Haber ajansının savunma sanayi şirketinin Katara satıldığına dair asılsız haber yayınlaması üzerine açılan itibar ve maddi tazminat davası.
Özet: Stratejik öneme sahip bir savunma sanayii kuruluşu olan davacı şirket, bir haber ajansına karşı, ajansın 18/12/2021 tarihinde yayımladığı, kendisinin Katara satıldığına dair asılsız ve spekülatif haberle ticari itibarını ağır biçimde zedelediğini, halkı kin ve nefrete sürükleyebilecek yanlış algı oluşturduğunu, kişilik haklarına saldırıda bulunarak haksız kazanç sağladığını ve ülkenin yüksek makamlarının rızasıyla tasfiye edildiği intibası yarattığını iddia ederek, uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini amacıyla başlangıç olarak toplamda 1.500.000 TL tazminat talebinde bulunmuştur.

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: 09.04.2025
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Haber Ajansına ait internet sitesinde █████/2021 tarihinde yer alan ;... .... .... oldu" ve "resmen ilan edildi: ... ...oldu" başlığının atıldığını, davalı tarafın bahsedilen görselide kullanarak ...'ın Katara satıldığı algısını kasıtlı olarak yaratmaya amaçladığını ve bu amaçla kamu oyunu yanıltıcı, spekülatif bir haber yaptığını, davalının resmi web sitesi ile twitter hesabında yayınladığı bu haberin hızla yayıldığını ve ...'ın satıldığı yönünde oluşan algının ülke gündemine bir anda girdiğini ve en çok tıklanan haberlerden olduğunu, yapılan haberin stratejik önem taşıyan ...'ın ticari itibarını zedelediğini, kullanılan görsel ile iki ülkenin en üst düzeyindeki yöneticilerinin bu satış konusunda anlaştıkları intibanın yaratıldığını, asılsız habere dayalı oluşan zararın tespitinde , ...'ın ülke içindeki konumunun dikkate alınması gerektiğini, ...'ın iştiraki olduğu Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfının mütevelli heyetinin Cumhurbaşkanı dahil yüksek kamu görevlilerinden oluştuğunu, stratejik önem taşıdığını, yaklaşık 10.000 kişinin görev yaptığı bir tüzel kişilik olduğunu, sermayesinin % 25,80'lik kısmının borsada işlem gördüğünü, yapılan asılsız haberin ...'ın Türkiye'deki savunma sanayi faaliyetlerinin sona erdiği, tasfiye edildiği ve bunun da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı rızası ile yapıldığı şeklinde algı yarattığı, halkı kin ve nefrete de sürükleyecek şekilde sadece ...'ı değil Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine de büyük oranda zarar verdiğini, davalının tecrübesi gözetildiğinde kasten hareket ettiğinin açık olduğunu, bu nedenle ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan kasti haber nedeni ile ...'a karşı duyulan güven ve itibarın sarsılmasının amaçlandığını, haberin gerçek olmadığının kamu oyuna duyurulması amacıyla Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca ve ... yönetim kurulu başkanı tarafından ayrı ayrı açıklamalar yapıldığını , haberin bir anda büyük bir kitleye yayılması ve birden fazla mecrada yayınlanması nedeniyle açıklamaların da birden fazla mecraya ulaştığını , yine ... tarafından SPK'ya açıklama yapıldığını, ...'ın satılmadığının anlatıldığını, yapılan yalan haberin tıklanması neticesinde davalının haksız kazanç elde ettiğini, bu kazancın hukuka aykırı olduğunu, basın özgürlüğü bakımından yasal sınırların aşıldığını, davalı tarafın kısa bir araştırma ile ...'ın Katara satılmadığını anlayacak bilgi ve deneyime sahip olduğunu, bu nedenle haberde hukuka aykırılık unsurunun gerçekleştiğini, tüzel kişilerin de kişilik hakları bulunduğunu ve kişilik haklarına saldırı halinde oluşan maddi ve manevi zararın giderilmesinin talep edilebileceğini, yapılan yalan haber nedeniyle davacının kişilik haklarına saldırıldığını, haber sonrası sosyal medyada birçok kişi ve kurumun kendi yorumlarını da eklemek suretiyle haberin hızla yayılmasına neden olduğunu, bu yorumlarda ; ...'ın resmen Katara satıldığı, yapılamaz denilen herşeyin yapıldığını, sırada şeriat ilan etmek mi ? olduğu yönünde ifadeler yer aldığını, bu paylaşımların dahi haberin ne şekilde algılandığını ve davalının spekülasyon amacına ulaştığını ortaya koyduğunu, bahsedilen haber başlığı altında marka tescili gibi konuların ifade edilmesinin davalının kasti hareketini ortadan kaldırmadığını, davalı tarafın marka tescili ile satış arasındaki farkın ne olduğunu bilecek konumunda olduğunu,
