Enerji üretim şirketinin Gediz Elektrikten güneş enerjisi üretim bedeli ve gecikme faizi alacağına dair icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davası, davacı enerji üretim şirketinin, ilgili mevzuat uyarınca davalı tedarik şirketine sattığı lisanssız elektrik enerjisi bedelinin vadesinde ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine karşı davalının haksız itirazının iptali ile bakiye alacakların tahsilini talep etmektedir; davalı, ödeme emri tebliğ olduktan sonra ana borcun ve gecikme faizinin bir kısmını ödemesine rağmen, takibin diğer kalemlerine itiraz etmiş ve kısmi ödemelerin borcu ikrar niteliğinde olduğunu belirten davacı, itirazın kaldırılmasını istemektedir.

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkili... Enerji Üretim Danışmanlık A.Ş.'nin ("... Enerji") ile 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine ilişkin Yönetmelik (“Yönetmelik”) ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (“YEK Kanunu”) uyarınca “Görevli Tedarik Şirketi” sıfatıyla faaliyet gösteren davalı Gediz Elektrik Perakende Satış A.Ş. (“Gediz Elektrik/Dağıtım Şirketi") arasında Lisanssız Üreticiler İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması (“Bağlantı Anlaşması”) imza altına alındığı, söz konusu Bağlantı Anlaşması’na göre, müvekkili şirket tarafından üretilen elektriğin, görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı şirket tarafından satın alınmakta olduğu, bu bağlamda, müvekkili tarafından üretilmiş ve Gediz Elektrik tarafından... kapsamında satın alınmış olan elektrik alım/satım bedeline karşılık olan tahakkuk eden Ocak 2022 döneminde üretilen elektrik bedeline ilişkin alacak tutarı EPİAŞ tarafından davalıya aktarılmış olmasına rağmen, söz konusu tutarın müvekkili şirkete ödenmediği, Ocak 2022 dönemine ilişkin işbu güneş enerjisi elektrik üretim bedeline istinaden 12.02.2022 tarihli ...ve ... numaralı olmak üzere toplam 462.065,12 TL tutarında fatura düzenlendiği ve borçluya iletildiği, faturanın vadesi 07.03.2022 tarihinde gelmiş olmasına rağmen ödenmediği ve asıl alacak üzerinden gecikme faizi işlemeye başladığı, gecikme faizine ilişkin olarak da gecikme faizi faturası düzenlenmiş olup müvekkili şirket tarafından yapılan tüm şifahi bildirimlere rağmen davalı tarafından gerek elektrik üretim bedeli faturası gerekse gecikme faizi faturası tutarının zamanında ödenmediği, gelinen noktada, Ocak ayı üretim bedeli alacaklarının vadesinin gelmesi ve talep edilen ödemelerin yapılmamış olması sebebiyle alacakların tahsili amacıyla İzmir ... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 10.03.2022 tarihinde tarafımızca icra takibi başlatılarak davalı/borçluya ödeme emri gönderildiği, borçlu/davalı tarafından dosya borcunun bir kısmı olan elektrik üretim bedeli ana para tutarı olan 462.065,12 TL, 22.04.2022 tarihinde, gecikme faizi ise 29.04.2022 tarihinde ödeme emri kendisine tebliğ olduktan sonra haricen ödendiği, ödeme emrinin borçluya 23.03.20233 tarihinde tebliğe çıkarıldığı ve 28.03.2022 tarihinde tebliğ olduğu, dolayısıyla davalı elektrik üretim bedelini tarafımızdan icra takibine geçilmesinden ve ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonraki bir tarihte haricen ödediği, öte yandan davalı tarafından borç ödenmemiş olmasına rağmen 01.04.2022 tarihinde borcun varlığına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiği, beraberinde davalı tarafından icra takibi tutarında yer alan geriye kalan kalemlere ilişkin miktarların (vekalet ücreti alacağı ve masraflar) dosyaya ya da haricen müvekkiline ödenmediği, kaldı ki davalı borçlu tarafından her ne kadar borca itiraz edilmiş olsa da kendileri tarafından yapılan haricen ödemeler de borcun varlığının davalı tarafça kabul edildiğini ortaya koyduğu, müvekkili şirketin, işbu davayı ikame etmek ve davaya dayanak icra takibini başlatmak hususunda takip ve dava ehliyetine sahip olduğu, müvekkili şirketin lisansız olarak güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi yapan bir şirket olup, ...’den yararlandığı, ilgili mevzuat uyarınca akdedilmiş olan Bağlantı Anlaşması gereği, müvekkili şirket tarafından üretilen elektrik ...kapsamında satın alınmakta ve bedeli Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (“...”) tarafından Gediz Elektrik’e aktarılmakta, davalı Gediz Elektrik tarafından da ilgili mevzuatta belirtilen süre içerisinde müvekkil şirkete ödenmekte olduğu, diğer yandan, müvekkili ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde faaliyet gösteren... ve Kredi Bankası A.