Mastit hastalığı nedeniyle yapılan çift taraflı mastektomi ameliyatında aydınlatılmış onam eksikliği ve tıbbi özensizlik iddialarıyla açılan maddi manevi tazminat davası.
Özet: Davacı vekilinin, müvekkilinin sol memesindeki mastit nedeniyle gittiği davalı doktorlar tarafından kanser teşhisiyle her iki memesinin gereksiz yere alındığı, aydınlatılmış onamının alınmadığı ve yeterli tetkik yapılmadığı iddialarıyla açtığı maddi-manevi tazminat davasında, yerel mahkemenin davanın reddine dair ilk kararı Yargıtay tarafından bilirkişi raporlarının yetersizliği, ameliyatın gerekliliği, tetkiklerin yeterliliği ve rızanın usulüne uygun alınıp alınmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulmadığı gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası verilen kararın onanmasına dair Yargıtay kararına karşı davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2021/8 E., ████████ K.Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın onanmasına dair verilen kararın davacı vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkilinin sol memesindeki mastit hastalığı nedeniyle 2005 yılından, ameliyat tarihi olan 20.02.2012 tarihine kadar tedavi gördüğünü, 2012 yılı Ocak ayında davalı ...'ın ..'deki muayenehanesine gittiğini, yapılan kontrollerde müvekkiline kansere yakalanmış olduğunun, acil olarak ameliyat edilmesi gerektiğinin, kanserin sol memeyi sarmış olması halinde küçük bir ihtimalle göğsünün alınabileceğinin bildirildiğini, 20.02.2012 tarihinde davalı .. .. Hastanesinde davalı doktorlar tarafından ameliyat edildiğini ve ameliyatta iki göğsünün birden alındığını, ameliyat tarihinde 27 yaşında olan müvekkilinin anne olmadan, bebek emzirme duygusunu yaşamadan bu durumla karşı karşıya kalması nedeniyle psikolojisinin bozulduğunu, müvekkilinin ameliyat tarihinde reşit olduğunu, buna rağmen ameliyat başlangıcında muvafakatın babasına imzalatıldığını, müvekkilinin rızasının alınmadığını, hastalık olmayan diğer memenin de alındığını, yeterli tetkik yapılmadığını beyan ederek; 5.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın (davalı ... yönünden manevi tazminat talebi 1,00 TL olmak kaydıyla) ameliyat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalılar .. A.Ş. ve ... vekili; müvekkili ...'ın şirketin sahibi olmadığını ve hakkında husumetten davanın reddi gerektiğini, davacının her iki memesinde mastit hastalığı olması ve bunun kronik hal alması nedeniyle ameliyat edildiğini, davacının her iki meme başı koruyucu mastektomi ve iki taraflı protez uygulaması yapılacağını bilerek hasta yatış onam formunu imzaladığını, doktor tarafından konulan tanı ve tedavinin doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Davalılar ... ve ... vekili; davacının uzun yıllar sol göğsündeki mastit hastalığı nedeniyle tedavi olmasına rağmen çare bulamadığını, bu hastalığın tedavisinin ancak mastektomi ile sağlanabileceğinin detaylı bir şekilde anlatıldığını, davacının her iki meme ile ilgili ameliyat yapılacağı konusunda aydınlatılıp onamının alındığını, hatta her iki meme üzerinde müvekkili .. tarafından çizimler yapılarak protezin yerleştirilme şeklinin detaylı biçimde anlatıldığını, davalı ...'nün davacıya yaptığı tek müdahalenin sol memesinde oluşan enfeksiyon nedeniyle silikon değişimi olup, bunun dışında bir müdahalede bulunmadığını, bu nedenle husumet yokluğuna karar verilmesini savunarak davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemece, 31.05.2016 tarihli, ████████ E., ████████ K. sayılı kararla davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 18.09.2018 tarihli, ██████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla; davacının sağ göğsünün de ameliyat edilmesinin gerekli olup olmadığı ve bu göğsüyle ilgili olarak ameliyat öncesinde yeterli tahlil ve tetkiklerin yapılıp yapılmadığı, ameliyat sonrası karşılaşılabilecek riskler konusunda hastanın aydınlatılma borcunun yerine getirilip getirilmediği, ameliyat sonrasındaki biyopsi sonuçları, davalıların