...'ın ülke ekonomisindeki yeri, yerli ve milli değerleri, savunma sanayinde önde gelen kuruluş olması gibi hususlar bir arada değerlendirildiğinde; dava konusu asılsız haber sonrasında, kişilik haklarının ne ölçüde zarar görmüş olabileceğinin ortada olduğunu, bu manevi zarar para ile ölçülebilecek bir değerden çok daha büyük olsa da, yasal düzenlemelerin çizdiği sınırda 1.000.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini,
Dava konusu asılsız haber nedeni ile uğranılan maddi zararın bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğini, ...'ın borsada işlem gören 7. en büyük şirket olduğunu, ayrıca borsada işlem gören tek savunma şirketi olduğunu, dünyada ise savunma şirketleri arasında gelir bazında 48. sırada yer aldığını, borsada işlem gören şirketlerde pay sahiplerinin, yapılan haberlere göre karar verdiklerini, olumsuz haberlerin maddi değerlere zarar oluşturduğunu beyanla şimdilik 500.000,00 TL maddi tazminat 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı gün itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememiz ara kararı doğrultusunda, █████/2022 tarihli beyan dilekçesi ile; maddi zarara ilişkin taleplerinin dayanağını, hisse değerinin düşmesi ve müşteri kaybı olarak açıklamıştır.
CEVAP
: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; herşeyden önce davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davaların husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, 5651 sayılı Yasanın 4.maddesinin 1.fıkrası gereği internet ortamında kullanıma sunulan her türlü içerikten , içerik sağlayıcısının sorumlu olduğunu, somut olayda içerik sağlayıcısının davalı ... Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş. olduğunu, gerçek kişi davalılara bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini, esas yönünden ise; dava konusu yapılan haberde ...'ın Katar'a satıldığı yönünde bir iddia bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde sunduğu linkte "resmen ilan edildi, savunma sanayisinin göz bebeği ... ...oldu" ibaresinin yer aldığını oysa haber metninin tamamının okunması haline ...'ın Türk Marka ve Patent Kurumuna başvurarak ...-... markasını tescil ettirdiğinin haber yapıldığını, üstelik haberin bir milletvekilinin soru önergesi üzerine yapıldığını, dava konusu yayının hiçbir satırında ...'ın satıldığı iddiasının bulunmadığını, satmak fiilinin hiçbir şekilde geçmediğini, haberin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, 3.kişilerin haber sonrasında yaptıkları yorumların müvekkilini sorumlu kılmayacağını, davalıların sadece kendi haber içeriğinden sorumlu olabileceklerini, ...'ın Türk Ekonomisi ve Türkiye'nin üstün çıkarları yönünden stratejik öneme sahip olması nedeniyle Aselsanla ilgili bir gelişmenin yayınlanmasında üstün kamu yararının var olduğunu, verilen haberin gerçeğe uygun olduğunu, güncel olduğunu, özle biçim dengesinin korunduğunu, bu nedenle yapılan yayının hukuka uygun olduğunu, ayrıca davacının uğradığını iddia ettiği zararı ispatlaması gerektiği savunularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalı gerçek kişilere husumet düştüğünü, bu kişilerin müvekkilinin kişilik hakkını ihlal eden kişiler olduklarını, davalı tarafın savunmasında bahsedilen haberin ilk haber metni olmadığını, davacı kurumun açıklamaları sonrasında değiştirilen haber olduğunu, bir milletvekilinin verdiği soru önergesinin anlatıldığı sonraki haberin değil, başlangıçta "resmen ilan edildi Savunma Sanayisinin göz bebeği ... ...oldu" başlıklı haber nedeniyle dava açıldığını, cevap dilekçesinde yapılan savunmanın dahi yalan ve yanıltıcı olduğunu, cevap dilekçesinde bahsi geçen soru önergesinin de yapılan haberin gerçek olduğuna dayanak oluşturamayacağını, haber verilirken özle biçim arasındaki dengenin korunmadığını, 3.kişilerin eylemlerinden davalıların sorumlu olmadığına ilişkin beyanlarının da kabulünün mümkün olmadığını, bahse konu yorumların yapılmasının nedeninin davalının yanıltıcı ve gerçek dışı haberi olduğunu beyanla dava dilekçesindeki taleplerini tekrarlamıştır.
