İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kâr payı dağıtılmaması, Bağ-Kur primlerinin ödenmemesi ve şirket yönetimindeki şeffaflık eksikliği nedenleriyle haklı sebebe dayalı ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesi talepli ticari şirket davası.
Özet: Fırıncılık sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin ortağı, 1.5 yıldır kar payı dağıtılmaması, Bağ-Kur primlerinin ödenmemesi, şirket bilgilerinin saklanması, belgesiz satışlar ve şahsi araç kira bedellerinin ödenmemesi gibi haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasını, birikmiş ayrılma akçesi ve kar payının faiziyle tahsilini talep ederken, davalı şirket usuli eksiklikler bulunduğunu, yeni kuruldukları için borçlarının olduğunu ve fabrika ekipmanlarının çoğunun diğer ortakların şahsi malı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın Ödemiş ilçesinde fırıncılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin aynı zamanda yine aynı ilçe sınırlarında kurulu ...nin, ticaret sicil gazetesi ilanı ve ortaklık sözleşmesinden görüleceği üzere ortaklarından olduğunu, işbu şirketin faaliyet alanının, adından da anlaşılacağı üzere ekmek üretimi, dağıtım ve pazarlamaya ilişkin olduğunu, müvekkili ile beraber toplamda 8 ortak ile beraber kurulduğunu, ortaklığın ekmek üretim fabrikası, idari işlemlerin yapıldığı bir büro/yazıhane ile ekmek ve başkaca unlu mamüllerin satışının yapıldığı bir tezgah da bulunduğunu, fabrika bölümünün içinde ise, tümü de ekmek üretimi açısından elzem olan birçok makine, tesis ve teçzihat da bulunduğunu, İşbu emtiaların tümünün alınmasının fabrika işleyişinin kurulması ve devamının sağlanmasında müvekkilinin payının da bulunduğunu, huzurdaki davayı ikame etmeden evvel, işbu emtiaların nicelik ve niteliklerinin de belirlenmesi adına Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile “Delil Tespiti” konulu dava ikame edilerek, ortaklık adresinde keşif icrası yapıldığını, işbu dosyada, tespite konu emtiaların çok fazla sayıda olması nedeniyle Makine Bilirkişisi tarafından henüz bilirkişi raporunun tanzim edilmediğini, müvekkilinin her ne kadar ticari bir atılımda bulunmak maksadıyla, davalı işletmeye ortak olmuş ise de, durumun birçok yönden müvekkili açısından çekilmez bir hal almaya başladığını, şirketin yaklaşık 1.5 yıldır kurulu olarak üretim yaptığı halde, hiçbir şekilde kar payı dağıtımı yapılmadığını, müvekkilinin başkaca bir işletmesi de olmadığını, şirket ortağı olarak yalnızca Davalı şirkette çalışmasına, kazanç sağlamasına rağmen BAĞ-KUR ödemelerinin yapılmadığını, biriken bağkur borçları olan Müvekkilinin başta sağlık hizmetlerinden faydalanamadığını, devlet önünde ödenmemiş geçmiş dönem borçları nedeniyle cezalı durumda olduğunu, bu durum nedeniyle de oldukça mağduriyet yaşadığını, müvekkili şirketin işleyişi ile ilgili diğer ortaklardan bilgi alamadığını, şirket bilançolarının müvekkilinden saklandığını, diğer ortaklar tarafından, ekmek satışı yapılan bir kısım işletmelere fatura kesilmediğini, açık hesap usulü satımda bulunulduğunun tespit edildiğini, işbu durumun, birçok hukuki, maddi ve cezai yaptırımı olabileceği gibi, olması halinde Müvekkilinin de bir ortak olarak sorumluluğu üzerinde taşıyacağını, şirketin servis ve dağıtımı için Müvekkilinin şahsına ait araçların ortaklık tarafından kiralandığını ancak sözleşmede hüküm altına alınmasına rağmen Müvekkiline hiçbir kira bedeli ödenmediğini, müvekkilinin davalı şirkete ilişkin ortak sıfatı taşımasının ne ticari ne de hukuki yönden artık olanağı bulunmadığını, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini belirterek davalı şirketin mal varlığını azaltmasını engellemek amacıyla, şirket üzerine kayıtlı taşınmazlar, araçlar ve banka hesaplarına ilişkin ihtiyati tedbir talepleri ile davalı şirket adresinde bulunan üretim makinelerine ilişkin ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, davanın kabulüne, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca; Müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına, müvekkilinin haklı sebeple ortaklıktan çıkması neticesinde hesaplanacak olan ayrılma akçesi ve kar payının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı Şirketten tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde dava değeri belirtilmediğinden bu nedenle HMK 119 maddesi gereğince dava şartı eksikliğinin söz konusu olduğunu, müvekkili şirket yeni kurulmuş bir şirket olduğu için şirkette devamlılığın sağlanması ve üretimin durmaması adına; fabrika içinde bulunan makine tesisat ve teçhizat ve diğer emtiaların birçoğunun şirket ortaklarının kendi şahsi malı olup, şirkete ait olmadığını, şirket ortaklarının üretimin durmaması ve şirkette devamlılığın sağlanması adına bu emtiları fabrikaya kendi rızasıyla bıraktığını, bu hususu Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası kapsamında 13.01.2023 tarihli yapılan keşifte de belirttiklerini, fabrikada bulunan ... marka dönerli fırın şirket ortaklarından ...'e, ... marka jeneratör ve Uğur marka buzdolabı şirket ortaklarından ...'ya, ... marka hamur işlem takımının ise Şirket ortaklarından ...'a ait olduğunu, dolayısıyla davacının bu emtialarda hiçbir hakkı bulunmadığını, şirket yeni kurulduğundan borçları ve eksiklikleri bulunduğunu, bu nedenle öncelikle şirketin borçlarının ödenmesi ve şirketin eksikliklerinin giderilmesi gerektiği için ve devamlı ham madde alımı devam ettiği için şirket ortaklarının hiçbirine kar dağıtımının bu aşamada yapılamadığını, davacının kardeşine ait(...) Kaşcalı ekmek fırını isimli işletmede çalıştığını ve bu durumu kendisinin doğruladığını, davalı şirketin şirket ortaklarının bağkur ödemelerini ve borçlarını ödeme yükümlülüğü de bulunmadığını, davacının şirketin işleyişi ile ilgili diğer ortaklardan bilgi alamaması, şirket bilançolarının saklanması durumlarının söz konusu olmadığını, davacının şirketin faaliyet raporlarını inceleyip onayladığına ilişkin tutanaklar bulunduğunu, davacının kendisine ait araçların iddia ettiği gibi davalı şirket tarafından kiralandığına ilişkin sözleşmeyi delil olarak dava dosyasına sunması gerektiğini belirterek, haksız açılan davanın reddine, davacı tarafın ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
15.07.2021 Tarihli Ortaklık Sözleşmesi, ... Plakalı aracın tescil belgesi, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları,
Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. Sayılı Dosyası,
İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü ve Ödemiş Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevapları,
Davacı tanığı ...'nın beyanları,
Makine Mühendisi ve SMMM bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetince düzenlenen 02.09.2024 tarihli rapor,
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile özetle; Müvekkili adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL talepli olarak açılan davanın değerini 1.186.356,33-TL artırarak toplam 1.206.356,33-TL'nin davalı şirketten tahsiline, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 1.206.356,33-TL‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine, dava masrafları ile vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş ve ıslah harcını ikmal etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davacının 6102 sayılı TTK'nun 638. maddesine dayalı olarak açılan şirket ortaklığından çıkma ile çıkma payının ve kar payının davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesi ile taraf çıkma istemine haklı sebep olarak bilgi alma ve inceleme hakkını kullanamadığını, ortaklardan bilgi alamadığını, şirket bilançolarının davacıdan saklandığını, davacıdan habersiz iş ve işlemler yapıldığını, sözleşmede bulunmasına rağmen kâr payının dağıtılmadığını, davacının başka bir işletmesi olmayıp şirket ortağı olarak yalnızca davacı şirkette çalışmasına rağmen ilgili şirket tarafından bağ-kur ödemelerinin yapılmadığını, bu nedenle sağlık hizmetlerinden faydalanamadığını, şirketin servis ve dağıtım için davacıya ait araçların ortaklık tarafından sözleşme ile kiralanmış olmasına rağmen kira bedelinin ödenmediğini, diğer ortaklar tarafından ekmek satışı yapılan bir kısım işletmelere fatura kesilmediğini, açık hesap usulü satış yapıldığını, davacının bu durumdan ortak olarak sorumlu olacağını, güven ilişkisinin kalmadığını, sağlıklı olarak ortaklığın yürütülemeyeceğini belirterek ortaklıktan çıkma talebinde bulunmuştur.
