Kamulaştırma şerhinin terkinine ve ecrimisil ödenmesine ilişkin davada aktif husumet, temliknamenin geçerliliği ile kamulaştırma kararının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı yönündeki farklı mahkeme kararları ve temyiz değerlendirmesi.
Özet: Bu dava, tapu kaydındaki kamulaştırma şerhinin terkin edilmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir; ilk derece mahkemesi, kamulaştırma bedeli ödenmediği ve kararın 24 yıldır tescil edilmediği gerekçesiyle şerhin kaldırılmasına ve kısmen ecrimisil ödenmesine hükmetmişken, bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırarak, kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, bedelinin bankaya depo edildiğini, kamulaştırma kararının mülkiyetle ilgili olduğu için zamanaşımına uğramayacağını ve davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek, asıl ve birleştirilen davaların reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ve asıl davada asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... İmar ve İnşaat A.Ş. ile aralarında yapılan temliknameyi sunarak davaya konu taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın tapu kaydında yer alan davalı ... İletim A.Ş.'y ait kamulaştırma şerhinin terkinini talep etmiştir.2. Asıl davada asli müdahil talep dilekçesinde; davacı yanında şerhin kaldırılması yönünde talepte bulunduğunu, taşınmazda 3/4 pay sahibi olduğunu, şerh nedeni ile taşınmazın kullanılamadığını ileri sürerek geriye dönük 5 yıl için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.3. Birleştirilen davada davacı vekili; davaya konu taşınmazda 17.06.2022 tarihinden beridir malik olduğunu, tapu kaydındaki şerh nedeni ile davalı tarafından taşınmazın işgal edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dile getirmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın davalı lehine kamulaştırıldığına dair kesinleşmiş mahkeme kararı olduğunu, tescil işlemlerinin ise haciz şerhleri nedeni ile yapılmadığını, taşınmazın kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamulaştırma bedeli ödenmeyen taşınmazın kamulaştırıldığının kabul edilemeyeceği, kamulaştırma kararının aradan geçen 24 yıla rağmen tescil edilmediği, sınırlı ayni hak içeren mahkeme kararının on yıllık hak düşürücü süre içinde uygulanmaması sebebi ile zamanaşımına uğradığı, ayrıca trafo ve tesisin dava konusu yerden taşındığı, taşınmazın atıl vaziyette bulunduğu, şerhin kaldırılması gerektiği, davacı ve asli müdahilin ecrimisil taleplerinin yerinde olduğunu, ancak davacı ... tarafından temlik alınan pay itibarıyla hesaplanan ecrimisil talebinin ekonomik değer ifade etmediği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulüne, şerhin kaldırılmasına, asli müdahil yönünden 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile davalıdan alınarak asli müdahile verilmesine, birleştirilen davada davacı ... yönünden ecrimisil talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince 08.06.2023 tarihli ek kararı ile kararın miktar yönünden kesin olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince kesinlik yönünden verilen ek karar kaldırılıp esas yönünden yapılan incelemede; davacı ve asli müdahil arasında düzenlenen temliknamenin geçerliliğinin bulunmadığı, davacı ...'ın taşınmazda payının bulunmadığı, davada aktif husumet ehliyetinin olmadığı, dava konusu parsele ilişkin kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı, kamulaştırma bedelinin bankaya depo edildiği, kamulaştırma kararının ilân edildiği, taşınmazın aynıyla ilgili olması nedeniyle kamulaştırma kararının zamanaşımına uğramayacağı, dolayısıyla ilgili taşınmaz hissesinin hâlen davalının mülkiyetinde bulunduğu, davaya konu şerhlerin malikin rızası dışında kaldırılmasının mümkün olmadığı, davalı tarafın taşınmazın şagili olmayıp aksine maliki olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın miktar yönünden kesin olduğunu, kamulaştırma kararının zamanaşımına uğradığını, kamulaştırma bedelinin asli müdahile ödenmediğini, taşınmazın atıl durumda bırakıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.2. Asıl davada asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile bağlı inceleme yapılmadığını, zira davalının temliknamenin geçersiz olduğuna dair bir beyanının olmadığını, davacının taşınmazda pay ve malik olduğunu, durumun tapu kayıtlarında açık olduğunu, kamulaştırma bedelinin tarafına ödenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl davada uyuşmazlık, kamulaştırma şerhinin terkini ve ecrimisil; birleştirilen davada ecrimisil istemine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 310/3 hükmünde; "Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda, asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl davada asli müdahil vekili tarafından dosyaya sunulan 10.09.20 25... .09.2025 tarihli dilekçelerinde ecrimisile ilişkin taleplerinin tamamından kayıtsız şartsız vazgeçildiği belirtilmiştir.Hâl böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, 10.09.20 25... .09.2025 tarihli dilekçeler değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.