İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Şirket Fonlarının Eski Genel Müdür ve Eşi Tarafından Usulsüz Kullanımı ve Zimmete Geçirilmesi İddiası Davası
Özet: Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında davacı şirket, Türkiyedeki faaliyetlerini yönetmek üzere görevlendirilen eski genel müdürünün, şirketin henüz resmi olarak kurulmadığı dönemde eşinin hesabına yurt dışından para aktarımları yaparak zimmetine geçirdiği, sonrasında eşini fiilen çalışmadığı halde yüksek maaşla personel müdürü göstererek şirketi zarara uğrattığı, işleri kolaylaştırma bahanesiyle kendi kurduğu alt yüklenici şirkete şirket paralarını aktardığı ve büyük bir güneş enerji projesi için üçüncü bir kişiye senet karşılığı verilen 235.000 Euronun geri ödenmemesi ile bu senedin baskı aracı olarak kullanılması suretiyle şirketi dolandırdığını ve haksız menfaat sağladığını iddia etmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA : Davacı vekili █████/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Yurtdışında -------- merkezli faaliyet gösteren ------- bağlı olarak ------- 03.03.2015 yılında --------- adresinde kurulduğunu, şirketin uluslararası alanda faaliyet göstermekte olup --------- içinde Enerji sektöründe, Güneş panelleri projeleri hazırlanması ve panel satımı, kurulumu, mühendisliği danışmanlığı vs. Elektrik Üretimi ve satımı alanlarında faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, şirketin yurtdışındaki bağlı olduğu şirket yetkililerinin 2015 yılı Ocak ayı itibari ile -------- de faaliyet gösterme kararı almış ve bu konuda kendilerine -------- kuracakları şirketi idare edecek ve şirketi temsile yetkili bir genel müdür aramışlar ve çeşitli referanslar yoluyla davalı -------- ile irtibata geçmişlerdir. Kendisi daha önce -------- ve -------- müdür olarak çalışmış biri olması ve referans olan kimselerin de önerisi ile görüşülmüş ve Ocak 2015 itibari ile anlaşılarak çalışmalara başlanmıştır. Ancak şirketin resmi olarak kurulması işlemleri 2015 yılı Mart ayını bulmuştur. -------- şirketi münferiden temsile yetkili şirket Müdürü olarak atanmıştır. Bu süreç içinde şirket işleri için yapılan işler için davalı -------- yönlendirmesi ile o dönemde evli olduğu eşi diğer davalı ------- ait ------- -------- İBAN nolu EURO hesabına yurt dışından paralar gönderilmiştir. Mahkemece söz konusu hesabın 2015 yılı Ocak başı itibari ile hesap hareketleri istendiğinde bu hesaba yurtdışından yatan bu paraların dökümü görülecektir. Davalı -------- şirketin resmi olarak kurulup faaliyete geçmesinden sonra eşi olan diğer davalı --------- şirkete 11.03.2015 tarihinde Personel Müdürü sıfatı ile sigortalı olarak işe başlatılmış olarak göstermiştir. Ancak --------- hiçbir zaman şirkette fiili olarak çalışmamıştır. Buna tüm şirket çalışanları şahittir. ---------- şirket temsilcisi olarak kendisini 1.000.00 EURO maaş ile gösterirken şirkette hiçbir zaman fiili olarak çalışmayan --------- aylık 3.000 EURO maaş ile çalışmış göstermiş ve her ay bu bedeli --------- hesabına şirket hesabından yatırmıştır. Bu şekilde hem fiilen çalışmayan bir şahsa maaş ödeyerek hem de yüksek oranda --------- primi yatırtarak şirketi alenen zarara uğratmıştır. Bu konuda -------- şikâyet hakkımızı saklı tutuyoruz. Yine davalı -------- 2015 yılı Temmuz ayında şirketin yurt dışında ki yetkililerine mevcut işin yürütülmesini kolaylaştırmak için işleri bölerek yürütmek gerektiği gerekçesi ile alt yüklenici yeni bir şirket kurmak gerektiği konusunda öneride bulunmuş bu konuda yetkilileri ikna etmiştir. Bu suretle bu şirketin kurulması işleri ve masrafları için yine -------- hesabına yurt dışından 