Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ithal hammadde satışından kaynaklanan 24.105,39 Euroluk ticari alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasının yargılama özeti.
Özet: Davacı şirket, davalıya ithal hammadde satışından kaynaklanan 24.105,39 Avro tutarındaki ticari alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın kötü niyetli olduğunu ve geciktirme amacı taşıdığını iddia ederek, itirazın iptalini, takibin devamını, ana paranın faiziyle birlikte ve icra inkar tazminatıyla tahsilini talep etmektedir; davacı, davalının faturaları defterine kaydetmesine rağmen ödeme yapmadığını, borcun likit olduğunu, davalının konkordato talebinin reddedildiğini ve kendi borç listelerinde bu alacağı gösterdiğini belirtirken, davalı taraf yazılı savunma sunmamış, davanın reddini sözlü olarak istemiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İthal hammaddelerin satışı ile iştigâl eden davacı müvekkili şirketin davalı borçlu şirket ile aralarındaki ticari münasebet gereği satışını yaptığı ürünlerin davalı borçluya teslimini sağlayarak üzerine düşen edimleri eksiksiz ifa ettiğini, bunun karşılığında fatura ve irsaliyelerin düzenlenerek davalıya iletildiğini, müvekkili tarafından düzenlenen hiçbir faturaya ve/veya içeriğine itiraz edilmeksizin tüm faturaların davalı tarafından ticari defterlerine kayda alınarak ilgili Vergi Dairesi kayıtlarına intikal ettirildiğini, müvekkili şirket nezdindeki takibe konu cari hesap borcuna mahsuben davalı tarafından kısmi ödemelerde bulunulmuş ise de satın alınan ürünlere ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap bakiyesinin davalı borçlu tarafından ödenmediğini, icra takibinin yapıldığı 05.08.2024 tarihi itibariyle davalı borçlunun müvekkili şirkete 24.105,39-Euro bakiye borcu kaldığını, bakiye cari hesap borcunun tüm taleplere rağmen davalı tarafından ödenmemesi üzerine Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi yapılmışsa da davalı borçlu tarafından alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacıyla borca, borcun fer'ilerine ve faize kötüniyetli itiraz edilerek icra takibinin durmasının sağlandığını, davalı borçlu şirket vekilince sunulan 07.08.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile her ne kadar davalının herhangi bir borcu olmadığı ve Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası ile davalı hakkında 25.08.2023 tarihinden başlamak üzere geçici mühlet kararı verildiği iddia edilmiş ise de; takip talebi incelendiğinde görüleceği üzere dava konusu icra takibinin davacı müvekkili şirket tarafından davalı borçluya düzenlenen faturalar neticesinde teşekkül eden cari hesap alacağının bakiyesine istinaden başlatılmış olup taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca; adına düzenlenen herhangi bir faturaya itiraz etmeksizin ticari defterlerine kabul eden davalı borçlunun hayatın olağan akışı ve basiretli tacir olmanın gereği huzurdaki takibe konu borcu tüm unsurları ile birlikte bilmesi gerektiğini, bu nedenle dava konusu icra takibinin dayanağı alacağın likit alacak olduğunun açık olup davalı borçlunun itirazının tamamıyla uzatmaya matûf ve kötü niyetli olduğunu, ayrıca davalı borçlu hakkında geçici mühlet kararı verildiği iddia edilmişse de; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Dosyasından verilen 27.06.2024 tarihli karar ile davalı borçlunun konkordato talebinin reddine ve konkordato dosyasından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiğini, kaldı ki davalı borçlu vekilince huzurdaki davanın dayanağı icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile davalının herhangi bir borcu olmadığı iddia edilmesine rağmen; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına ilişkin dava dilekçesi ekinde sunulan davalı borçlu şirketin borca batık olduğunun ispatı yönünden düzenlenen tüm borçlar listesi ve dayanak olarak gösterilen belgelerde davacı müvekkilinin alacağına yer verildiğini, işbu durumun da davalı borçlu şirketin icra takibine yaptığı itirazın kötüniyetli ve uzatmaya mâtuf olduğunu ortaya koyduğunu, 06.09.2024 tarihinde dava şartı Arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da; gerçekleştirilen arabuluculuk toplantısı neticesinde düzenlenen 25.09.2024 Tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı'ndan anlaşılacağı üzere davalı borçlu ile anlaşmaya varılamadığını iddia ederek; davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyasındaki haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, uzatmaya matûf itirazının iptali ile takibin devamına, anaparanın takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek banka mevduat faiz oranından az olmamak üzere artan oranlarda faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden davalı borçlu şirketten tahsili ile davacı müvekkili şirkete ödenmesine, davalının itirazının haksız, kötüniyetli ve uzatmaya matûf olması, alacağın likit olması, davalı borçlunun borç miktarını bilmesi gerektiğinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalı borçludan tahsili ile davacı müvekkiline ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı borçluya tâhmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili sözlü beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ithal hammadde alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, bakiye cari hesap alacağı borç sebebi gösterilerek 24.105,39 EURO (865.161,73-TL) alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin █████/2024 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borca, faize, faiz türüne ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine █████/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Marmara Kurumlar, Üsküdar ve Ümraniye Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası dosya kapsamına alınmış, incelenmesinde; davacıların ... ve ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, Konkordato