Ş. Kocaeli Şubesi (“Banka”) arasında bahse konu güneş enerjisi yatırımın finansmanının sağlanması amacıyla 18 Kasım 2016 tarihinde kredi sözleşmesi (“Kredi Sözleşmesi”) imzalandığı ve Kredi Sözleşmesi’nin bir teminatı olarak devir alan sıfatıyla Banka ile devir eden sıfatıyla müvekkili arasında imzalanan 22 Kasım 2016 tarihli Alacak Devir Sözleşmesi (“Alacak Devir Sözleşmesi”) akdedildiği, bahsi geçen Alacak Devir Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket tarafından üretim tesislerinde üretilen elektrik enerjisinin Gediz Elektrik’e satılmasına ilişkin olarak gelecekte yapılacak tüm elektrik enerjisi satışlarından doğmuş ve doğacak hak ve alacakların tamamının Banka’ya devredileceğinin hüküm altına alındığı, söz konusu alacak devrinin, devir borçlularına bildirilmek amacıyla Devir İhbarnamesi noter aracılığıyla devir borçlusu olan Gediz Elektrik’e bildirildiği, beraberinde devir borçlusu Gediz Elektrik tarafından imzalanan teyit yazısı da alındığı, söz konusu Devir İhbarnamesinde, devredilen alacakların ... Kredi Bankası A.Ş. Kocaeli Şubesi nezdinde açılan banka hesabına ödenmesi gerektiği imza altına alındığı, Ekim 2021 tarihi itibariyle ödemelerde gecikmeler yaşandığı, Banka ve müvekkili şirket tarafından Gediz Elektrik ile ödeme yapılmasına ilişkin görüşmeler gerçekleştirildiği, müvekkili şirket tarafından davalı / borçlu Gediz Elektrik’in Ekim ve Kasım ayına ilişkin elektrik üretim bedeli ve gecikme faizlerinin ödenmemiş olması sebebiyle faturalardan kaynaklanan bedellerin tahsili talebi ile talep yazısı ve devamında söz konusu talep yazısına yanıt verilmemesi üzerine 1113 yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek Ekim- Kasım aylarına ilişkin elektrik üretim bedeli fatura ve gecikme zammı alacakları talep edilmiştir. Gediz Elektrik tarafından, bahsi geçen ihtarnameye de yanıt verilmediği ve ödeme de yapılmadığı, söz konusu ödemelerin bilahare haricen ve gecikmeli olarak ödendiği, hal böyle iken, yukarıda süreci özetlendiği üzere davalı tarafından, Aralık 2021, Ocak 2022 dönemlerinde üretilen ve YEKDEM kapsamında satın alınan elektrik bedelinin yasal süresi içerisinde müvekkil şirkete ödenmemesi ve yukarıda da belirtildiği üzere davalının ödemelerini gerçekleştirmemeyi bir alışkanlık haline getirmesi sebebiyle müvekkili şirket tarafından, kredi ödemelerinde temerrüde düşmemek adına Banka ile görüşmeler sürdürülerek Alacak Devir Sözleşmesi’nde yer alan hüküm ve koşullar uyarınca, söz konusu fatura dönemlerine ilişkin olarak alacakların tahsil edilebilmesi adına 08.03.2022 tarihinde taraflarına izin verilmesi ve alacakların geri temlik yoluyla geri devredilmesinin talep edildiği, buna istinaden Aralık 2021 ve Ocak 2022 dönemleri elektrik üretim bedelleri ve gecikme faizlerinin talep edilebilmesi adına ayrı ayrı olacak şekilde 08.03.2022 tarihinde Banka’dan geri temlik yazısı alındığı, ekte yer verilen geri temlik yazısının içeriğinden de anlaşılacağı üzere, işbu davaya konu icra takibinin başlatılması ve alacağın tahsil edilmesi adına banka tarafından geri temlik hususunda müvekkil şirkete yetki verildiği, işbu davaya konu icra takibi bakımından müvekkili şirketin, alacağın geri temliki ile yeniden tam takip ve tahsil yetkisine sahip olduğu, nitekim izin yazısının taraflarına verilmesi akabinde 10.03.2022 tarihinde icra takibine geçildiği, söz konusu izin yazısı ile geri temlik davalı şirketin bilgisi dahilinde olduğu, davalı şirket tarafından kötü niyetli bir şekilde sanki bu geri temlikten haberdar değilmiş gibi bir beyanda bulunularak müvekkili şirketin alacağı tahsil yetkisi olmadığı, alacakların devredildiği şeklinde