Davalılar vekili ikinci cevap dilekçesinde; cevap dilekçesini tekrarlamış, yayında hiçbir şekilde "... Qatara satıldı" ibaresinin yer almadığını, basında yer alan bir haberin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesinde haberin bütünlüğünün göz önünde bulundurulması gerektiğini, haberin bütünü incelendiğinde, Aselsanın " ... ..." marka başvurusu ve bu marka başvurusu üzerine ...'ın soru önergesinin haberleştirildiği, bir cümlenin cımbızlanarak haber bütünlüğünden kopartılması ve dava konusu edilmesinin hukuken korunamayacağını , yan noktalardaki hatalı bilgilerin yayının ana noktasının hukuka aykırı hale getirmeyeceğini, müvekkilinin tek amacının habercilik yapmak olduğunu beyanla davanın reddi talebini tekrarlamıştır.
GEREKÇE
: Dava; █████/2021 tarihinde yayınlanan " savunma sanayinin göz bebeği ... ...oldu" ve "resmen ilan edildi; ... ...oldu" başlıklı haberin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı, bu kapsamda davalıların manevi tazminat ve oluşmuş ise maddi zararı tazmin yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 27.01.2022 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin ████████ esasına kayıtla yapılan yargılamada; taraflarca gösterilen deliller toplanılmış, bu kapsamda gerçek kişi davalıların sosyal ekonomik durum araştırması yapılmış, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca ███████████ nolu soruşturma dosyası , İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma nolu dosyası, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası celp edilmiş, taraflarca dava konusu haberin çıktıları basılı olarak dosyaya sunulmuş,
... Cumhuriyet Başsavcılığınca ███████████ nolu soruşturma dosyası yetkisizlik kararı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma numaralı, ██████████ karar numaralı "Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar" verilmek suretiyle sonuçlandırıldığı, özetle; haberin içeriğinde herhangi bir yorumda bulunmadan sadece yapılan açıklamalara yer verilmesi nedeniyle haberin basın ve ifade özgürlüğü sınırları içerisinde kaldığı değerlendirilmesi yapıldığı görülmüş,
İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimliğine yapılan itirazın da reddi neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleştiği, dosyaya temin edilen İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin █████████ D.İş sayılı █████/2022 tarihli kararı ile anlaşılmış,
... 2. Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin ████████ esasında açılan davada; tarafların aynı olduğu, aynı haber nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın talep edildiği, bunun yanında tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesinin ayrıca istenildiği, davacı ...'ın tescilli markasına tecavüzün dava konusu yapıldığı, bu haliyle mahkememizde yürütülen dava ile aynı konuda olmamaları nedeniyle derdestlikten bahsedilemeyeceği mahkememizce değerlendirilmiş olup, ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin █████/2023 tarihli duruşmasında davanın reddine karar verildiği sunulan duruşma tutanağından anlaşılmış,
Mahkememizce SPK uzmanı, Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişilerden oluşturulan heyetten █████/2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış, Söz konusu raporda;
