Hırsızlık suçundan temyiz edilen kararda, Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı yapılan usulsüz tebligat nedeniyle dosyanın usulüne uygun tebliğ için iadesine karar verilmesi.
Özet: Bu karar, bir hırsızlık davasında, katılanın yokluğunda verilen hükmün en son bilinen adresinden farklı bir adrese usulsüz tebliğ edilmesi üzerine, gerçek kişilere yapılacak tebligatlarda öncelikle bilinen son adrese, bu adreste tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adrese Kanunda belirtilen iki aşamalı yönteme uygun tebliğ yapılması gerektiğini vurgulamakta ve gerekçeli karar ile temyiz dilekçelerinin bu usule uygun olarak tebliğ edilerek dosyanın yeniden incelenmek üzere iadesine karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Hırsızlık
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.02.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, katılanın yokluğunda verilen hükmün muhatabın işçisine tebliğ edildiği, ancak yapılan tebliğ işleminin, katılanın en son bildirdiği adresten farklı olan başka bir adresine yapılması nedeniyle çıkarılan tebligat işleminin usûle aykırı olmasından dolayı, gerekçeli karar ve temyiz dilekçelerinin usûlüne uygun olarak (Öncelikle bilinen en son adresine tebliğ yapılması, bu adreste tebligat yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile buna ilişkin belge, sunarsa katılanın temyiz dilekçesi de eklendikten ve temyiz istemi konusunda ek Tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!