talepli açılan davada █████/2024 tarih ve ... Sayılı Karar ile Konkordato talep edenlerin konkordato talebinin ayrı ayrı reddine, hüküm ile birlikte Mahkeme tarafından verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı tarafın inkara yönelik savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında konkordato projesinde davacı alacağının gösterilip gösterilmediği hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Davacının 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle TL hesap hareketlerinde davacının davalıya 13.016,72 TL borçlu olduğu, EUR hesap hareketlerinde davacının davalıdan 24.105,39 EUR alacaklı olduğu, Mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında konkordato projesinde davacı alacağının gösterilip gösterilmediği hususu ile ilgili olarak; dosyaya sunulu davalı şirkete ait “İMTİYAZSIZ ALACAKLILAR LİSTESİ” incelendiğinde, davacı şirket alacağının 805.491,43 TL olarak gösterildiği, davalının şirket ticari defterleri ile ilgili olarak; davalı şirketin Mahkemece belirlenen incelemeye katılmadığı ve yerinde inceleme talebi bulunmadığından ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2021 yılı BA formlarında davalının davacıdan 6 adet toplamda 330.550,69 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2022 yılı BA formlarında 6 adet toplamda 910.007,80 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2023 yılı BA formlarında 3 adet toplamda 431.858,98 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2024 yılı BA formlarında 2 adet toplamda 381.008,89 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, davacı şirket BS formları incelendiğinde de bildirimlerin karşılıklı olarak birbirini teyit ettiği, bu itibarla davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen tüm faturaların davalı şirket kabulünde olduğu, her ne kadar EUR hesap hareketlerinde davacı şirket alacaklı gözükse de, TL hesap hareketlerinde davalı şirket tarafından fazla ödeme yapılması nedeniyle davacı şirketin 13.016,72-TL borçlu gözüktüğü, mevcut borç rakamının davacı şirket alacağından mahsup edilmesi gerektiği, borcun takip tarihi itibariyle EUR karşılığının 362,68 EUR (13.016,72 TL / 35,8908 TL takip tarihindeki kur) olduğu, Neticeten; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 23.742,71 EUR (24.105,39 EUR - 362,68 EUR borçlu olunan bakiye) alacaklı olduğuu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur.
İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
"Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarihli █████████ E. █████████ K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli █████████ E. ███████ K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle TL hesap hareketlerinde davacının davalıya 13.016,72 TL borçlu olduğu, EUR hesap hareketlerinde davacının davalıdan 24.105,39 EUR alacaklı olduğu, Mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında konkordato projesinde davacı alacağının gösterilip gösterilmediği hususu ile ilgili olarak; dosyaya sunulu davalı şirkete ait “İMTİYAZSIZ ALACAKLILAR LİSTESİ” incelendiğinde, davacı şirket alacağının 805.491,43 TL olarak gösterildiği, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2021 yılı BA formlarında davalının davacıdan 6 adet toplamda 330.550,69 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2022 yılı BA formlarında 6 adet toplamda 910.007,80 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2023 yılı BA formlarında 3 adet toplamda 431.858,98 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, 2024 yılı BA formlarında 2 adet toplamda 381.008,89 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alışı yapmış olduğunu beyan ettiği, davacı şirket BS formları incelendiğinde de bildirimlerin karşılıklı olarak birbirini teyit ettiği, bu itibarla davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen tüm faturaların davalı şirket kabulünde olduğu, her ne kadar EUR hesap hareketlerinde davacı şirket alacaklı gözükse de, TL hesap hareketlerinde davalı şirket tarafından fazla ödeme yapılması nedeniyle davacı şirketin 13.016,72-TL borçlu gözüktüğü, mevcut borç rakamının davacı şirket alacağından mahsup edilmesi gerektiği hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmış; her ne kadar bilirkişi raporunda TL hesap hareketlerinde davacının davalıya 13.016,72 TL borçlu olduğu tespit edilerek davacı şirketin Euro alacağından mahsup edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de davaya konu alacağın EURO alacağı olması ve davaya konu alacak için davalının süresinde takas/mahsup defiinde bulunmadığı dikkate alınarak bilirkişi raporundaki bu görüşe itibar edilmemiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın KABULÜ ile;
1-Bakırköy .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin 24.105,39 EURO alacak üzerinden devamına, alacağa fiili ödeme tarihinde kısa vadeli Euro cinsinden açılmış yabancı paralara uygulanan en yüksek faizin İŞLETİLMESİNE,
2-İİK.nun 67.maddesi gereğince kabul edilen asıl alacak üzerinden (asıl alacak miktarı olan 24.105,39-Euro'nun icra takip tarihi itibariyle geçerli TL karşılığının) %20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 61.229,62-TL harçtan peşin alınan 10.981,60-TL harç ve icra dosyası yatırılan 4.325,81-TL peşin harç olmak üzere toplam 15.307,41-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 45.922,21-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yatırılan 10.981,60-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 4.325,81-TL peşin harç olmak üzere toplam 15.735,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin █████/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 7.087,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 137.488,90-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸¸
Hakim ...
¸¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!