2012 yılı optik sözleşmesinden kaynaklanan cezai işlemin iptali talepli davada, Yargıtayın reçete muhteviyatı ve katılım payı konularındaki tekrarlanan bozma kararlarına rağmen eksik inceleme yapılması.
Özet: Bu hukuki belge, bir optik firmasının 2012 yılı optik sözleşmesine aykırılık iddiasıyla kamu kurumu tarafından uygulanan cezai işlemin iptali talebiyle açtığı davayı özetlemektedir. Davalı kurum, firmanın sözleşme maddelerini (yönlendirme, reçete muhteviyatının hak sahiplerine verilmemesi, katılım payı tahsil edilmemesi) ihlal ettiğini iddia ederken, firma işlemin haksız olduğunu savunmaktadır. Mahkeme, davacının lehine karar vermiş, ancak Yargıtay, özellikle reçete içeriklerinin teslimi ve katılım payı tahsilatı konularında yeterli araştırma yapılmadığı, belirli tanıkların dinlenmediği ve bilirkişi raporunun eksik olduğu gerekçeleriyle kararı iki kez bozmuştur. Davalı vekili, mahkemenin bu bozma gerekçelerine rağmen yeniden aynı yönde karar vermesini hatalı bularak temyiz etmiştir.
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
DAVA TARİHİ
: 05.07.2013
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili davalı Kurum ile aralarında 2012 yılı Optik Sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin fatura ettiği bir takım reçetelere ilişkin Kurum müfettişlerince hazırlanan rapor doğrultusunda davalı Kurum tarafından anılan sözleşmenin (5.3.9.), (5.3.1.), (6.1.10.), (6.1.15.) ve (6.1.19.) maddeleri doğrultusunda cezai işlem tahakkuk ettirildiğini, cezai işlemin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve sözleşmeye aykırılık taşıdığını ileri sürerek, haksız cezai işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; uygulanan cezai işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.10.2014 tarihli kararıyla; tanık beyanları dikkate alınmak suretiyle yönlendirme isnadı ile uygulanan cezai işlemin dayanaksız olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun 17.04.2013 tarihli yazısı ile belirtilen cezai şartın uygulanmasına ilişkin kararının iptaline karar verilmiş; karar, süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 08.06.2016 tarihli ilamla; sadece cezai işlemin dayanağı olan yönlendirme olgusu üzerinde durulduğu, cezai işleme konu reçete muhteviyatının hak sahiplerine verilmediği ve katılım payının tahsil edilmediği hususuna yönelik bir inceleme ve araştırma yapılmadığı, yönlendirme yasağına ilişkin olarak 07.03.2012 tarihli ve .. reçete numaralı hak sahibi ... ile 14.04.2012 tarihli ve .. reçete numaralı hak sahibi ...'nin dinlenilmediği, cezai işlemin dayanağı reçete muhteviyatının hak sahiplerine verilip verilmediği ile katılım payının tahsil edilip edilmediği hususlarında inceleme ve araştırma yapılmadığı ve yönlendirme yasağı yönünden belirtilen hak sahipleri dinlenilmediği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bozmaya uyan Mahkemenin 28.03.2019 tarihli ilamıyla; toplanan delilerden, dinlenen tanık anlatımlarından ve alınan bilirkişi raporundan; davalı Kurumun cezai işleme konu edilen eylemlerinin somut olayda gerçekleşmediği, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumun 17.04.2013 tarihli yazısı ile belirtilen cezai şartın uygulanmasına ilişkin kararının iptaline, muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 01.07.2020 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, Mahkemece beyanına başvurulan tanıklar ..., .. ve ..'nün reçete muhteviyatının hak sahiplerine verilmediği yönündeki eyleme ilişkin olmak üzere açık beyanlarına yer verilmediği, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda da bu eksiklik tespit edildiği üzere; bu eksiklik giderilmeksizin hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu, Mahkemece, adı geçen kişilerin yeniden beyanına başvurularak reçete edilen gözlüklerin eksiksiz teslim alınıp alınmadığı üzerinde durulması, bu kişilere ait reçete ile davalı Kuruma ibraz edilen bu reçetelere ilişkin faturalar da karşılaştırılmak suretiyle yeniden uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak reçete muhteviyatının hak sahiplerine verilmediği yönündeki eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında toplanan tüm deliller, dinlenen tanıklar ve alınan bilirkişi raporları uyarınca davanın kabulü ile davalı Kurumun 17.04.2013 tarihli ve cezai şart işleminin iptaline, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, yine Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere dava reçete muhteviyatının hak sahiplerine verilmediği, katılım payının tahsil edilmediği ve yönlendirmede bulunulduğu iddiasından yalnızca "Yönlendirme" hususunun bulunup bulunmadığı üzerinde durulduğunu, cezai şart işlemine konu olan diğer hususlar bakımından Mahkemece yine bozma öncesi kararda olduğu gibi herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2012 yılı Optik sözleşmesinden kaynaklı verilen cezai işlemin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı dışında kalan sair hususların incelenmesine imkan bulunmamasına, bozma ilamında belirtilen ilkeler doğrultusunda tanıkların gözlükleri davacıdan aldıklarını beyan ettmelerine, 15.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda da fatura ve tanık beyanları üzerinden yapılan inceleme sonucunda adı geçen 3 reçete sahibi ve diğer reçete sahiplerine ait reçetelerle ilgili davacı optik firması hakkında davalı Kurum tarafından uygulanan cezai şart ve cam veya çerçeve bedellerinin borç çıkarılması yönündeki işlemin mevzuata uygun olmadığının belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!