14.07.2015 tarihinde 37.400.00 EURO ekli dekontta görüleceği üzere gönderilmiştir. Bundan sonra 21.08.2015 tarihinde şüpheli --------- kurucusu ve sahibi olduğu 50.000,00 TL sermayeli --------Ş. isimli firma kurulmuştur. Şirket kayıt ve hesapları incelendiğinde sonraki zamanlarda davalıların müvekkili şirket hesabına gelen paraları bu şirket hesabına aktarmak suretiyle uhdelerine geçirdikleri görülmektedir. Yine davalı --------- şirket kurulduktan sonra 2015 yılı Nisan ayında -------- yapılan -------- fuarında --------- Termal Oteli olan -------- firması ortağı olan -------- ile tanışmıştır. -------- şirketinin --------- ve --------- da toplam 4 megavatlık iki adet güneş enerji projesi yapmak istediğini ve müvekkili şirket ile çalışabileceklerini söylemiştir. Ancak kendisinin kredi anlamında bir takım sıkıntıları olduğunu beyan etmiştir. Bunun üzerine --------- bu olayı şirketin yurtdışındaki yetkililerine aktarmış -------- firmasının güçlü bir firma olduğunu geçici olarak bir nakit sıkıntısı yaşadığını, işin büyüklüğü ve kârlılığı düşünüldüğünde işin kaçırılmaması gerektiği konusunda telkinde bulunmuştur. Bu amaçla kredinin çıkabilmesi için -------- senet karşılığı 235.000,00 EURO kadar bir bedelin elden verilmesi kredi çıktığında bu bedelin geri alınacağını beyan etmiştir. Bunun üzerine diğer şüpheli ------- hesabına gönderilen paralardan 235.000.00 EURO para nakit olarak çekilerek elden ---------- verilmiş ve ---------- alacaklı olduğu bir senet düzenlenmiştir. Daha sonraki süreçte -------- kredi işi olmamış ancak parada şirket hesabına geri ödenmemiştir. Davalı --------- sürekli olarak bu konuda işin olacağı ancak zamana ihtiyaç olduğu gerekçesi ile müvekkili şirket yetkililerini oyalamıştır. Şirket müdürünün değişmesinden sonra edindiğimiz bilgiye göre davalı --------- tarafından söz konusu senedin işleme konulacağı baskısı ile -------- verilen paraya karşılık ------- adına kayıtlı olan------- İli ------- İlçesi --------- Mevkii -------- Ada -------- Parselde Bulunan 1290 Metre Karelik Üzerinde Soğuk Hava Deposu Bulunduğu Söylenen Arsa 2018 Yılı Mayıs –haziran Ayı İçinde Diğer Şüpheli --------- adına devri yapılmıştır. Yani şüpheliler şirketin olan alacağını haricen tahsil etmişler ancak söz konusu taşınmazı -------- adına tescil ettirerek kendi lehlerine ciddi bir menfaat sağlamışlardır. Davalılar hakkında yapmış olduğumuz ---------- Hazırlık Nolu dosyası kapsamında ifadesi alınan davalı --------- bu hususta tüm bu olayı doğrulayan bir beyan da bulunmuş ve üzerine yapılan arsa ile bir alacağının olmadığını senet kendi adına tanzim edildiği için arsanın kendi üstüne yapıldığını bu arsanın satışı için de --------- vekalatname verdiğini beyan etmiştir. Yani müvekkili şirketin alacağından kaynaklı olarak ---------- kendi adlarına bir arsa aldıklarını ikrar etmiştir. Mahkemece ilgili savcılık dosyası incelendiğinde ve yukarıda bilgisini verdiğimiz tapu kayıtları ve ---------- banka hesap hareketleri araştırıldığına bu hususun doğruluğu ortaya çıkacaktır. Söz konusu hususlar 14.08.2018 Tarihli ifade tutanağında aynen “…----------- bana telefon ile 2017 Kasım yada Aralık ayı içerisinde ulaştı, bana abla ---------- isimli şahsın battığını bu şahıs kendisine ait arsanın olduğunu bu arsayı borcunu ödemek amacıyla sadece benim adıma kendisine ait arsayı yapacağını söylemiş, bunun sebebi düzenlemiş olduğu senetlerin benim eski şirket adıma olduğu için böyle konuşmuş, bende tamam bende bunun için vekalet veririm, ancak üzerimde de durmasını istemiyorum, anında alım satım vekaleti vermek istiyorum diyerek yine eski eşim ------- bu şekilde vekalet vererek -------- aracılığı ile kendisine gönderdim, bu şekilde benim vermiş olduğum vekalet ile -------- isimli şahsa ait arsa ilk önce benim adıma devri yapılmış, halen benim adıma mı kayıtlı olup, olmadığını bilmiyorum…” denilerek davalı --------- tarafından da itiraf edilmiştir. Söz konusu ---------- bulunan arsa üzerinde soğuk hava deposu bulunmakta olup, çok değerli bir malvarlığıdır. (savcılık şikayetinde bulunduğumuz dönemde tapudan yapılan kontrollerde söz konusu taşınmazın halen davalı -------- üzerine kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.) Söz konusu ifade ile müvekkiline ait malvarlıklarının davalılar tarafından birlikte olacak şekilde hileli işlemlerle alıkoyulduğu aşikardır. Davalıların bu haksız fiil oluşturan eylemleri birlikte planladıkları ve faaliyete geçirdikleri ortada olup, Müvekkilin uğradığı, uğrayacağı zararları T.B.K.nun 49. ve 77., T.T.K. 553. 334/3 v.d. ilgili kanun hükümleri uyarınca haksız iktisapta bulunan, edinen ya da haksız ve fazla ödemeleri yapan ya da bu uygulamalara sessiz kalan muhataplardan müştereken ve müteselsilen istirdat ya da tazmin etme hakkı ve yetkisi vardır. Yine davalı -------- tarafından 2015 yılı Aralık ayı itibari ile --------- da faaliyet gösteren ---------- ile 5 megavatlık güneş enerji santrali işi için görüşmelere başlanmıştır. İşbu görüşme gereği Uşakta kurulacak toplam 5 megavat gücünde olacak güneş Enerji Santrallerinin projelendirilmesi, kurulumu vs konularında anlaşmaya varılmıştır. İşin büyüklüğü toplamda 6 milyon EURO civarında olup bu işin başından sonuna kadar tüm işlemlerini ve tahsilâtları ---------- tarafından organize edilmiştir. Buna göre yurt dışından alınarak gönderilen güneş panelleri bu projede kullanılmıştır. 2018 yılı Şubat ayı itibari ile iş tamamlandığı halde şirket hesabında beklenen paralar olmayınca yurt dışına beklenen miktarda bir para gelmeyince -------- durum sorulmuş ancak yeterli ve sağlıklı cevaplar alınamamıştır. Bu tarihe kadar kendisine kayıtsız şartsız güvenerek her istediği yerine getirilen davalının bu davranışlarına bir anlam verilememiştir. --------- paranın tamamının tahsil edilmediğini ---------- ile ilgili problem olduğunu beyan etmiştir. Bunun üzerine --------- Müdürlük görevine son verilerek şirketin yeni müdürü olan ve bir dönem şirket bünyesinde mühendis olarak çalışan ---------- şirket müdürü olarak 18.06.2018 tarihinde atanmıştır. Yeni şirket müdürünün kısa süre içersinde yapmış olduğu araştırmalar ve şirket banka hesap hareketleri incelendiğinde ---------- tarafından ödemelerin yapıldığı görülmüştür. Şirket sadece ekte sunulu olan 2018 yılı hesap hareketlerine göre --------- şirket hesabına 22.12.2017 tarihinden 17.03.2018 tarihleri arasında toplamda 334.000.00 (üçyüzotuzdörtbin) Euro Para Gönderilmiş Bu Para Türk Lirasına Çevrilerek Yine Şirketin --------- Tl Hesabına Aktarılmıştır. Ancak Sonrasında İse Bu Bedel Şüpheli ---------- Tarafından Kurulan --------Ş.'nin --------- İban Nolu Akbank Hesabına Aktarılmıştır. Yani Davalılar -------- ve ---------- Sadece 3 Aylık Bir Süreçte Şirkete Ait Yaklaşık 1.109.000,00 TL (birmilyonyüzdokuzbin) Bir Para Davalıların Ortağı Ve Sahibi Oldukları Şirkete Aktarılmış Oradanda Kendi Uhdelerine Geçişi Sağlayacak İşlemler Yapılmıştır. Yine Bu Hususta ---------- Cumhuriyet Başsavcılığının --------- Hazırlık Nolu Dosyasında Tanzim Edilen Ve Ekte Sunulan Bilirkişi Raporunda “---------- Tarafından Müvekkil Şirkete 22.12.2017-17.03.2018 Tarihleri Arasında 334.391 Euro Gönderildiği Ve Türk Lirasına Çevrildiği Bu Tutarın 1.109.130 TL olduğu Bu Tutarın Daha Sonra --------- Talimatı İle Şüpheli --------- Adına Kurulan --------Ş. ---------- İban Numaralı --------- Hesabına Aktarılmış Olduğu “ Şeklinde Açık Bir Tespit Yapılmıştır. Ayrıca davalılar 2017 yılı sonuna doğru muvazaalı olarak boşandıkları ancak halen daha birlikte yaşadıkları bilgisine şirket yetkilisi ulaşmıştır. Ayrıca ekte sunulu işten ayrılış bildirgesi ile -------- tarafından bu boşanma sürecinde 31.08.2017 tarihinde -------- işten --------- kodu ile çıkışı yapılmıştır. Bu işlem ile işçi haksız şekilde işten çıkarılmış gibi gösterilerek tazminata da hak kazanması ayrıca işsizlik maaşı alması sağlanmıştır. Yani şirkette fiilen çalışmayan --------- işten çıkarılma işlemleri sırasında bile kendi lehlerine menfaat sağlaması ve şirketin zarara uğraması sağlanmıştır. Ayrıca yapmış olduğumuz araştırma gereği müvekkili şirketin kurulduğu 2015 yılına kadar hiçbir gayrimenkul malı olmayan davalılardan ------ adına 2016 yılı sonrasında ------- ve -------- da evler alındığı, yine 2016 yılı içinde ---------- da Dubleks Yazlık alındığı bilgisine ulaşılmıştır. -------- alınan --------- üzerinde soğuk hava deposu olan arsa da dikkate alındığında davalıların 2 yıllık bir süreçte ciddi bir mal varlığına ulaştığı görülmektedir. Ayrıca bu süreçte -------- adına -------- ve --------- marka olmak üzere iki adet araçta bulunduğu öğrenilmiştir. Dilekçe ekinde sunduğumuz --------- karakol ifadesinde ---------- şirket kurulduğunda yani 2015 yılında bankalara borçları olduğunu bu sebeple kendi hesaplarının kullanıldığını beyan ettiği dikkate alındığında yine, ifade de geçen Boşanma tazminatı olan 225.000,00 TL yi -------- diğer davalı -------- nasıl ödediği de hayatın olağan akışına terstir. Bu durum bile davalıların şirketten paralarını muvazaalı yolarla nasıl hesaplarına aktardıklarının en güzel örneğidir. Bu durumlar şirket ve --------- hesapları ve tapu kayıtları incelendiğinde gelen paraların nasıl uhdelerine geçirildiği ve bu paralarla edindikleri mal varlığını da ortaya koymaktadır. Davalıların şirketi zarara uğratmak yoluyla haksız kazanç sonucu edindiklerini düşündüğümüz bu gayrimenkuller üzerinde ivedi olarak ihtiyaten tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğmuştur. Ayrıca davalı -------- ait olan------- Şti. (ki bu şirkete de müvekkil şirket hesaplarından paralar gönderildiği tespit edilmiştir.) adı altında oldukça yüksek maliyetli bir iş olan ROBOT işine girdiği ve bu alanda çalışmalar yaptığı bilgisine de ulaşılmıştır. --------- Şirket Müdürü olması sonrasında Şüpheli --------- kendisi zimmetinde ki aracı teslim etmek bahanesi ile görüşmek istemiş yapılan görüşmede minareyi çalan kılıfını hazırlar demek suretiyle yaptıklarını ikrar etmiştir. Yukarıda belirttiğimiz gibi tespit ettiğimiz bu hususlar kısa süre içersinde şirket yetkilisinin belirleyebildiği hususlar olup şirket kayıt ve hesaplarının uzman kişilerce incelenmesi ile hazırlanacak bir raporu da Mahkemeye ibraz edeceğiz. Ayrıca davalıların mal varlıklarını kaçırmak için ciddi girişim içinde oldukları bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. ekte sunmuş olduğumuz savcılık dosyası bilirkişi raporu ile bile 3 ayda davalıların uhdelerine 334.391. euro bir bedeli geçirdikleri sabittir. ayrıca özelikke davalı ------- ait 2015 yılından sonra edinilmiş çok sayıda gayrimenkul olduğu hususu da dikkate alındığında sayın başkanlığınızdan sunulu olan ve sunulacak deliller ışığında ivedi bir şekilde telafisi güç zararların önlenmesi için şüphelilere ait tüm araç ve gayrimenkuller üzerinde tedbir işlemi uygulanmasına karar verilmesini talep ettiklerinden bahisle davalıların Şirket hesabından kendi hesaplarına aktardıkları paralar ve yine kendi