Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin otoyolda sahipsiz hayvana çarpma sonucu oluşan kasko hasarının yol güvenliğini sağlamayan işletmeciden rücuen tahsiline ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Bir sigorta şirketi, kasko sigortalı aracın otoyolda başıboş hayvana çarpması sonucu oluşan zararı tazmin ettikten sonra, halefiyet ilkesine dayanarak, yol güvenliğini yeterince sağlamadığını iddia ettiği otoyol işletmecisi aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmektedir; davalı ise kendisinin tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, kusurunun olmadığını ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİT.C.ANKARA GEREKÇELİ KARAR7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM ......KATİP ......DAVACI
: ......VEKİLİ
: Av. ......DAVALI
: ......VEKİLİ
: Av. ......DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR Y.TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılanması sonucunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.I-İDDİALARDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ... plakalı aracın Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 14.12.2024 tarihinde ...... İstikameti █████+400 kilometresinde meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kazanın otoyol üzerinde seyir halindeyken sahipsiz hayvana çarpması sonucu meydana geldiğini, davalı şirketin yol güvenliğini sağlama yükümlüğünü ihlal ettiğini, davalı şirketin otoyol güzergahında hayvan girişini önlemeye yönelik tel örgü, uyarı levhası, engelleyici yapı ve bakım faaliyetleri yürütülmemesi sonucu ortaya çıkan bu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta kapsamında sigortalı ... plakalı araç için toplam 91.327,05 TL tazminat ödemesi yaptığını, sigortalının zararının giderildiğini, yapılan ödeme nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, yapılan ödeme sonrasında halefiyet ilkesi gereğince, müvekkili şirketin sigortalının yerine geçerek rücu hakkına haiz hale geldiğini, zararın karşılanması için davalı şirket aleyhine ...... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II-SAVUNMALARDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu itibariyle Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda " Rücu durumu: yok " olarak belirtildiğini, davacı tarafından davanın açılmış olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ekspertiz raporu ile dahi rücu imkanının bulunmadığı ispat edilmiş olmasına rağmen dava açıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğundaki otoyol hayvan girişini engellemek için üzerine düşen tüm yükümlülükleri ... standartlarına uygun olarak yerine getirdiğini, müvekkili şirkete husumet yönetilmesi ve kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, husumetin Belediye Kanunu ve Hayvanları Koruma Kanunun ilgili hükümleri doğrultusunda husumetin ve kusurun ...... yönetilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin tarafından Otoyol'un güvenliği açısından gerekli tüm tedbirleri ve önlemleri aldığını, müvekkili şirketin kusur ve sorumluğu bulunmadığını, kusur oranlarının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, talep edilen faizin fahiş olduğunu savunmuş davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı tarafından kötü niyetli hareket etmiş olması nedeniyle^%20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı.2 - ......sayılı sayılı dosyasının uyap evrakları.3.Sigorta poliçesi örneği.4.Ekpertiz rapor örneği.4.Ödeme makbuzları.IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇEDava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın, zarardan sorumlu oldukları iddiası ile davalıdan rücuen tahsili istemi ile açılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun █████/1944 Tarih ......sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığını taşıyan 1472. maddesinde ise; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da yapılan düzenlemelere göre, Tüketici; ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi ifade eder. Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan taşıma, eser, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder (TKHK.m.3/k,l).6502 sayılı TKHK.m.2 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca, bu kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Tüketici işlemlerinde taraflardan birisi daima tüketici, sözleşmenin karşı tarafı ise gelir elde etme amacıyla bu işi yapan satıcı, sağlayıcı, imalatçı, ithalatçı hizmet veren, banka, yüklenici, taşıyıcı, sigortacı veya bunlar gibi gelir elde etme amacıyla bu işleri yapan gerçek veya tüzel kişilerdir. Tüketici işleminin karşı tarafı olan müteşebbisin (girişimcinin) gerçek kişi tacir, esnaf veya TTK anlamında ticaret şirketi olmasının herhangi bir önemi yoktur. Burada önemli olan gelir elde etme amacıyla bu işi yapan bir kişinin bulunmasıdır. Sözleşmenin yapıldığı veya olayın gerçekleştiği tarihin mülga 4077 sayılı TKHK döneminde gerçekleşmesinin de herhangi bir önemi yoktur. Mülga 4077 sayılı TKHK 'nın yürürlükte olduğu dönemde, yüksek yargıtay tüketici işlemi ile ilgili olmak üzere bazı sözleşmelerin tüketici işlemi sayılamayacağını kabul etmiştir. Ancak 6502 sayılı TKHK 3/l, 83 madde hükmünde yapılan açık düzenleme ile bu sınırlamaların tamamı ortadan kaldırılmıştır.Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK 4, 5. madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın mutlak ticari dava olması veya sözleşmenin TTK'da ya da başka kanunlarda düzenlenmesinin herhangi bir önemi yoktur (6502 sayılı TKHK m.83). Bu nedenle örneğin, taraflardan biri tüketici, karşı tarafı müteşebbis olan uyuşmazlık konusunun kambiyo senedi, sigorta sözleşmesi, taşıma sözleşmesi, eser sözleşmesi ya da başka bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur.Mahkemelerin görevi, ancak kanunla belirlenir (HMK m.1). Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkili olur (HGK 14.04.2004 tarih ......sayılı kararı).Somut olayda; davacı sigorta şirketi tarafından, ... plakalı aracın 14.12.2024 tarihinde ...... İstikametinde sağ taraftan çıkan sahipsiz köpeğin çarpması neticesinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, sigortalı araç için davacı sigorta şirketi meydana gelen hasar nedeniyle sigortalısına 91.327,05 TL ödeme yaptığı eldeki dava ile de; trafik kazası sonucu kasko sigorta kapsamında sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen davalıdan tahsiline yönelik başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının iptaline, inkar tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Davacı şirket tarafından, dava dışı üçüncü kişilere, aralarındaki kosko sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin halefiyet hakkına dayalı olarak rücuen tahsili istendiğine göre, görevli mahkemenin, davacı şirketinin halefi olduğu sigortalısı arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmelidir. Davacı ile ödeme yapılan dava dışı kişiler arasında kasko sigorta poliçesi yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; ödeme yapılan dava dışı 3. kişilerin 6502 TKHK 3/1-k maddesi gereğince tüketici konumunda olduğu ve dava dışı 3. kişiler ile davacı arasındaki işlemin de aynı Yasa'nın 3/1-l maddesi gereğince tüketici işlemi niteliğinde olduğu açıktır. Bu halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığında çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.V-HÜKÜM1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;2) Görevli Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğunun tespitine;3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan ...... Tüketici Mahkemesine gönderilmesine;4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) ihtarına;Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ......Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ...... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ......e-imzalıdırHakim ......e-imzalıdır