yeterli özen ve dikkati gösterip göstermediği hususlarında bilirkişi raporlarının yeterli açıklamayı içermediği, ayrıca dosyaya ibraz edilen hasta yatış onam formu davacı tarafından imzalanmış olmasına rağmen, aynı tarihli tıbbi uygulamalar için bilgilendirme onam formunun davacı yerine neden yakını tarafından imzalandığının açıklaması yapılmayarak bu durumun Mahkemece ve bilirkişiler tarafından değerlendirilmediği, bahsedilen bu formların, davacıya yapılan ameliyatın niteliği konusunda davacıya gerekli bilginin verildiğini gösterir nitelikte olmadığı, bu nedenlerle Mahkemece, üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli konusunda uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden taraf ve yargı denetimine elverişli ve özellikle davacının bilirkişi raporlarına itirazlarını karşılayacak şekilde yeniden rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mastitli hastalarda ilaç tedavisi ve cerrahi tedavinin uygulanabilecek tedavi seçeneklerinden olduğu, yapılan ameliyatın tıp kurallarına uygun olduğu, tekrarlayan mastit ataklarının olması nedeniyle her iki memenin cerrahi olarak boşaltılarak protez ile onarıldığı, ameliyat öncesi yapılan tetkiklerin yapılan çizimlerin davacının anılan durumdan bilgisinin bulunduğu, onam formlarının içeriğinin yeterli olduğu, yatış onam formunun davacı tarafından, tıbbi uygulamalar için bilgilendirme onam formunun davacı yerine yakını tarafından imzalanmasının bu noktada sonuca etkili olmadığı, hastanın babasının acil durumlarda kendisi yerine onam formunu imzalayabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, süresi içinde davacı vekili temyiz edilmiştir.IV. TEMYİZDairece Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma doğrultusunda inceleme yapıldığı, hükme esas alınan raporların bozmaya uygun, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu, davalı doktor tarafından yapılan muayene sonucu ameliyat kararı alınmasında tıp kurallarına bir aykırılık bulunmadığı, davalılarca dosyaya sunulan çizimlerin ameliyat öncesine ait olduğu hususunun bilirkişi raporları ile de teyit edildiği ve aydınlatma yükümlülüğünün yazılı olarak yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme yer almadığı, Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 18. maddesi gereğince bilginin, mümkün olduğunca sade şekilde, tereddüt ve şüpheye yer verilmeden, hastanın sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde verileceği; hastanın, tıbbî müdahaleyi gerçekleştirecek sağlık meslek mensubu tarafından tıbbî müdahale konusunda sözlü olarak bilgilendirileceği, dolayısıyla hastanın aydınlatılmasının sözlü ya da yazılı şekilde gerçekleştirilebileceği ve aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği hususunun hekim tarafından her türlü delille ispatlanabileceği göz önüne alındığında, dosyaya sunulan ameliyat öncesine ait bu çizimlerin davacı hastanın her iki memesinin de alınacağı hususunda aydınlatıldığını ispatladığı gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.V. KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme SebepleriDavacı vekili; davalılar tarafından herhangi bir tetkik yapılmaksızın müvekkilinin ameliyat edildiğini, yalnızca sol memesinden yakınmasını dinleyerek ameliyat kararı verildiğini ve sonuç olarak yakınması olmayan sağ memesinin de alındığını, davalıların sunmuş oldukları resimlerin ameliyat öncesine ait olmadığını, ilk ameliyattan sonra ikinci ameliyata ilişkin resimler olduğunu, onam formunun müvekkili yerine babasına imzalatılmış olmasının da hastanenin kusuru olduğunu beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, aydınlatma yükümlülüğünün belirli operasyonlar dışında yazılı olarak yapılması gerektiğine ilişkin yasal bir düzenleme yer almadığı, dosyaya sunulan ameliyat öncesine ait çizimlerin davacı hastanın her iki memesinin de alınacağı hususunda aydınlatıldığını ispatladığı anlaşılmakla davacı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.