Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili davasında emsal karşılaştırmalı değer tespitini onayan istinaf red kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, davalı idare tarafından yol ve kaldırım amacıyla el konulan taşınmazın değeri, emsal karşılaştırmaları ve uzman raporuyla belirlenerek davacıya ödenmesine karar verilmiş; davalı idarenin, değer tespitinin usul ve yasaya uygun olmadığı, emsal incelemesinin hatalı yapıldığı ve %10 objektif değer azaltıcı indirimin uygulanması gerektiği yönündeki istinaf ve temyiz başvuruları, mahkemece yapılan değerlemenin ve bilirkişi raporunun hukuka uygun bulunması, ayrıca %10 indirimin uygulanmayacağına dair Yargıtay içtihatları gerekçe gösterilerek reddedilmiş, böylece ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin davayı kabul eden kararları onanmıştır.

MAHKEMESİ
: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararDAVA TARİHİ
: 04.06.2021KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu.... ili, ..., .... Mahallesi 7 14... /A parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol ve kaldırım yapılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmeksizin açılan davayı kabul etmediklerini, uzlaşma talebinde bulunulmasının dava şartı olduğunu, söz konusu parselde fiili bir el atmanın söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazın davacılar hissesi üzerine tapu sicil kaydına devir ve ferağının önlenmesi bakımından Tapu Sicil Müdürlüğünde tescil ve terkin işleminin yapılmasına kadar tedbir konulmasını, davanın reddini, davanın kabulü halinde el atılan kısmın yol olarak kullanılıyor olması durumunda yol olarak terkinine, şayet el atılan kısım boş alan niteliğinde ise müvekkili idare adına tapu kaydına tesciline, belirlenecek tazminat bedelinin davacının tapu kaydındaki haciz ipotek, v.b. gibi tüm takyidatları kapsayacak şekilde bedele yansıtılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmektedir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; maktu harç alınması gerektiğini, el atma tarihinin usulüne uygun tespit edilmediğini, emsal incelemesinin usulüne uygun yapılmadığını, bedelde % 10 indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre dava tarihi itibarıyla 29.000,00 TL/m² birim değer üzerinden belirlenen bedelin uygun olduğu, bu bedel üzerinden daha sonra %10 objektif değer azaltıcı unsur indirimi yapılması Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin müstakar kararlarıyla (█████████ Esas, ██████████ Karar) uygun bulunmadığı, taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığının bilirkişi raporuyla sabit olduğu ve nispi harç alınmasının yerinde olduğu, böylece Mahkeme kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırı bir husus bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki dava 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin olup 04.11.1983 tarihinden sonra kamulaştırma yapılmaksızın el konulan taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yasal düzenleme bulunmadığı, bu davaların kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından aldığı nazara alındığında nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.