Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda bankanın katılan sıfatı yokluğundan temyizinin reddi ile bilişim sistemini engelleme suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı.
Özet: Katılan vekilinin, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararlarını temyiz istemi, suçtan doğrudan zarar görmeyen bankanın davaya katılma ve temyiz yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilirken; sanık hakkında bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz başvurusu ise, ilgili suç için öngörülen dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle beraat hükmünün bozulmasına ve kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık,bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, retI. Katılan vekilinin, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeKüçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Hırsızlık suçundan açılan davada, suçtan doğrudan zarar görmeyen bankanın davaya katılma hakkı bulunmadığından, hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan katılan kurum vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II- Katılan vekilinin, sanık hakkında bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesindeSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 244/2. maddesinde tanımlanan bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, 15.10.2015 olan mahkûmiyet karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.