Alacaklının, ticaret sicilinden resen terkin edilen ancak borçları ödenmeden tasfiye edilmemiş şirketin icra takibi için ihyası davası.
Özet: Bir alacaklı şirket, aleyhindeki icra takibi kesinleşen ancak borçları ödenmeden ticaret sicilinden resen terkin edilmiş olan bir şirketin tüzel kişiliğinin, alacaklarının tahsili ve tasfiye işlemlerinin usulüne uygun tamamlanabilmesi amacıyla ihyasını talep etmektedir; davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü ise resen terkin işleminin ilgili mevzuata uygun yapıldığını, ancak hukuki menfaati bulunanların mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğini kabul etmekle birlikte, mahkeme hükmü olmaksızın şirketin yeniden tescil yükümlülüğünün bulunmadığını savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
: Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ihyası istenilen -------- Şirketi'nden alacaklıdır. Bu nedenle ihyası istenilen şirket hakkında -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas sayılı dosyası ile takibe geçilmiş ve takip kesinleşmiştir. Ancak bu süreçte ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği görülmüştür. İhyası talep edilen şirket hakkında devam eden icra dosyası bulunduğundan ve şirketin tasfiyesi usulüne uygun olarak yapılmadığından icra işlemleri yönünden şirketin ihyasına gerek duyulmaktadır. Bu nedenle şirketin ihyası için huzurdaki davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. Bu hususta emsal Yüksek Mahkeme kararları da bu yöndedir. "Ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkündür.Ticaret sicilinden terkin edilmiş şirket hakkında takip işlemlerine başlanması ve yürütülmesi, tasfiye memuru ile ticaret sicile yöneltilecek dava sonucunda tüzel kişiliğin yeniden ihyası ile mümkündür. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup hakimin bu hususu resen de göz önünde bulundurması zorunludur. Tüm bu nedenlerle; müvekkili şirket, ------- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ------- Sicil numarasında kayıtlı bulunan -------- Şirketi'nden alacaklıdır. Şirketin borçları ödenmeden terkin edilemeyeceğinden gerekli işlemleri yapabilmeleri için şirketin tüzel kişiliğinin TTK’nın ilgili maddeleri uyarınca ihyasına karar verilmesini talep zarureti hasıl olduğundan bahisle ------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------- numarasında kayıtlı bulunan ------- Şirketi borçları ödenmeden sicilden terkin edilemeyeceğinden gerekli işlemleri yapabilmeleri için şirketin tüzel kişiliğinin TTK’nın ilgili maddeleri uyarınca ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı -------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili █████/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve ------- sayılı -------- yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğüne --------- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan -------- Şirketi'nin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; dava konusu şirketin, "6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi",“Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5’inci maddesi", 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi ve Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve Kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi kapsamında; "vergi kaydının terkin edildiği" ve "5174 Sayılı Kanun kapsamında olduğunun (m. 10)" hususlarının belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiği . 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7’nci Maddenin 15’nci fıkrası, “Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmünü haizdir. Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceği açıktır. Dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Müvekkili davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, 29.05.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin belirtilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, dava dilekçesinde anılan işlemler kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
--------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının --------Ş., borçlularının --------- Şti., -------- ve -------- olduğu, █████/2011 tarihli Alacak 25.412,00 TL için █████/2021 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği görülmüştür.
Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; dava konusu -------- Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesine göre 18.02.2015 tarihinde resen terkin edildiği ve son yetkililerinin -------- ve -------- oldukları görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Dava, ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7. maddesine göre resen terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30.12.2012 tarih -------- sayılı -------- yayımlanan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. Maddesinin 4.bendine göre resen terkin kapsamına alınarak, ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından, sicil kaydının 18.02.2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir. Dava konusu şirket hakkında TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işlemi yapılmış ise de, dava konusu şirketin borçlu olduğu ------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve işbu dosyada temsil edilmek üzere ihyasında zorunluluk bulunduğu, ayrıca aynı maddenin 15/son cümlesi "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünü düzenlediğinden, dava dışı şirketin usule uygun kaydı silindiğinden davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden (davada yapılan giderler, vekalet ücreti, yargılama harçları, HMK.m.323) sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin icra dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ticaret siciline tesciline, şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1------- Sicili Müdürlüğü'nün --------- numarasında sicile kayıtlı iken sicilden resen terkin edilen -------- Şirketi'nin -------- İcra Dairesi'nin -------- Esas sayılı dosyasına münhasıran, icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE,
2-Şirketin son yetkilisi ---------- tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru şirketin son yetkilisi olduğundan ücret takdirine yer olmadığına,
3-Kararın----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına,
4-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!