Kamulaştırma Kanununa dayalı irtifak hakkı ve pilon yeri bedel tespiti ile tescil davasında, bilirkişi raporu ve vekalet ücretine dair itirazların temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kamulaştırma kanunu kapsamında bir irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili talepli dava sürecini ele almaktadır. İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararları iki kez istinaf edilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, ilkinde dosyayı geri göndermiş, ikincisinde ise davalı istinafını reddedip, davacı istinafını kabulle ilk derece kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurarak davayı tekrar kabul etmiştir. Davacı idare vekili, bilirkişi raporlarındaki bedel tespiti ve değerleme hatalarını, aleyhe bozma yasağını, vekalet ücreti hesaplamasını eleştirirken; davalı vekili ise belirlenen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok altında kaldığını, raporların eksik olduğunu ve yeniden keşif yapılması gerektiğini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın tarım arazisi niteliği, m² birim fiyatı, kapitalizasyon faiz oranı ve değer düşüklüğü oranı hesaplamalarında bir isabetsizlik bulunmadığına karar vermiştir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, █████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 09.04.2020
KARAR
: Esastan ret/ Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 9 77... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin bilimsel gerçeklikten uzak olduğunu, aleyhe bozma yasağına aykırı olarak yükseltilen miktar üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın niteliği belirlenirken dava tarihinin değil, fiili el atma tarihinin esas alınması gerektiğini, taşınmaz değerinin yüksek hesaplandığını, objektif değer artışının yanlış hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının hesabında objektif değer artışına atfedilen unsurlar da bulunduğundan mükerrer uygulamaya neden olduğunu, değer düşüklüğü oranının yüksek hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranın yanlış hesaplandığını, davanın kabulü nedeniyle müvekkil lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın seri dava olarak ikame edilmiş olması nedeniyle hükmedilen vekâlet ücretinin seri dava sayısına göre belirlenmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yer alan tespit ve bedellerin taşınmazın gerçek değerinin çok altında olduğunu, rapora itiraz ettiklerini, emsal taşınmaz ile ilgili değerlendirmelerle müvekkilinin arsası için gerçek değerinin altında bir bedelin belirlendiğini, raporlardaki emsal değerlerden yararlanılmadığını, taşınmazın meskun mahal içerisinde ve arsa vasfında olduğunu, taşınmaz merkezi ve ana yola, çarşı merkezine çok yakın olduğunu, yeniden keşif yapılarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 2. sınıf marjinal sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutat olarak ekilen patates, kuru fasulye, şeker pancarı, domates, yonca ve buğday münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden m² birim fiyatının 32,28 TL olarak tespit edilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %4, değer düşüklüğü oranının ise %33 olarak uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre taşınmazın nitelikleri ve konumu dikkate alındığında %50 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken %130 oranında objektif değer artışı uygulanması doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı idare vekilin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, taşınmazın tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak, irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi ve bu hakkın davacı idare adına tapuda tesciline karar verilmesi yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!