haklılığı ortaya konulmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalının kimyasal ürün satışı konusunda sipariş teyit formları ile anlaştığını, buna istinaden davalı adına 2024 yılında 18.963,00 Usd tutarlı 2 adet fatura düzenlendiğini, ürünlerin davalıya ------ firması tarafından teslim edildiğini, davalının 11.506,74 Usd tutarlı borcunu ödememesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.CEVAP
:Davalının duruşmalara katıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.DELİLLER
:---. İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyası, ticari defter ve belge incelemeleri, ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.24.06.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 31.08.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacı ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenizin 24.06.2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında, taraf ticari defterlerinin 11.07.2025 günü saat 09:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, yerinde inceleme talep edilmesi halinde ticari defterlerin bulunduğu yer ile incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgilerinin 2 haftalık kesin süre içerisinde yazılı olarak beyan edilmesi yönünde ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı, ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davalının davacıya 14.10.2024 tarihli sipariş formları aracılığıyla ---- ürün siparişi verdiği, faturalara konu ürünlerin ----- firmasına teslim edildiği, Davacının davalı adına düzenlediği 3 adet karşılığı 1.307.363,61 TL tutarlı faturalar ile irsaliyelerin davalıya Gelir İdaresi Başkanlığının E-fatura sistemi aracılığıyla teslim edildiği, faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğini gösterir tespite elverişli herhangi bir belgenin dosya içeriğinde bulunmadığı, davalının davacı adına düzenlediği herhangi bir iade ya da satış faturasının davalıya ait BS formunda yer almadığı, Davacının davalı adına 2024 yılında 3 adet karşılığı 46.053,00 Usd tutarlı fatura düzenlediği, karşılığında davalıdan banka aracılığıyla 20.368,57 Usd toplam tutarlı tahsilat yapıldığı, bu işlemlere göre 13.02.2025 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 11.506,74 Usd borçlu olarak göründüğü, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde, takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 11.506,74 Usd olacağı, Takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 11.506,74 USD alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 11.506,74 USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 11.506,74 USD alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, dava konusu uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklı olup davalının rapora karşı itirazının yerinde olmadığı, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından --- İcra Dairesinin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 11.506,74 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli usd mevduat hesabına ödediği döviz faizi İŞLETİLMESİNE,3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 82.904,40 TL (icra tarihindeki miktar üzerinden TL 414.522,00%20) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken (dava değeri 437.084,66 TL) 29.857,25 TL harçtan, peşin yatırılan 5.392,38 TL harcın düşümü ile geri kalan 24.464,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan 5.392,38 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 60,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 14.067,78 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 69.933,55 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,8-4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.