Dava konusu haberin █████/2021 Cumartesi günü öğlen saatinde yayınlandığı, bu tarihte borsanın kapalı olduğu, aynı tarihte ... tarafından konuya ilişkin açıklama yapıldığı, haberin yapılması ile açıklamanın yapılması arasında geçen sürede yatırımcıların borsada satış yapmalarının mümkün olmadığı, bu nedenle ... hissesinin borsada işlem gören fiyatının davaya konu haber nedeniyle gün içerisinde olumsuz etkilenmesi veya dalgalanmasının söz konusu olamayacağı, haberden sonra 16 iş günü ile haber öncesindeki süreçte davacının hisselerinin seyri izlendiğinde borsanın genel endeksinden ayrı bir hareket görülmediği, davacı hisse fiyatının Bist 100 endeksine paralel hareket ettiği, davacı hisse fiyatındaki düşüşün haberin yayın tarihinden önce █████/2021 tarihinde başladığı, haber yayınlandıktan sonraki ilk iş gününde ... hissesinin % 1.71, BİST-100 endeksinde % 1.35 oranında gerilediği, devam eden günlerde aynı oranın korunduğu, bu durumda ... hisse fiyatının düşmesinin dava konusu haberden kaynaklandığının ve Aselsanın zarara uğradığının ifade edilemeyeceği , davacı defterlerinin müşteri kaybı yönünden incelenmesinin gerektiği, ancak davacı tarafından "yapılan sözleşme ve anlaşmaların gizlilik arz etmesi dolayısıyla " incelemeye sunulmadığı, yayınlanan haberin içeriğinde "... .... ... satıldığı" yönünde bir ifade olmadığı, 3.kişilerin yorumlarından davalıların sorumlu tutulamayacağı ve bu yönüyle haberin hukuka aykırı olup olmadığının mahkemenin takdirinde olduğu görüşü dile getirilmiş, yapılan yargılama sonucu dava konusu haberde kişilik haklarına saldırı teşkil edecek hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davacının maddi ve manevi tazminat davalarının reddine ilişkin 01.02.2023 tarih ███████ sayılı kararı verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 06.11.2024 tarih, █████████ esas, █████████ sayılı kararıyla tarafların istinaf başvurularının esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 06.11.2024 tarih, █████████ esas, █████████ sayılı kararında; ''Dava konusu haber nedneiyle davalı ... Basın ve Yayıncılık A.Ş. hakkında hakaret, iftira, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ Soruşturma no ile suç duyurusunda bulunulmuş ise de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisinde olduğu gerekçesiyle █████/2021 tarihinde yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür.
6098 sayılı TBK’nın 74/1. maddesinde ise “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.” hükmü yer almaktadır. Bu madde uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de; hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul olunmaktadır. Dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasının kesinleşmediği ve ceza dosyası da işbu dava sonucunu da etkileyecek esaslı delildir.
Şu durumda; ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada, yukarıda belirtilen ceza soruşturması dosyasının akıbetinin araştırılması, kovuşturma aşamasına geçilmiş ise ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Anılan ceza soruşturmasının sonucu ve tarafların iddia ve savunmaları bir bütün halinde değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, davacı tarafın istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bu kabule göre; davalı gerçek kişiler ..., ... ve ...'na husumet düşüp düşmediği araştırılmadan esas hakkında karar verildiği görülmüştür.
█████/2007 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5651 sayılı Kanun'un 1. maddesinde; bu kanunun amaç ve kapsamı “içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usûlleri düzenlemektir” şeklinde belirtilmiş, aynı Kanun'un 3, 4, 5 ve 6. maddelerinde içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcının sorumlu olduğu durumlar ve sorumluluk esasları gösterilmiştir.
