2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen istinaf kararının temyizinde, katılımcıya yapılan tebligatın usulsüzlüğünü tespit ederek 7201 sayılı Tebligat Kanununa uygun yeniden tebligat yapılmasını emretti.
Özet: Bu karar, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2 maddesinde belirtilen iki aşamalı usule aykırı olarak katılan tarafa son bildirdiği adresten farklı bir adrese yapılan gerekçeli karar ve temyiz dilekçesi tebligatının geçersiz olduğuna hükmederek, öncelikle katılanın kovuşturma aşamasında bildirdiği en son adresine, bu adresin tebliğe elverişli olmaması durumunda ise güncel MERNİS adresine kanun yolları ve başvuru süresini de içerecek şekilde usulüne uygun tebligat yapılmasını ve sonrasında yeniden temyiz sürecinin işletilmesini emretmiştir.
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 19.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında; yokluğunda verilen karar ile temyiz dilekçesinin katılanın son bildirdiği adresten farklı adreste tebliğ edildiği ve bu şekilde yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından; gerekçeli karar ile temyiz dilekçesinin öncelikle katılanın kovuşturma aşamasında bildirdiği en son adresine başvurabileceği kanun yolları ve başvuru süresini bildirir biçimde usulüne uygun olarak tebliğinin yapılması, bu adresine tebliğ yapılamaması halinde katılanın güncel MERNİS adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!