üzerlerine aldıkları taşınmazlar ile savcılık dosyasında bulunan ikrarlarla bilirkişi raporunda yapılan tespitler dikkate alındığında müvekkilimin telafisi güç zarara uğramaması için Davalıların üzerlerine kayıtlı araç ve gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalı --------- TTK m.644(1)a'nın göndermesi ile m.549 ila m.561 gereği, müvekkil şirketin eski sorumlu müdürü sıfatıyla sorumluluğuna, birlikte hareket eden davalıların haksız fiil sebebiyle Müvekkili Şirkete uğratmış oldukları zararların, (Belirsiz alacak davası olarak) alacağın miktarı tahkikat sonucu tam ve kesin olarak belirlenebileceğinden fazlaya ilşkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000,00 TL (ikiyüzbin TL)’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, davanın reddini talep etmiştir.DAVANIN AŞAMALARI
:Davacı şirket, bir dönem davacı şirketin müdürü olan davalı --------- ile eşi olduğu ileri sürülen diğer davalının, şirkete ait paraları zimmetine geçirerek şirketi zarara uğrattığını, bu nedenle davalı --------- yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre, şirket çalışanı olduğu ileri sürülen diğer davalı --------- hakkında haksız fiil hükümlerine göre maddi tazminat isteminde bulunmakta olup, zararının bilirkişi marifetiyle tespiti talep edildiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.Bilirkişiler Mali Müşavir -------, Elektrik Mühendisi --------- ve Ticaret Hukukçusu ---------- tarafından sunulan 27.02.2023 tarihli raporda özetle; "S O N U Ç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2015 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2017 yılına ilişkin ticari defterlerin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdinin bulunmadığı, 2016 ve 2018 yıllarına ilişkin ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tarafıma ibraz edilmediğinden bu yıllara ilişkin incelemenin yapılamadığı, Raporumuzun 4.a.2. bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, dava dışı -------- şirketine ait ticari defterlerin, inceleme gününde ibraz edilmemesi nedeniyle usul ve hesap incelemesinin yapılamadığı, B- Davacı Alacağı Yönünden; Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, Dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen, davacı şirket tarafından davalılar yapılan ödemelere ilişkin davalılar tarafından bir açıklama getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, raporumuzun 6.1.bölümünde tespit edilen; 3.331.927,30 TL, 311.007,00 EUR ve 57.500,00 USD tutarlı zararından, yukarıda ortaya konan açıklamalar doğrultusunda davalıların müteselsil olarak sorumlu olduğu, bu tutarları davacı şirketin davalılardan talep edebileceği, C- FAİZ: Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde;, hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, taleple bağlılık gereği dava tarihinden itibaren TL alacağına 3095 s.k m.2/2 kapsamında iskonto avans, EUR ve USD alacaklarına 3095 s.k 4/a kapsamındaki “...Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)..”- faizi isteyebileceği, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun 31 ve 32. sayfasında davalılar -------- ve ------- yapılan ödemelerin ne ödemesi olduğu hususunda ek rapor alınması için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. Bilirkişiler Mali Müşavir --------, Elektrik Mühendisi -------- ve Ticaret Hukukçusu --------- tarafından sunulan 10.09.2024 tarihli ek raporda özetle; "3-S O N U Ç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkür surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Sayın Mahkemenin heyetimize vermiş olduğu görev doğrultusunda yapılan incelemede; Bilirkişi kök raporumuzun 