TTK’nın 638/2. maddesine göre "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir." Anılan düzenlemede haklı sebeplerin neler olduğu belirtilmemiştir. Bu nedenle çıkma isteğinde bulunan ortağın öne sürdüğü sebeplerin gerçekten var olup olmadığını yahut haklı olup olmadığını Mahkeme değerlendirecektir. Ortaya konulan haklı sebebin nesnel ve objektif ölçülere uygun olması gerekir. Bu durumda şirketlerin kuruluş gayesi dikkate alınarak; aynı amaç için birlikte sermaye koyup emek vererek çalışma, dayanışma ve karşılıklı güven ortamının sağlanması gayelerine aykırı düşen; şirketin çalışmasını, devamını, ortaklarına kazanç sağlamasını ve kuruluş amacının gerçekleşmesini imkansız hale getiren davranışların haklı neden olarak kabulü gerekmektedir. Kuşkusuz haklı nedenler sınırlı olmayıp, iddia edilen eylemlerin haklı neden oluşturup oluşturmadığı her somut olayın özelliğine ve koşullarına göre değerlendirilmelidir.
TTK'nun 614.maddesinde, ortağın inceleme hakkının engellenmesi halinde önce genel kurula başvurulacağı, genel kurul haksız yere bilgi alma hakkını engellerse mahkemeye başvurulacağı düzenlenmiştir. Dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının bilançolarının incelenmesi için Genel Kurul'a müracaat ettiğini ve bu sebeple engel olunması nedeniyle mahkemeye müracaat ettiğine yönelik bir bilgi ve delilin bulunmadığı, davacı tarafça kendisine ait aracın ortaklar tarafından kiralandığı ve ödenmediği iddia edilmiş ise de; bu yönde de dosyaya kira sözleşmesi ve delilin sunulmadığı, Bağ-kur primi ödenmesi istemine yönelik olarak ilgili Sosyal güvenlik yasasında Bağ-kur priminin kimler tarafından ödeneceği, kimlerin mükellef olacağının belirtilmiş olduğu, ticari şirket ortağının bu yönde bir hak ve yükümlülüğünün bulunmadığı, prim borcunun şirket tarafından ödeneceğine yönelik şirketle yada diğer ortaklarla yapılan bir sözleşmenin bulunmadığı, Türk Ticaret Kanunu'nda kâr payının nasıl dağıtılacağının açıkça belirtildiği, bu hususta şirket ana sözleşmesinde hüküm bulunması halinde buna göre hareket edileceği, şirket ana sözleşmesinin 12. Maddesinde kârın tespiti ve dağıtımının nasıl yapılacağının tespit edilmiş olduğu, buna göre" Şirketin net dönem kârı yapılmış her çeşit masrafların çıkarılmasından sonra kalan miktardır. Net dönem kârından her yıl % 5 genel kanuni yedek akçe ayrılır. Kalan miktar genel kurul kararı ile pay sahiplerine kâr payı olarak dağıtılır." şeklindeki hükümle kâr payının belirtilen şartlarda kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra mevcut olması durumunda genel kurul kararı ile pay sahiplerine dağıtılacağının belirtildiği, kâr payı dağıtımına yönelik alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı ve bu yönde bir gündemle şirket genel kurulunun toplanmasına yönelik talepte bulunulduğuna yönelik bir delilin bulunmadığı, şirketin mali incelemesinde faal olarak çalıştığı ve gelir elde ettiği, şirketin ticari faaliyetinin devam ettiği, dosya kapsamında dinlenen tanığın soyut beyanlarda bulunduğu, mevcut dosya kapsamı itibariyle davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin olarak haklı sebeplerin varlığını ortaya koyamadığı kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harç ile 20.270,00 TL ıslah harcı mahsup edildikten sonra artan 19.834,5‬0 TL'nin davacıya iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 178.089,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-7155 sayılı yasanın █████/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!