Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının, TCK 53. madde hak yoksunlukları ve denetimli serbestlik düzenlemelerindeki yeni mevzuat dikkate alınarak yapılan temyiz incelemesi sonucu onanması.
Özet: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı veren yerel mahkemenin hükmü, sanık hakkında kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak uygulanması gereken hak yoksunlukları hususunda 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin Anayasa Mahkemesi kararı yanlış yorumlanarak uygulanmaması hatası ve 7242 sayılı Kanun ile 53. maddenin üçüncü fıkrasında yapılan değişikliğin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği belirtilmekle birlikte, yargılama sürecinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, sanığın eylemi gerçekleştirdiğinin kesin delillerle saptandığı, suç vasfı ve yaptırımların doğru belirlendiği gerekçeleriyle temyiz incelemesi sonucunda oy birliğiyle onanmıştır.

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,17.09.2025 tarihinde karar verildi.