Yargıtaydan suça sürüklenen çocukların hırsızlık, iş yeri ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarında zamanaşımı nedeniyle düşme ve erteleme hatası üzerine bozma kararı.
Özet: İki suça sürüklenen çocuğun hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve kamu malına zarar verme suçlarından aldıkları mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde, bir çocuğun iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen adli para cezasına dair temyiz istemi doğrudan temyiz edilemezlik nedeniyle reddedilmiş; her iki çocuğun diğer hırsızlık, kamu malına zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarına ilişkin mahkumiyet hükümleri, dava zamanaşımının dolması sebebiyle bozulup kamu davaları düşmüş; son olarak, diğer çocuğun hırsızlık suçundan aldığı cezada ise erteleme koşullarının hukuka aykırı şekilde değerlendirilmemesi nedeniyle kararın hatalı olduğuna hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar vermeHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, düşme, bozmaSuça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme suçları ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz istekleriinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adlî para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçları ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve kamu malına zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde1- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...'nın, .. .. Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin camını kırarak girip suça konu eşyaları çalması şeklindeki eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a, 31/2. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 4 yıllık dava zamanaşımının ve yine aynı Kanun'un 142/2-h, 31/2. maddeleri uyarınca belirlenen cezanın üst sınırına göre tabi olduğu 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d, 66/2. maddelerine göre hesaplanan 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının 24.05.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,2- Suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ...'ın .. .. ve .. .. Lisesinin camını kırması ve okula girmesi şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a, 116/2, 119/1-c, 31/3. maddelerinde tanımlanan kamu malına zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerine göre hesaplanan 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, 24.05.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,III- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelinceDosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;1- Suç tarihi itibariyle daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmeyen ve 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesinin (a) bendine göre tayin olunan hapis cezasının ertelenmesine yasal engel bulunmadığı tespit edilen suça sürüklenen çocuk hakkında belirlenen 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51/1. maddesinin (b) bendine göre suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, suç tarihi itibarıyla 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca hapis cezasında erteleme sınırının 3 yıl olduğu gözetilmeden, verilen cezanın 2 yıldan fazla olduğundan bahisle yasal olmayan gerekçe ile ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,2- Suça konu yerde suça sürüklenen çocuk ...'nın parmak izinin çıkması üzerine, suça sürüklenen çocuğun çalınan malların birlikte hırsızlık yaptığı suça sürüklenen çocuk ...'da bulunduğunu belirtmesi üzerine, kolluk görevlilerince suça sürüklenen çocuk ...'a ulaşıldığında, kendiliğinden kaynak makinesi kabloları hariç çalınan eşyaları teslim ederek şikâyetçiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; şikâyetçiden kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakati olup olmadığı sorulduktan sonra suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 168/1-4. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.