İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, tebligat eksikliği nedeniyle reddedilen ihtiyati haciz talebi hakkındaki banka istinafını sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendiriyor.
Özet: Bankanın temerrüde düşen borçlusu hakkında talep ettiği ihtiyati haciz, ilk derece mahkemesince kredi borcunu muaccel kılan kat ihtarnamesinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle reddedilmiş, davacı banka ise istinaf başvurusunda asıl borçlu için hesabın katının yeterli olduğunu, tebligatın bilinen en son adrese yapıldığını ve kredi sözleşmesindeki adres hükümlerinin tebligat geçerliliğini sağladığını savunmuştur.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: 2025/5 D.İş - 2025/6 Karar
DAVANIN KONUSU
: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih 2025/5 D.İş - 2025/6 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
: İhtiyati haciz isteyen vekili; müvekkili banka tarafından borçluya krediler ve kredi kartı tahsis edilip kullandırıldığını, borçlunun kredi kartı ve kredi geri ödemesinde temerrüde düşmesi üzerine kredi hesabı ve kredi kartının kat edildiğini ve ödeme ihtarnamesi gönderildiğini, bu ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, borçluya yapılan başvurulardan da netice alınamadığını, bu muaccel alacak için İİK. Madde 257'de belirtilen şartların gerçekleştiğini iddia ederek, müvekkili bankanın alacağının tahsilini teminen borçlunun taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın 258/1. maddesi uyarınca alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu, asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerektiği, ihtiyati hacze konu genel kredi sözleşmesine istinaden borçlulara 13.10.2024 tarihinde ihtarname gönderildiği, borcun ödemesinin talep edildiği, ancak tebligat yapılamadığı, ihtarnamede borçlunun adresinin ".... Mah.....Sokak..../.../......./..." olarak belirtildiği, ihtiyati hacze konu genel kredi sözleşmesinin 6.3 maddesindeki sözleşmede yazılı adresin kanuni adres olarak kabul edileceği, ikametgah değiştirilse bile yeni ikametgahın ticaret sicile tescil ettirip ayrıca bankaya noter aracılığıyla yazılı olarak bildirilmediği sürece kanuni ikametgah olarak belirtilen yere yapılan tebligatın geçerli olacağı yönündeki hükme uygun şekilde asıl borçluya yapılan tebligatların kredi sözleşmesinde belirtilen Pamukkale/Denizli adresine yapılmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: İhtiyati haciz talep eden banka vekili, ilk derece mahkemesinin asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerektiğine dair gerekçesi yerinde olmadığını, müvekkili bankanın alacağının muacceliyeti için hesabın kat edilmiş olmasının yeterli olduğunu, borçlunun kredi ve kredi kartı hesaplarının müvekkili banka tarafından kat edildiğini, mahkemenin bahsettiği, kat ihtarının tebliği şartının asıl borçlu için değil kefillere yönelik ihtiyati haciz başvurusu için geçerli olduğunu, somut olayda borçlunun kefilinin bulunmadığını, bu nedenle hesabının kat edilmiş olmasının yeterli olduğunu, muacceliyet için kat ihtarının borçluya tebliğ edilmiş olması gerekmemekle birlikte, Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılması gerektiğini, borçluya keşide edilen ihtarnamenin müvekkili bankaca bilinen en son adresi olan güncel mernis adresine tebliğe çıkarıldığını, bu nedenle tebligat adresinin yasaya uygun olduğunu, borçlunun bilerek ve isteyerek tebellüğden kaçındığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
: Talep, ihtiyati hacize ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Banka nezdindeki kayıtlı adresine çıkartılan kat ihtarnameleri iade edilmiş olsa da adres değişikliğinin bankaya bildirilmemesi halinde sözleşmede belirtilen adres ile ticaret sicil / mernis kayıtlarındaki adrese yapılan bildirimlerin geçerli sayılacağın sözleşmenin tüm tarafları tarafından kararlaştırtmış olması durumunda ihtarnamede belirtilen sürenin sonunda borcunun tamamın asıl borçlu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil yönünden muacceliyet kesbedeceğinin kabulü gerekir. Sözleşmede bu husus taraflarca kabul edilerek hüküm altına alınmış ise bu durumda, alacaklı banka tarafından hesabın kat edildiği ve tebliğ edilemese dahi sözleşmedeki adrese gönderilmesiyle kefilin borcunun muaccel hale geldiği göz önüne alınarak kefiller yönünden de temerrüt tarihi ve oranının ihtarnamesinin davalı kefillerin adreslerine ulaştığı tarih dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Açıklandığı gibi sözleşmede bir hüküm bulunuyorsa sözleşmedeki adrese ihtarname hesabın kat edilmesi, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterlidir, ayrıca ihtarın tebliği şartı da aranmaz. (Yargıtay 11. HD'nin 07.06.2023 tarih ve ███████ E. - █████████ K. )
Dosya kapsamında, ihtiyati haciz talep eden banka tarafından taraflar arasında imzalanan destek kredisi sözleşmesi, kredili ticari mevduat hesabı sözleşmesi ve kredi kartı üyelik sözleşmesine dayanılmıştır. Ancak sunulan belge ve eklerinde asıl borçlunun adresi "... Mah. .... Bulvarı No:... kat:... /.......i" olarak belirtilmiştir. Banka tarafından dayanılan sözleşmelerde açıkça belirtildiği üzere sözleşmedeki hususların yerine getirilmesi için yapılacak her türlü yazışma ve tebliğ için sözleşmede belirtilen adrese yapılacağı kararlaştırtmıştır. Bu çerçevede, ihtiyati haciz istenen asıl borçlu yönünden ihtarın öncelikle sözleşmede yer alan adrese tebliğe çıkartılması gereklidir. Bu noktada muacceliyet için tebliğin önemi yoktur, önemli olan öncelike asıl borçlunun sözleşmedeki adresine kat ihtarının tebliğe çıkarılmış olmasıdır. Kat ihtarının tebliğe çıkarıldığı adres kanuni tebligat adresi olsa da kanuni tebligat adresine yapılacak tebliğin geçerli olması için öncelikle sözleşmede belirtilen adrese kat ihtarının tebliğe çıkarılmasına rağmen bu adrese tebligat yapılamamış olması gerektiğinden doğrudan doğruya kanuni adrese kat ihtarının tebliğe çıkarılmış olması sözleşmelerdeki hüküm karşısında borcu muaccel hale getirmeyecektir. Anılan ilke ve esaslar çerçevesinde, öncelikle sözleşmede belirtilen adrese kat ihtarının tebliğe çıkartıldığı ihtiyati aciz talep eden tarafından ispat edilemediğinden, bu aşamada; talep tarihi itibariyle yasal şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati haciz isteyen yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 398,50 TL'nin ihtiyati haciz isteyenden alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere tarihinde oy birliğiyle karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!