Davacı vekili, "www.cumhuriyet.com.tr" internet adresinde yayınlanan bir haber sebebiyle, yayın sahibi ve yer sağlayacısı davalı ... Basın ve Yayıncılık A.Ş.'nin yanı sıra, davalı ...'nin yayın koordinatörü, ...'nun sorumlu haber müdürü, ...'nın genel yayın yönetmeni oldukları iddiası ile alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Ancak dosya içerisinde bu iddialara ilişkin hiçbir belge bulunmadığı gibi davalılar vekilince aksi yönde savunmalar ileri sürülmüştür. Yargılama sırasında 5651 sayılı yasanın 4. ve devam eden maddeleri uyarınca hukuki sorumluların tespitine ilişkin bir araştırmada yapılmamış olup davalıların husumet itirazları yönünden bir değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Davalılar vekilinin davalı gerçek kişilere husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin savunması da gözetilerek taraflardan bu husustaki delilleri sorulması, ayrıca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığından anılan internet sitesinin haberin yayınlandığı tarih itibariyle içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısının kim ya da kimler olduklarının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmesi, bundan sonra isimleri zikredilen davalı gerçek kişilere husumetin düştüğünün belirlenmesi halinde bu kişiler yönünden işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin istinaf itirazlarının da kabulüne karar vermek gerekmiştir. (Benzer nitelikte Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarihli, ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı)
Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurularının esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre tarafların sair istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına'' karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası dosya, mahkememizin ████████ esasına kayıtla yargılama sürdürülmüştür.
Kaldırma kararı doğrultusunda; davalı gerçek kişilerin husumet itirazına yönelik olarak Telekominikasyon İletişim Başkanlığına, dava konusu olay ile ilgili olarak 18.12.2021 tarihinde ''https://www.cumhuriyet.com.tr'' internet sitesinin içerik sağlayıcısı ve yer sağlayıcısının kim ya da kimler olduğu hususunun bildirilmesi için yazı yazılmış, verilen 27.01.2025 tarihli yazı cevabında Başkanlıkça yapılan inceleme sonucunda talep edilen bilgi ve belgelerin gönderildiği bildirilmiş, ekte gönderilen 5187 sayılı Basın Kanunu gereğince süreli yayınlar için verilecek beyanname örneğinin incelenmesinde, yayın sahibinin ... Basın ve Yayıncılık AŞ. sorumlu müdürün Mustafa Birol Güger olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Kaldırma kararında belirtilen, dava konusu haber nedeniyle davalı Yeni Gün Ajansı Basın ve Yayıncılık AŞ. hakkında hakaret, iftira, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından ... Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ soruşturma numarası dosyanın mahkememizin 01.02.2023 tarihli kararında irdelemesinin yapıldığı, karar öncesi bu hazırlık evrakına ilişkin sürecin beklenildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ███████████ sayılı hazırlık evrakıyla ilgili olarak yetkisizlik kararı verildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ Üst.d. no sırasında kayıtlı olduğunun belirtildiği ve ne aşamada olduğunun sorulması için ... .... .... yazı yazıldığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma numaralı, ██████████ karar numaralı 22.02.2022 tarihli kararıyla şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, müşteki vekili tarafından bu karara itiraz edildiği,... .... .... değişik iş numaralı 17.06.2022 tarihli kararıyla müşteki vekilinin kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itirazının reddine kesin olarak karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan internet haberi çıktıları gözetildiğinde, kullanılan başlığın " Savunma Sanayinin göz bebeği ... ...oldu" ve "resmen ilan edildi; ... ...oldu" şeklinde atıldıkları görülmüştür. Dava dilekçesinde bahsedildiği gibi, ...'ın Katara satıldığına dair bir iddia başlıkta ve haber içeriğinde yer almamaktadır.
Basın özgürlüğü, Anayasanın 28.maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1 ve 3.maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapması amaçlanmıştır. Basına sağlanan güvencenin amacı toplumun bilgilendirilmesine yöneliktir. Basın özgürlüğü toplum yararına olduğu için hukuka aykırılık iddiasının da basın dışı bir olaydakinden daha farklı değerlendirilmesi gerekmektedir. Basın özgürlüğü de diğer özgürlükler gibi sınırsız değildir. Yayınların Anayasanın Temel Hak ve Özgürlükler Bölümü ile Türk Medeni Kanunun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve özel yasalarca tanınan kişilik haklarına saldırı oluşturmaması gerekmektedir. Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda kamu yararı ölçütü gözetilmelidir. Basın objektif kriter sınırları içinde kalmak suretiyle hukuka uygun yayın yapmalıdır. Bir haberin hukuka uygun sayılabilmesi için ; gerçek olması, güncel olması, verilmesinde kamu yararı bulunması ve veriliş biçimi ile konusu arasında fikri bir bağ bulunması gerekmektedir.
