Trafik tescil kayıtlarına güvenerek alınan aracın eksik vergi ödemesi sebebiyle oluşan zararın tazmini talebiyle açılan davanın, idari yargı yoluna tabi olduğu gerekçesiyle usulden reddi kararının onanması.
Özet: Bir vatandaşın, satın aldığı aracın eksik vergi ödemeleri nedeniyle el konulması sonucu oluşan maddi zararın trafik tescil kayıtlarının doğruluğundan sorumlu tuttuğu ilgili bakanlıktan tazminini talep ettiği davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin uyuşmazlığın idare mahkemesi görev alanına girdiği gerekçesiyle davayı usulden reddetmesi üzerine, davacı vekilinin adli yargının görevli olduğu yönündeki temyiz itirazları üst mahkeme tarafından reddedilerek, yargı yolunun caiz olmadığına ilişkin kararın onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 16. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığın sorumlu olduğu trafik tescil kayıtlarına güvenerek 09.05.2016 tarihinde araç satın aldığını, aracı satın alıp adına tescil ettirdikten sonra aracın ilk iktisabında vergilerinin eksik ödendiğinden kaçakçılık davasına konu edilmesi sonucunda İstanbul Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir konulduğunu, 12.12.2019 tarihinde gümrük müdürlüğüne 35.212,00 TL ödeyerek aracın şerhini kaldırdığını, uzun süre aracı kullanamadığını, çevresindeki insanlar tarafından "kaçakçı" şeklinde hitaplara maruz kalması nedeniyle yıprandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ödemek zorunda kaldığı 35.121,00 TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğunu, davacının uğradığı zarardan müvekkili idarenin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi, Uyuşmazlık Mahkemesi ve İstinaf Mahkemesi kararlarına göre adli yargının görevli olduğunu, iş bu davada verilen usulden red kararının hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, idari işlem nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.