31 ve 32.sayfasındaki tablolarda -------- ve -------- adına yapılan ve bu kişiler tarafından davacı şirkete gönderilen ödemelerin açıklamasında; İş Avansı, nakit çekilen, nakit yatan, avans kapama vs. olarak belirtilmiş olduğu anlaşılmış olup, nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş belirtilmiştir.Davacı vekili █████/2024 tarihli talep artırım dilekçesiyle özetle; Mahkeme maddi tazminat talepli davayla ilgili olarak bu aşamada kök bilirkişi ve ek bilirkişi raporu tanzim edilmiştir. Bu doğrultuda alacak kalemlerini artırdıklarından bahisle "1) 57.500,00 USD alacağımızın dava tarihindeki karşılığı 350.537,25 TL üzerinden 3095 sayılı Kanun 4. Maddesinin a fıkrası üzerinden dava tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle fiili ödeme tarihindeki Türk lirası üzerinden tazminini, 2) 311.007,00 EURO alacağımızın dava tarihindeki karşılığı 2.116.184,93 TL üzerinden 3095 sayılı Kanun 4. Maddesinin a fıkrası üzerinden dava tarihinden hesaplanacak faiziyle fiili ödeme tarihindeki Türk lirası üzerinden tazminini, 3)3.331.927,30 TL alacağımızın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi üzerinden tazminini, 4)Yargılama harç ve giderlerinin, vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanarak davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesini" talep etmiştir. Talep artırım dilekçesi davalılar vekiline tebliğ edilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:Dava, yöneticinin sorumluluğu ve haksız fiil kapsamında şirketin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı, şirketin müdürü olan --------- ile eşi olduğu ileri sürülen diğer davalının, şirkete ait paraları zimmetine geçirerek şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, şirket çalışanı hakkında haksız fiil hükümlerine; şirket müdürü hakkında ise yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre tazminat talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun V - Kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğu başlıklı 553 ncü maddesinin (1) nci fıkrası "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, (…) (2) hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar." ve B) Şirketin zararı I - Genel olarak başlıklı 555 nci maddesinin (1) nci fıkrası "Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler." hükmünü düzenlemiştir. Şirketi zarara uğrattığından bahisle yöneticinin sorumluluğuna gidilebilmesi için yöneticinin kanun ve ana sözleşme ile kendisine yüklenilen görevlerini kusuru ile ihlal etmesi, bunun sonucu olarak bir zararın doğması gerekmekte olup, kusur ve zararı bunu iddia eden davacının ispatlaması gerekmektedir. Davacı şirket kurulmadan önce, kurulduktan sonra yine davacı şirketin alt yüklenicisi olan -------- Şirketi'nin kuruluş öncesi ve sonrasında davacının bilgisi dahilinde bir çok kez şahıslara kayıt dışı para transferi gerçekleştirildiği, davacı şirket hesabından davalılara gönderilen paraların açıklama kısmında iş avansı, nakit çekilen, nakit yatan, avans kapama ve benzeri ifadeler yer aldığı, davacı şirketin rutin faaliyetinin bu şekilde yürüdüğü, davalıların davacı şirketi kusurlarıyla zarara soktuklarının davacı tarafça ispatlanması gerektiği, rutin işleyiş dışında davacı tarafça işbu durumu ispat eder delil dosyaya sunulmadığından veyahut tespit edilemediğinden ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Harçlar Kanuna göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından peşin yatırılan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.800,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,3-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025