Somut olay bu dört unsur açısından incelendiğinde; verilen haberin güncel olduğu tartışmasızdır. Ülkenin en önemli kurumlarından biri olan Aselsanın herhangi bir yabancı devlete şube açması o şubede üretilecek ürünler için marka başvurusunda bulunulması güncel ve haber değeri taşımaktadır. Aynı nedenlerle haberde kamu yararının bulunduğu da açıktır . Tartışılması gereken husus haberin gerçek olup olmadığı ve veriliş tarzı itibariyle yanıltmayı amaçlayıp amaçlamadığıdır. "resmen ilan edildi: ... ...oldu" başlıklı haberde Cumhurbaşkanı ile Katar Emirinin tokalaştığı resmin yer aldığı, bu resmin altında da soru önergesi veren milletvekilinin resminin yer aldığı ve ayrıca " CHP'li Mahmut Tanal paylaştı: ..., Türk Marka ve Patent Kuruluna Başvurarak ... ... markasını tescil ettirdi." açıklamasının yapıldığı, haberin içeriğinde de tescil edilen marka ile ilgili ... yönetim kurulu başkanı ve genel müdürünün açıklamalarının yer aldığı görülmektedir. Davacı taraf başlangıçta milletvekili soru önergesinin ve kurum yönetim kurulu başkanının açıklamasının haberde yer almadığını, bu açıklamanın sonradan eklendiğini iddia etmekte olup, davacının iddia ettiği şekli ile haberin " ... ...oldu" şeklinde yayınlanmış olması halinde dahi haberde hiçbir şekilde ...'ın satıldığı yönünde bir ifadenin yer almadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/1998 tarihli ████████ sayılı içtihatında da vurgulandığı üzere "Gazetecilikte maheretin bir bölümü de kişilik haklarına saldırmadan haberin okuyucuya okutabilme ve bu yüzden başlığı cazipleştirebilmedir. " Davacının Katar'da şube açmasının "... ...oldu" şeklinde ifadesi okuyucunun ilgisini çekmeye yönelik ve kişilik haklarına saldırı içermeyen bir ifade olduğu, haberi alıntılayan 3.kişilerin bilerek yada bilmeyerek bu ifadede haberin tamamını okumadan Aselsanın satıldığı yönünde kanaat oluşturup bu kanaatlerini sosyal mecrada yaymalarından davalının sorumlu tutulamayacağı gözetildiğinde, dava konusu haberde kişilik haklarına saldırı teşkil edecek hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, ''www.cumhuriyet.com.tr'' internet sitesinin haberin yayınlandığı tarih itibarıyla içerik sağlayıcısının davalı şirket olduğu anlaşılmakla, davalı şirket hakkında açılan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davanın esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı gerçek kişilere yönelik dava ile ilgili olarak mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; 5651 sayılı yasanın 4 ve devam eden maddeleri uyarınca hukuki sorumluluğun tespiti noktasında İletişim Başkanlığı yazı cevabı ve dosya kapsamı itibarıyla içerik sağlayıcısının davalı şirket olduğu, davalı gerçek kişilerin sorumluluklarının bulunmadığı, bu davalılara husumet düşmeyeceğinden davalılar ..., ... ve ... haklarında açılan maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davalı ... Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş'ye yönelik maddi ve manevi tazminat davalarının esastan reddine,
2-Davacının diğer davalılara yönelik maddi ve manevi tazminat davalarının pasif husumet yokluğundan reddine,
Alınması gerekli 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 25.616,25 TL'den mahsubu ile artan ‭25.000,85‬ TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.640,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı ... davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup maddi tazminat davası yönünden AAÜT madde 13/4 uyarınca 30.000,00 TL maktu , manevi tazminat davası yönünden AAÜT madde 10/3-4 uyarınca 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
Davalılar ..., Mustafa Sipahi, ... davada kendilerini temsil ettirmiş olup maddi tazminat davası yönünden AAÜT madde 7 uyarınca 30.000,00 TL, manevi tazminat davası yönünden AAÜT madde 7 uyarınca 30.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!