mesnetsiz bir iddiada bulunulduğu belirtilerek davanın kabulüne, İzmir ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edilmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; davanın kanunen belirlenen yetkili ve görevli mahkemede açılmadığı, davacının iddialarının vekalet ücreti ve ferilere ilişkin olup dava konusu ticari iş niteliği taşımadığından davanın genel yetkili mahkeme olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği, davaya konu alacak temlik sözleşmesi ile devredilmiş olup huzurdaki davanın ikamesinden önce temlik alan tarafa iddia edilen meblağ ödenmiştir. Alacaklı sıfatı bulunmayan davacı tarafın itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı olmadığı, itirazın iptali davasının açılabilmesi için öncelikle geçerli bir icra takibi bulunması gerektiği, önemle belirtmek gerekir ki, davacı yan ile Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. arasında "Alacağın Temliki Sözleşmesi" nin akdedildiği, T.C. Beşiktaş 26. Noterliği'nin 07.05.2018 tarihli, 30305 yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesine ilişkin ihbarname ve müvekkil şirketin kabulüne (EK-1) istinaden davacı tarafın, müvekkili şirket nezdinde doğduğu ve doğacak alacaklarını fer'ileri ve teminatları ile birlikte ... ve Kredi Bankası A.Ş.'ye devir ve temlik ettiğini, temlik edilen tutar üzerinde herhangi bir hakkının kalmadığını ve temlik edilen tutarla ilgili talep, tahsil ve ahzu kabz yetkisinin Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'ye geçtiğini kabul ve taahhüt ettiği, davacı yanca her ne kadar bankadan geri temlik yazısı alındığı ve bu kapsamda alacağın tahsiline yetkili oldukları şeklinde iddialarda bulunulmuşsa da, ne davacı ne de Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, keza İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ...esas sayılı dosyasına... ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından sunulan beyan yazısı incelendiğinde de geri temlik yazısına ilişkin müvekkili şirkete hiçbir bildirim yapılmadığının anlaşıldığı dolayısıyla hiçbir bildirim yapılmadığı gözetildiğinde müvekkili şirketin temlik sözleşmesi ile bağlı olduğunun da şüphesiz olduğu, bu kapsamda davacı yanın müvekkili şirket nezdinde doğan alacakları talep hakkı bulunmayıp, keza doğmuş alacakların da temlik sözleşmesi kapsamında temlik alan tarafa ödendiği bu nedenle, temlik alan ... ve Kredi Bankası A.Ş.'ye davanın ihbarının talep edildiği, nitekim mezkur temlik sözleşmesi uyarınca, davacı tarafın müvekkili şirket nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklar ile ferileri kapsamında alacaklı sıfatının bulunmadığının sabit olduğu, hal bu iken davacı yanın dava açma ve icra takibinde bulunma hakkının da temlik kapsamında olduğu gözetildiğinde, huzurdaki davanın ikamesinde davacı tarafın ne husumet ehliyeti ne de hukuki yararının olmadığı izahtan vareste olup, davanın reddinin gerektiği, davacı tarafın alacaklı sıfatının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi iddia edilen borç ödenmiş olup, artık hukuki yarar olmadığından itirazın iptali davası açılamayacağı, davacı tarafın, İzmir ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile alacaklı sıfatı olmadığı halde icra takibi başlattığı, dava dilekçesinde de kayıtlı olduğu üzere, takibe konu edilen faturalar temlik sözleşmesi doğrultusunda ödeme yerine ödendiği, davacının icra takibine konu ettiği faturalar nedeni ile temlik sözleşmesinde belirlenen ödeme yerine toplam 463.543,73 TL ödeme yapıldığı, müvekkilinin davacı yana bir borcu olmadığı, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle davanın, ... ve Kredi Bankası A.Ş.'ye ihbarına, hukuki dayanaktan yoksun, haksız davanın reddine, davacının talep miktarı üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edilmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER
:
İzmir ... İcra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile İzmir 1. ATM'nin ... esas sayılı dosyalarına yazılan müzekkerelere cevap verildiği, dava dışı Yapıkredi bankasına yazılan müzekkereye cevap verildiği, dosyanın tevdisi üzerine nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli kök rapor ile █████/2024 tarihli ek rapor ve █████/2024 tarihli ek raporların dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
