Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, emsal karşılaştırmasına göre belirlenen bedelin Bölge Adliye ve Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, ilk derece mahkemesinin davacı lehine tazminata hükmettiği kararın, hem davacı tarafın bedelin düşük olduğu hem de davalı idarenin sorumluluğu ve bedelin fahiş olduğu yönündeki itirazlarına rağmen bölge adliye mahkemesince emsal karşılaştırmasına dayalı bilirkişi raporu ve usul ve yasaya uygun bulunarak istinaf başvurularının reddedilmesi üzerine, temyiz incelemesinde de Yargıtayın belirlenen kamulaştırma bedelinde ve davalı idarenin sorumluluğunda herhangi bir isabetsizlik görmeyerek önceki kararı onadığı anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 05.12.2019KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Kararın davacı ... ve davalı idare vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve davalı idare vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; ... ili, ..., ... 1602 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen yol olarak el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekilinin cevap dilekçende özetle; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı ... yönünden kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine diğer davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, açılmamış sayılmasına karar verilen davacılar yönünden vekâlet ücretinin yanlış belirlendiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşmanın dava şartı olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmaza el atmasının söz konusu olmadığını, davanın bu nedenlerle reddinin gerektiğini, Mahkemenin hükmüne dayanak olan bilirkişi raporunun usulüne uygun olmadığını, bedelin fahiş olduğunu belirterek istinaf etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihine göre değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanında bulunduğu ve husumetin doğru yöneltildiği, kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleştiğinden taşınmazın aynına ilişkin bu davanın adli yargının görevi dahilinde kaldığı, davanın niteliği gereği hak düşürücü süre veya zamanaşımının söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davacı ... ve davalı idare vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... ve davalı idare vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar eerek temyiz yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak ve Dairemiz denetiminden geçen paydaş dosyalarında belirlenen metrekare birim fiyatı ile uyumlu olarak değer biçilerek bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı ... ve davalı idare vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı ...'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.