İzmir ...İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine 462.065,12 TL asıl alacak ile 1.478,61 TL işlemiş faizden oluşan toplam 463.543,73 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan Ocak ayı elektrik üretim bedeli olarak belirtildiği, davalı yanca █████/2022 havale tarihli geniş anlamda borca itirazda bulunulması üzerine takibin █████/2022 tarihli karar ile durdurulduğu ayrıca icra dosyasına █████/2022 tarihinde 462.065,12 TL ile █████/2022 tarihinde gecikme faizinin haricen ödendiği yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın tevdisi üzerine sunulan █████/2024 tarihli kök raporda özetle takip tarihi itibariyle davacının davalıdan asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere 463.543,73 TL alacaklı olduğu, asıl alacak miktarının ödeme emrinin tebliği ile itirazdan sonra ödendiği, takibin açılışındaki işlemiş faizin ise █████/2022 tarihinde ödendiği, yapılan haricen ödeme göz önüne alınmak suretiyle davacının davalıdan son ödeme tarihi itibariyle 59.616,46 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, kazandırılan rapora itirazlarda bulunulması üzerine gerek itirazların karşılanması gerekse her iki ödeme yönünden de BK 100 hesabı kapsamında borcun sona erip ermediği yönünde yeniden tevdisi üzerine sunulan gerek █████/2024 tarihli birinci ek raporda ve gerekse█████/2024 tarihli ikinci ek raporda ise kök rapordaki hesaplama yapıldığı ve ödenen miktarların faiz ve harçlar yönünden mahsubunun raporda miktar olarak gösterildiği anlaşılmış, raporlara karşı itirazlarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde dosya tarafları arasında davacı tarafça üretilen elektriğin görevli tedarik şirketi sıfatıyla davalı tarafından satın alınmasına dair ticari nitelikte sözleşmenin kurulduğu, davacı tarafça Ocak 2022 dönemine ilişkin █████/2022 tarihli ...ve... nolu fatura toplam tutarı olan 462.015,62 TL'lik faturanın tahsiline yönelik davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden bu alacak ve yanında gecikme faizinden oluşan toplam tutar yönünden █████/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça █████/2022 tarihinde 462.065,12 TL ile █████/2022 tarihinde gecikme faiz tutarının davacıya haricen ödendiği, ödeme emrinin tebliğinden sonra söz konusu ödemelerin yapıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine █████/2022 tarihinde icra dosyasına yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın yapılan ödemeler kapsamında davalı borcunun sona erip ermediği, davacının davaya konu icra dosyasını ... ve Kredi Bankası AŞ ile arasında akdedildiği belirtilen Beşiktaş 26 Noterliğinin █████/2018 tarihli ve 30305 yevmiye sayılı temlik sözleşmesi ile devir edip etmediği, etmiş ise davacının alacağı davalıdan tahsil bakımından takipte bulunmasında hukuki yararının olup olmadığı, davacı tarafça dava dışı bankadan geri temlik yazısı alınıp alınmadığı, bu kapsamda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti ile davalı yanın icra dosyasına yapmış olduğu itirazın haklılık teşkil edip etmediğinin ve ayrıca taraflarca istem konusu edilen icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının tespit ve değerlendirilmesine yönelik açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın değerlendirmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; her ne kadar dava konusu edilen alacak yönünden davacı tarafça dava dışı Yapıkredi bankasına temlik yapıldığı bu nedenle davacının husumetinin olmadığı yönünde savunmada bulunulmuş ise de dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile yazılan müzekkere cevabına göre davacının temlik ettiği miktar ile Yapıkredi bankasından temlik aldığı alacak miktarının gerek miktar gerekse içerik itibariyle aynı olduğu bu nedenle dava konusu alacağı geri temlik almak suretiyle alacaklı sıfatı kazandığından davalının bu yönden savunmasına itibar edilmemiştir.
Her ne kadar kök rapora itirazlarda bulunulmuş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda ek raporlarda karşılandığı ve kök ve ek raporların denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafından üretilmekle birlikte davalı yanca satın alındığı anlaşılan elektrik tedarikine yönelik kurulan ticari münasebet kapsamında davacı tarafça alım satımında dosya kapsamında uyuşmazlık konusu olmayan 2022 yılı Ocak dönemine ilişkin 2 fatura olmak üzere toplam 462.015,62 TL'lik fatura asıl alacağı ile birlikte bu alacağa işlemiş 1.478,61 TL'den oluşan toplam 463.543,73 TL'nin tahsiline yönelik davalı aleyhine yukarıda belirtilen şekilde ve tarihte İzmir ...İcra müdürlüğünün... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatılmakla birlikte ödeme emrinin tebliğinden sonraki aşamada davalı yanca hem icra dosyasına itirazda bulunulduğu hem de bu sebeple takibin durmasından sonra gerek asıl alacak gerekse işlemiş faize yönelik harici ödeme yapıldığı göz önüne alınmakla birlikte yapılan itiraz içeriği, cevap dilekçesi ile ileri sunulan hususlar ve dosya kapsamına kazandırılan delillere göre bahse konu Ocak 2022 tarihine yönelik düzenlenen faturaların taraflar arası ticari münasebete uygun olduğu anlaşılmakla ihtirazi kayıtsız harici yapılan ödemelerin ödeme tarihi itibariyle BK 100 hesabı kapsamında borcu sona erdirip erdirmediği yönünde yapılan incelemeye istinaden hükme esas alınan rapora göre ödenen miktarların son ödeme tarihi itibariyle işlemiş faiz ve ferilerini kapsamakla birlikte asıl alacağın 59.616,46 TL'si yönünden borcu sona erdirmediği anlaşılmakla bu miktara ilişkin davacının istemi yerinde görülerek davalı itirazının bu miktar asıl alacak bakımından yerinde olmadığından açılı davanın kısmen kabulüne karar verilmekle birlikte kabul edilen miktar yönünden yasal şartları oluştuğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine ve ancak davalı açısından ise ret edilen miktar yönünden davacının kötü niyeti sübut bulmadığından bu yönden davalının tazminat isteminin ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile davalı yanın İzmir...İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 59.616,46 TL asıl alacağın tahsili bakımından devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
- Hükmedilen asıl alacağa █████/2022 tarihinden itibaren yıllık %17,25 (6102 sayılı yasanın 1530/7 maddesi kapsamında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranı) oranında ve artan ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasına,
- Hükmedilen alacağın %20'si olarak hesaplanan 11.923,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
- Davalı yanın yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 4.072,40 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 3.892,50 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 359,80 TL ( 179,90 TL peşin harç ile 179,90 TL başvuru ve TL keşif harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) kısmın ret kabul oranına göre hesaplanan 2.431,18 TL yargılama giderinden oluşan toplam 2.790,98 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 8.389,89 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Cemile Karaaslan'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında;
- 384,92 TL'sinin DAVACIDAN,
- 2.735,08 TL'sinin ise DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
Katip...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!